Kafalar karışık!

Ama seçim de kazanıyor!Böylece kafalar karışıyor.Şimdi yalnız bizde değil, her yerde birbirine zıt görüşler çarpışıyor. Soruluyor Avrupa ve Amerikan basınında:Bush yönetimi, Arap dünyasında demokrasi sevdasından çark mı ediyor? Radikal İslamcılar'ın seçim başarıları, Washington'un gözünü mü korkuttu?İngiliz Financial Times gazetesi başyazısına, "Amerika, demokrasiden geri adım mı atıyor?" başlığını koyarak şunları yazdı:"ABD korkuya kapılmış gözüküyor. Çünkü seçimlerden kendi dünya görüşüne düşman İslamcıların kazançlı çıktığını görmeye başladı. Filistin'de Hamas'ın zaferi, Irak'ta İslamcı hâkimiyeti, Mısır'da Müslüman Kardeşler'in çarpıcı başarıları, Hizbullah'ın Lübnan'da hükümete girişi... Bu gelişmeler karşısında Amerika, daha önce izlediği 'demokrasiden Arapları istisna tutma' politikasına sessiz sedasız geri mi dönüyor?"Financial Times, bunu belirttikten sonra Amerika'nın demokrasiyi feda etmesinin hata olacağını söylüyordu:"Aşırılığı, terör ve şiddeti yaratan demokrasi değil, Arap dünyasındaki despot rejimler ile, İsrail-Filistin anlaşmazlığı gibi yılan hikâyesine dönmüş sorunların kitlelerde körüklediği adaletsizlik duygusudur."Şimdi diyebilirsiniz ki:İkinci posta Ebu Gıreyb işkence fotoğrafları ortalığa saçılmışken, bir Amerikalı çavuş, "Iraklı generali konuşturmak için 16 yaşındaki oğluna işkence yapıldı" derken, Başkan Bush, demokrasi istese ne olacak, istemese ne olacak?Kim ciddiye alacak?Arap kamuoyunda inandırıcılığı yerlerde sürünen bir Amerikan yönetiminin demokrasi gibi, hukuk gibi isteklerinin ciddiye alınması zaten uzak ihtimaldir. Alman Der Spiegel dergisi son sayısında Ebu Gıreyb işkencelerini işlerken, kapağına şu sözleri koymuş:"Amerika'nın büyük ayıbı: Özgürlük adına işkence!" Irak'ta Amerikan işgaliyle yaşanan acılar, ister istemez Arap dünyasında demokrasiyi de vurdu. Başkan Bush şimdi hangi yüzle demokrasi diyecek? Dese, nasıl ciddiye alınacak?Nitekim alınmıyor da.Arap dünyasında bu durumu fırsat bilen otoriter, dinci ve dikta-sever rejimler, Başkan Bush'un kulağına demokrasi sevdasından vazgeçmesini, zira Ortadoğu'da seçim sandığından yalnız İslamcı radikallerin çıktığını, çıkacağını fısıldıyorlar.Anlaşılan, Başkan Bush da bu seslere kulak vermeye başlamış durumda. Özellikle Hamas'ın seçim zaferinden sonra İsrail'le birlikte benimsediği tutum veya kafa karışıklığı artık Ortadoğu'da demokrasiden çark edebileceğinin işaretlerini veriyor.Oysa, Hamas'ın seçimlere katılmasına yeşil ışık yakmıştı İsrail'le birlikte. Şimdi "Ben bu seçimi tanımıyorum!" havasına girdiler. Hamas'ı ablukaya alıp yeni bir seçim için zorlama yapacakları anlaşılıyor.Tehlikeli bir oyun bu.Bir yandan Hamas'ı kitlelerin gözünde daha beter güçlendirebilecek, öte yandan bölgeyi daha çok istikrarsızlık ve şiddete itebilecek bir oyun...Daha farklı bir oyun lazım.Hamas'ı, oyunu kuralına göre oynamaya mecbur kılacak bir oyun kurmak gerekiyor. Elbette Hamas'ı silahtan, terörden vazgeçirmeye çalışmak, ama aynı zamanda onu dışlamamak... İsrail'in varlığını tanımasını istemek, ama aynı zamanda oyunun içine çekmek...Bu görüş de savunuluyor.Hem Amerikan, hem Avrupa basınında Hamas'ın muhatap alınması, itilmemesi de isteniyor.Amerikan eski dışişleri bakanlarından Kissinger'in, New York Times'ın yazarlarından Thomas L. Friedman'ın son yazılarının havası genel olarak böyleydi, (I. Herald Tribune, 16.2.06, s. 9)Eski Amerikan başkanlarından Jimmy Carter, birkaç gün önce verdiği demeçte, Hamas'ı cezalandırmanın Filistin halkını cezalandırmak olacağını, böyle bir politikanın ters tepeceğini söylerken Başbakan Erdoğan gibi düşünüyordu.Bir gerçek açık:Arap dünyasında demokrasi zor! Ama hem sandığı meydanlara koy, hem de sonucu beğenmeyince demokrasiden sıyırmaya kalk. İşte bu olmuyor. h.cemal@milliyet.com.tr Şiddet ve terörü politika aracı olarak benimseyen, intihar terörizmiyle masum insanların canına kıyan, İsrail'i denize döküp yerine İslamcı bir Filistin devletini amaçlayan siyasal bir örgüt Hamas...

DİĞER YENİ YAZILAR