Hangi akla hizmet?

Yıllar böyle geçti.Ama hiçbiri elden gitmedi.Elden giden, arada bir demokrasi oldu. Zaten kısıtlı olan demokratik hak ve özgürlükler bir süre rafa kaldırıldı. Demokrasinin kolu kanadı kırıldıktan sonra tekrar yola çıktık.Kaç kez yaşandı bu.Çok zor bir ülkemiz var.İslamla modernleşmenin, İslamla demokrasinin bağdaşabileceğini, İslam dininin çağı yakalamaya engel olamayacağını Türkiye örneği ya da deneyimiyle kanıtlamış durumdayız.Öte yandan yetmiş iki milletten insanın yaşadığı bin bir renkli Anadoluda bir ulus devlet kurmanın sarsıntılarını bugün bile atlatabilmiş değiliz. Ama bu açıdan da demokrasi ve hukuk devletine ilişkin reformcu atılımlarla yolumuz açılıyor.Bütün bunlar kolay olmadı.Olmuyor da.Acılarla olgunlaştık!Yakın siyasal geçmişimize bakın. Darağaçları kuruldu. Hapishaneler dolup taştı. Bu ülkede kaç başbakan ancak hapislerden geçerek başbakanlık, cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu.Bu sancılar, hiç kuşkunuz olmasın, demokrasi için ödenen bedeldir. Dünyanın hiçbir ileri ülkesinde demokrasi bir bedel ödenmeden oturmadı.Tabii Türkiyede bütün bu bedeller ödenirken, kurumlar arasında, toplumun değişik kesimleri arasında güvensizlik duvarları yükseldi, güven bunalımları uç verdi. Sivil siyaset kurumuyla asker birbirine güvenemedi. Toplumun daha muhafazakar ve dindar kesimleriyle laiklik duyarlığı yüksek olanlar arasında güven bunalımı hiç eksik olmadı.Aynı şeyi bugün de yaşıyoruz.Ben imam hatipler nedeniyle Türkiyenin laikliğe ters akıntılara kapılacağı kanısında değilim.Ancak, bu alandaki eski modeli de, hükümetin yaptığı düzenlemeyi de onaylamıyorum. Mevcut YÖK düzenini de, hükümetin getirdiği yeni düzeni de benimsemiyorum. Genel eğitim sistemi içinde din eğitimi konusunun da yeniden ele alınması gerekir diyorum.Bu arada imam hatip modeli eleştirilirken özenli bir dil kullanılmasından yanayım. Hem imam hatiplileri incitmek, hem de dini duyarlıkları hiç saymak yanlış olur diye düşünüyorum.Türkiye bugün laikliğe aykırı bir yolda yürümüyor. Tam tersine, uygulanmakta olan ekonomik programla, ABye uyumu öngören demokratik hukuk devleti reformlarıyla Türkiyeyi daha aydınlık bir gelecek bekliyor.Çünkü bütün bu adımlar, bu ülkede aş ve iş sorununu çözecek, sivil toplumu güçlendirecek ve Türkiyeyi Avrupayla, dünyayla daha çok bütünleştirecek yolları açıyor. Böyle bir Türkiyede İslamcılar da, köktendinciler de yaşayacak ama etkileri çok sınırlı kalacak diye düşünüyorum.Haklı olarak sorabilirsiniz:Hiç mi kuşku duymayalım?Bir başka deyişle:Gizli gündem meselesi...Anlıyorum bu duygu ve düşünceleri. Haklı yanları var. Yoksa bu konu yeniden gündemin tepesine çıkmazdı. İmam hatiple bu yolu açan hükümet oldu. Değişti - değişmedi tartışması, takiye konusu bu yüzden güncelleşti.Bu bir gerçek.Başbakan Erdoğan eğer bu gerçeğe gereken önemi vermez ve bunun anlamı üzerinde yeteri kadar kafa yormazsa, hem kendisi hem Türkiye kaybeder.Görmüyor mu? O hayaletler yine sahne aldı. Dansa başladılar. Türkiyenin Avrupa Birliği yolunu kesmek için fırsat kollayanlar şıngır mıngır. Sahneye tef tutup şarkı çığırıyorlar.Görmüyor musunuz?Türkiyenin gündeminde bugün ekonomi var. ABden tarih var. Bunları bırakıp başka sulara açılmak hangi akla hizmettir?.. h.cemal@milliyet.com.tr Cumhuriyet elden gidiyor! Laiklik elden gidiyor! Memleket elden gidiyor!