Devlet, devletliğini göstersin!

İçi acıyor insanın.Ya Doğu'daki yoksulluk manzaraları!İnsanların çaresizliği...Bilgisizliği...Bütün bunlar sanki Doğu insanının hiç silinmeyecek alınyazısı...Ne zaman bir doğal afet yaşansa, bir deprem olsa, bir salgın hastalık baş gösterse, o çaresizlik, yoksulluk, bilgisizlik olanca çıplaklığıyla gözler önüne serilir.Bir süre acılar paylaşılır.Uzaktan da olsa...Sonra yine unutulur.Eski hamam eski tas, kendi kaderini yaşamaya devam eder Doğu insanı...Sahipsizlik mi?Kimsesizlik mi?Çaresizlik mi?Bilemiyorum.Ama kuş gribiyle birlikte acı ve hüzün yine Doğu'dan el sallıyor insanlığa...Koçyiğit Ailesi'nin dramı bir seferberliğin kapısını açmalı.Kuş gribi seferberliği!Devlet, devletliğini göstermeli!Tam zamanıdır.Hükümet, konuyu daha ciddiye almalı.Kriz yönetimi kurulmalı.Eşgüdüm önemsenmeli.Özellikle Tarım ve Sağlık bakanlıkları arasında aksadığı anlaşılan eşgüdüm -ya da eski deyişle koordinasyon- hiçbir kuşkuya meydan vermeyecek biçimde çalıştırılmalı.İnsanların kuş gribi konusunda daha çok aydınlatılmaya ihtiyaçları var. İtlaf edilecek kümes hayvanlarının para olarak karşılığının ödeneceği konusunda güvenceye ihtiyaçları var.Sağlık altyapısı takviye edilmeli.Ek ödenekler çıkarılmalı.Gereken destek Doğu'ya gönderilmeli.Uluslararası işbirliğinin yolları daha çok açılmalı.Başlangıçta kendini hissettiren ihmal zincirinin kırılması gerekiyor.Dünkü Milliyet'te vardı.Doğubayazıt'taki kuş gribiyle ilgili olarak Tarım Bakanlığı'na ilk ihbar 16 Aralık'ta geliyor. 18 Aralık'ta Koçyiğit Ailesi'nin çocukları Doğubayazıt Devlet Hastanesi'nin kapısından çevriliyor. 27 Aralık'ta Tarım Bakanlığı tarafından kuş gribi tespiti kesin olarak yapılıyor.Bakan talimatına rağmen şehir merkezinden kırk kilometre uzaklıktaki bir köye, devlet hastanesinden ambulans ancak yedi saatte gidebiliyor. Bütün bunlar hazırlıksızlık mı?İmkânsızlık mı?Eşgüdümsüzlük mü?İhmal zinciri mi?Hangisi, yoksa hepsi mi?..Bu sorulardan gerekli dersleri çıkarmak zorundayız. Bu sayede daha az acı çekilir, hastalığın salgın boyutuna ulaşması engellenebilir.Sistemli ve uzun vadeli bir mücadelenin altyapısını oluşturmalıyız.Panik elbette olmasın.Hükümet, paniğe yol açmaktan özenle sakınmalı. Ama paniğe set çekme kaygısı, hastalığın yayılmasına karşı gereken seferberliğin yapılmasını önlememeli.Evet, panik havası yaratmayalım.Ama alarm düğmesine basılsın.Devlet, devletliğini göstersin!İnsanların çaresiz, kimsesiz, sahipsiz olmadığını göstermenin zamanıdır. h.cemal@milliyet.com.tr Kuş gribinden üç çocuğunu yitiren Doğubayazıtlı Koçyiğit Ailesi'nin acısı insanın içine oturuyor. Üç çocuğunu birden kaybetmiş ananın haykırışındaki o hüzün... Babanın o kederli bakışları...