İşsizliği durdursun AKP 10 yıl kalır

MHP liderinin hemşerileri, işsizlikten şikâyetçi; AKP'nin sağlık politikalarından memnun. "MHP oyunu artırır" diyorlar, ama yüzde 10 barajı, AKP'ye koz olabilir

Beşinci durak: OSMANİYE Öylesine büyüleyici ki yaşamak ne güzel dedirtiyor insana... Sabah vakti sisin arkasına saklanmış haliyle çok daha güzel Çukurova. Yeşilin bütün tonlarıyla patlayan bahar, Toroslar'ın karlı dorukları ve kartal yuvası gibi kale kalıntısı... Tümü ipince bir tül perdenin gerisinde dalgalanıyor. Ve Çin fıstığı!Osmaniyeli fıstık imalatçısı yakınıyor, son zamanlarda Çin'den gelmeye başlayan fıstıktan. "Osmaniye'nin göz damarı yerfıstığıdır" diye giriyor söze, "Piyasada ilk defa yıl başında göründü. Ucuz ama kalitesiz. İşlenmiş olarak ithal ediliyor. Bu yüzden fıstıkta çalışanlar azaldı."Fıstık bandı hızla kayıyor.Başörtülü kızların parmakları da aynı hızla fıstığın iyisini kötüsünden ayırıyor.Üçü Bitlis'ten, biri Urfa'dan.Başörtülü Kürt kızları."Oyumuzu Tayyip'e verdik" diyorlar."Doğulular son anda AK Parti'ye döndü" diye ekliyor yanımızdaki arkadaş. Banttan yeni çıkmış, sıcak sıcak fıstıkları atıştırırken demli çaylarımızı içiyoruz. 'Doğulular AKP'ye döndü' Önünde Milli Gazete.AKP'yi anlatıyor bu arada:"AK Parti'yi AK Parti yapan Tayyip'tir. Ona çok haksızlık yapıldı. Halbuki çok iyi hizmetleri vardı İstanbul'da. Mağdur edildi. Ona verdik oyumuzu. Bizim davamızın adamıydı. Yani bizim bağın koruğudur. Şimdiki görüntüsü biraz iyi değil. Kıbrıs'ta yanlış var. İncirlik tekrar Amerika'ya verildi. İran'a baskı... Apo'nun durumu ne olur? Ermeni konusunda taviz vereceğini sanmam. Bunlar puan kaybettiriyor."Şöyle bağlıyor sözlerini:"Ama seçim olsa... Yine Tayyip Bey kazanır. Bu kadar çoğunluk olmasa da kazanır. MHP barajı aşabilir mi? Bilemem."MHP, 1999 yılı genel seçimlerinde yüzde 41 oy almış. İkinci parti, Erbakan Hoca'nın Fazileti olmuş yüzde 13 oyla...MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Osmaniye'den. Geniş bir Türkmen ailesi olan Fettahoğulları'ndan geliyor. Bahçeli'nin memleketi 2002'de AKP rüzgârı esiyor Osmaniye'de de. Yüzde 30'la birinci parti olurken, MHP yüzde 41'den 29'a iniyor. Bahçeli'nin başbakan yardımcılığı dönemindeki bazı hizmetleri, özellikle Osmaniye'ye kazandırdığı modern devlet hastanesi MHP oylarının daha fazla düşmesini engelliyor.AKP 2004 yerel seçimlerinde de oylarını artırıyor. Yüzde 35'le belediyeyi alırken, il genel meclisinde oylarını yüzde 39.5'e yükseltiyor. Bundan sonra ne olur?Oyunu her iki seçimde de AKP'ye atmış olan bir fıstık imalatçısı:"Sağlık konusunda bu hükümet devrim yaptı beyim. Bağ-Kur, SSK, Emekli Sandığı, yeşil kart... Hepsini bir çatı altında topladı. Artık istediğimiz hastaneye gidiyoruz. Bunun yanı sıra istediğimiz eczaneden gidip ilacımızı alıyoruz. Evvelce perişan oluyorduk. Bunlar çok puan kazandırdı Tayyip'e..."Yaşlı bir seyyar satıcı:"Tayyip iyi adam. Bu hastane, yeşil kart işi çok iyi oldu."Yandan lafa karışıyor Bağ-Kur emeklisi:"Şu işsizliği de bir durdursun, on yıl gitmez Tayyip!""Peki ya MHP ne yapar Osmaniye'de?""Oyu artar MHP'nin.""Ama ya AKP kalkıp derse ki, MHP'ye atılacak oylar boşa gider, çünkü barajı geçemez yine... Böyle derse ne olur?"Bu soru düşündürüyor. Yüzde 10 barajı, öyle anlaşılıyor ki, bundan sonraki seçimlerde AKP'nin elinde bazı partilere karşı koz olarak kullanılabilecek. 