Hükümetin son şansı, askerin Derviş'e bakışı...

Hükümetin son şansı, askerin Derviş'e bakışı...


Parlamento kulisi bazen siyasetin nabız atışlarını iyi verir. Şu sıralar hava fena halde bulanık TBMM'nin denizaltı benzeri loş koridorlarında. Mutlu değil milletvekilleri.
Biri şöyle yakınıyordu:
"Meclis kulisini sis bastı, önümü göremiyorum."
Ankara'da önünü şöyle ya da böyle görenler ise zaten fazla değil. Bunlardan birinin Kemal Derviş olduğu söylenebilir.
Kendinden emin bir havası var Derviş'in. Bugün açıklayacağı ekonomik programa güveniyor. Ama tabii bazı adımların zamanında, zemininde atılması koşuluyla...
Nitekim, Kemal Derviş'in dün Genelkurmay'a yapmış olduğu ziyaret bu çerçevedeydi.
Randevu talebi Derviş'ten geldi. Genelkurmay'da dün yapılan görüşme dörtlü oldu. Bir yanda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu'yla İkinci Başkan Orgeneral Büyükanıt, öbür yanda Devlet Bakanı Derviş'le Hazine Müsteşarı Öztrak.
Derviş, yeni ekonomik programla ilgili bilgi verdi. Genelkurmay tarafından önceki gün kamuoyuna açıklanan 19.5 milyar dolarlık tasarruf kararı konusunda teşekkür etti.
Görüşmede, savunma bütçesindeki cari harcamalara da değinilirken bir kısıntının mümkün olup olmadığı kısaca ele alındı. Derviş, Genelkurmay'a gelirken yanında devletin diğer kuruluşlarıyla ilgili tasarruf rakamlarını da getirdi. Faiz dışı bütçe fazlasının yüzde 5.5'un üzerinde, yani 6 katrilyon civarında tutulması gerektiğini, bu hedefin ancak savunmayla ilgili harcamalarda da tasarrufla tutturulacağını söyledi.
Genelkurmay'daki görüşmenin büyük bölümünde Derviş son krizin çıkış nedenleriyle yeni ekonomik programı anlattı.
Anlayış ve destek gördü.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu, yeni ekonomik programın başarısını istediklerini belirttiği öğrenildi.
Hep aynı soru:
Askerin Derviş'e bakışı nasıl?
Tek kelimeyle sıcak.
'Yeni bir yüz' olarak görülüyor siyaset sahnesinde. Ve hakkında olumlu beklentilerin dile getirildiği dikkati çekiyor.
Ya YDH'li geçmişi?..
Yani bir zamanlar Cem Boyner'in başını çektiği Yeni Demokrasi Hareketi (ki sonra partiye dönüştü ve sahneden kayboldu) ile yakınlığı...
Askerin Kemal Derviş'i baştan beri yakın markaja aldığı sır değil. Milliyetçiliği ya da Atatürk'e, Kemalizm'e bakışıyla ilgili bazı ilk duyum ve değerlendirmelerin de yapıldığı kulaklara çalınıyor.
Şu söylenebilir:
Asker, Derviş'i 'YDH'cilik'le özdeş kılmış değil.
Nitekim, bir zamanlar YDH'nin önde gelen yetkililerinden biriyle geçenlerde sohbet ederken, Derviş'le milliyetçilik ve Kemalizm konularında pek anlaşamadıklarını itiraf etmiş, kendisinin 'fazla milliyetçi' bulunduğunu söylemişti.

(Bu konuda Sedat Ergin'in 1 Nisan 2001 tarihli Hürriyet'te çıkan Kemal Derviş ve Kemalizm başlıklı yazısı ilginçtir. Derviş bir makalesinde, Huntington'ın 'Uygarlıklar çatışması' görüşünü eleştirirken, Kemalizm'i bir başarı öyküsü olarak savunmuştu.)
Başka ne denebilir?
Ecevit hükümeti arabayı iki kere duvara toslattı.
Türkiye bıçak sırtında!
Yeni ekonomik program koalisyon ortakları açısından son bir fırsat. Programa asılmaktan başka şansları yok. Yani olmak ya da olmamak gibi bir durum...
Dileriz, bu son şans heba edilmez.