Denktaş'la Klerides'i bekleyen tarihi sorumluluk

Tarihi bir fırsat mı?Olabilir.Buluşmanın bir d"nüm noktası olabilmesi "ncelikle iki koşula bağlı: (1) Bu buluşmanın bir defayla sınırlı kalmaması. Yani Denktaş'la Klerides'in daha sonra da g"rüşmek üzere bugün s"zleşmeleri... Bu çerçevede Türk Dışişleri'nden bir diplomatik kaynak, "Bu aşamada masadan kalkan kaybeder!" dedi. (2) Ve buluşmanın ciddi bir müzakere sürecine d"nüşebilmesi... Bir başka deyişle, iki tarafın da kalıcı bir anlaşma için iyi niyetli bir çaba içinde olduklarını g"steren paketlerin zamanla masada açılması...Hava iyimser mi?Her iki taraf da bu aşamada oyun bozan taraf olmak istemiyor. B"yle bir tutumun prim yapmayacağını, bugün için masada kalmak zorunda olduklarını g"rüyorlar.Hem Denktaş hem Klerides baskı altında. Bu baskının hayra alamet olduğu s"ylenebilir.Çünkü kalıcı ve hakça bir ç"zümden bütün taraflar kazançlı çıkacak.Ç"zümsüzlük ise herkesin zararına...Eğer Klerides, Güney Kıbrıs'ın Avrupa Birliği üyeliğini çantada keklik g"rdüğü için katı davranırsa... Eğer Denktaş, Türk tarafındaki 'Ret Cepheleri' nin oyununa gelip Türkiye'nin AB yolunu zorlaştırırsa...Bundan kimse karlı çıkmaz.Klerides, Kıbrıs Türklüğü'nün eşitliği ve güvenliğiyle ilgili kaygılarını teslim etmek zorunda. Denktaş da masada kalıp diplomasinin yaratıcı inceliklerinden hem yavru vatan, hem anavatan için yararlanmak zorunda....Anlaşma, al vere dayanır.Karşılıklı "dünlerden geçer.Kıbrıs da istisna olamaz.Onun için Denktaş'la Klerides'i tarihi bir sorumluluk bekliyor. Bu sorumluluğun ilk adımı, Kıbrıs'ı yeniden ciddi bir müzakere sürecine sokmaktır. 11 Eylül sonrası dünyasının ve fokur fokur kaynayan Ortadoğu'nun bir de Doğu Akdeniz'de yeni bir derde ihtiyacı olmaması gerekir.Kıbrıs'ta yumuşama ve diyalog, aynı zamanda Türkiye'nin birçok alanda manevra alanını genişletecek. Başta Avrupa Birliği'yle ilişkilerine olumlu katkı yapacak.Bu bakımdan Türkiye'nin Avrupa Ordusu konusunda hafta sonu ABD ve İngiltere'yle vardığı uzlaşma da yine olumlu bir gelişmedir. Top b"yle Ankara'dan Atina'nın sahasına gitti.Bir yandan bu konudaki uzlaşma, diğer yandan Kıbrıs'taki yeni bir müzakere süreci, Ecevit hükümetinin dış politikada elini güçlendirecek adımlardır.Bu durum, Türkiye'nin yalnız AB ile değil, ABD ile de ilişkilerini rahatlatır.Eğer Ecevit hükümeti bütün bu gelişmeleri bir bütünlük içinde g"rür ve "nümüzdeki aylarda başka bazı adımlar atabilirse, 2002 için iyimser "ng"rüler yapmak mümkün olabilir. Dış politika yüklü bir haftaya girdik. Yoğun diplomasi trafiğinin en "nemli durağı, Kıbrıs. Çünkü, Denktaş' la Klerides d"rt yıldan beri ilk kez yüz yüze g"rüşmek için bugün Lefkoşa'da buluşuyorlar. İyi işaretler... Kıbrıs'ta müzakere sürecinin açılması... Mini - demokratikleşme paketinin parlamentodan geçirilmesi... Ekonomide reformcu çizginin izlenmesi ve IMF ile yapılacak yeni anlaşmanın kararlılıkla uygulanması... 11 Eylül sonrasında rüzgarlar, "zellikle Washington' da Türkiye'nin lehine esiyor. Orta Asya'dan Kafkaslar'a, Ortadoğu'dan Irak'a kadar elindeki kartlar değer kazanıyor.Akıllıca kullanılırsa, Türkiye'nin "nü açılır. Bu açıdan Ecevit hükümeti, Avrupa ordusu ve Kıbrıs'la ilgili iyi işaretler veriyor.Dileriz arkası gelir. h.cemal@milliyet.com.tr Nedir bu adımlar?