'Sağlıkta devrim oldu' Cevdet Sunay Caddesi'nde dolaşıyoruz. Esnaf her yerde olduğu gibi aynı şeyden şikâyet ediyor:"Piyasa durgun, para dönmüyor."Gıda malzemesi satıyor.AKP'den hoşlanmıyor."Çok para dağıttılar. Doğulular son anda dönmeseydi, MHP'yi bitiremezlerdi Osmaniye'de. Tabela vergisi yüksek, su parası çok" diyerek AKP'li belediye başkanına veryansın ediyor.Anahtarcı, "Abi inan olsun, borca anahtar yaptıran var" diye yandan laf atıyor. El arabasında marul satıyor. Diyarbakır'ın Silvan ilçesinden önce Adana'ya göç etmiş 1989'da. "Adana'da rahat bırakmadılar, Osmaniye'ye geldim" diyor, "Yedi nüfusa marul satarak nasıl bakarım, söyle abim, nasıl bakarım? Ben AKP'ye vermedim. Hanım verdi, Müslüman partidir diye..." Esnafta şikâyet aynı Hava güzel, park dolu.Şehit Albay Karaoğlanoğlu Parkı. Masaya ben de bir sandalye atıp oturuyorum. Emekli öğretmen var, hızarcı, çiftçi var, nakliyeci var, polisten emekli var, emekli imam var.Emekli öğretmen:"Daha önce Devlet Bey'e vermiştik. Sonra Tayyip Bey'e. Aktif, cesaretli bir adam. Bence Tayyip'e yanlış kızıyorlar. Söylediklerini yapmak isteyen bir adam. Ama zaman lazım. Avrupa Birliği neden kötü olacakmış ki?"Orman Muhafaza'dan:"Girebilirsek, iyidir AB..."50 yaşında, Demiryolu'nda emekli:"Eskiden MHP'liydik. Tayyip'e verdik bir dönem. İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde iyi işler yapmıştı. Sonra, cezaevine düştü, mağdur edildi.""Avrupa, Amerika besliyor PKK'yı. Dost bildiklerimiz besliyor. Onlar ekmeği kesse, dağdakiler iner. AB genelde iyi, ama hepsi bir değil ki.""Başörtüsü hikâye. Önemli olan işsizlik. Önce karnı doyacak insanın. Üretim olmazsa ne olur?" "Bak bugün seçim olsun, yine alır Tayyip. Ekseriyet AK Parti'nin olur. Enflasyon düştü. Hortumları kesti. Sağlık meselesinde adım attı. Şimdi bütün eczanelerden ilaç alabiliyoruz. Yeşil kartla bütün hastanelere gidebiliyoruz. Bir de şu var: Alternatifi yok Tayyip'in..." AB konusunda kafalar karışık "Ahmet Ağa bak, dışarıda da hep öyle olmuş. Esnafıyla şusuyla busuyla hep birlik olmuşlar. Dişlerini sıkmışlar, sanayisini, işini öyle kurmuşlar. Dur bakalım daha iki yıl oldu Tayyip iş başına geleli..."Emekli imam:"Dananın kuyruğu esas 3 Ekim'de kopacak. Kıbrıs'ı verecek miyiz 3 Ekim'de? Yani AB ile müzakere başlarken... Hükümet verse, devlet kabul etmez. Devlet kabul etse, millet kabul etmez. Kıbrıs'ı vermeyiz.""Girmesek daha iyi AB'ye.""Hayır girelim. İşsizlik önlenir.""Girsek iyi olur. Ama almaz ki."Osmaniye'de, Şehit Karaoğlanoğlu Parkı'nda tartışma uzayıp gidiyor geçen perşembe sabahı.Tayyip rüzgârı yine esiyor.Vozurdama süreci de işliyor.İktidar yıpranması yani..."Piyasada tık yok, para dönmüyor!" yakınmaları Osmaniye'de de kulaklara sık çalınıyor.Ama aynı zamanda alternatifsizlik konusu gündemdeki yerini koruyor tartışmalarda...Ama ilginç olan şu:Nereye gitsem, her yerde canlı, çok boyutlu, her telden çalan serbest bir tartışma ortamı da dikkatimi çekiyor. Girsek mi girmesek mi? Yarınki durak KAHRAMANMARAŞ h.cemal@milliyet.com.tr