Koalisyon...

Koalisyon...


       Soruşturma dosyaları teker teker kapatılıyor? Siyasetçi, siyaset kurumu puan mı kazanıyor? Hayır kaybediyor. Geçelim bu konuyu... Havası zehirlendi ama koalisyon devam edecek. Dileriz, Türkiye'nin gerçek gündeminden sapmadan devam eder.

Koalisyon hükümeti devam edecek ama...

       Yüce Divan'lık oldukları öne sürülerek TBMM'de açılan soruşturma dosyaları şimdi teker teker kapatılıyor. Siyasetçi, siyaset kurumu bundan dolayı kazanıyor mu, kaybediyor mu?
       Dün niye açtın?
       Bugün niçin kapatıyorsun?
       Ne kadar inandırıcı?
       Alalım Türkbank dosyasını. Bu konuda Mesut Yılmaz'ın başbakan olarak tutumunu Yüce Divan'lık bularak soruşturma önergesini vermiş olan Tansu Çiller'in DYP'siydi.
       Peki, sonra ne değişti?
       Dosya aynı dosya.
       Ama perşembe gecesi TBMM'de genel kurula girmeyerek Yılmaz'ı Yüce Divan'dan kurtaran yine Çiller'in DYP'si oldu.
       Şimdi sıra Yılmaz'da.
       Yarın öbür gün Çiller'le ilgili örtülü ödenek dosyasına sıra geldiğinde bu kez Yılmaz'ın ANAP'ı genel kurula girmeyerek Çiller'i kurtaracak. Oysa bir zamanlar bu dosyayı açan, ateşli biçimde savunan Yılmaz'dı, ANAP milletvekilleriydi.
       Evet, yine aynı soru:
       Dün niye açtın? Bugün niye kapatıyorsun? Siyasetçi, siyaset kurumu temiz politika açısından kendi kalesine gol attı. Halkın gözünde zaten pek ahım şahım olmayan saygınlık ve inandırıcılığından kaybetti. Ama kimileri biraz daha kaybetti.
       Örneğin Mesut Yılmaz...
       Siyasette yeni ya da temiz bir sayfa açmanın yolu bu değildi.
       Geçelim.
       Bundan sonra ne yapmalı?
       TBMM'nin millet adına kullandığı denetim yetkisi demokrasilerde kutsaldır. Demokratik rejimin iyi işlemesiyle bu denetim yetkisinin doğru dürüst kullanılması birbiriyle ilintilidir.
       Bu bizde soysuzlaştırıldı!
       Meclis soruşturmalarının siyasi şantaj aracı olmaktan kurtarılması gerekir. Demokratik rejimin sağlığı bakımından buna ihtiyaç var.
       Bir kere bunun için partilerin Meclis grupları liderlerin oyuncağı ya da çiftliği olmaktan çıkarılmalıdır. Tabii bunun öncelikli yolu ise partilerdeki 'lider sultaları'nın yok edilmesidir.
       Bu hem zihniyet değişimini gerektiriyor. Yani kafaların demokrasi kültüründen nasiplenmesini... Hem de yasa değişimini... En başta da Siyasi Partiler Yasası'nın değiştirilmesini...
       Bugünkü soruşturma modelinin değiştirilmesi için ilk aşamada yargının devreye sokulmasında yarar var. Yani parlamentonun Yüce Divan konusunda siyasi yetkisini kullanmadan önce yargıçların hukuk açısından konuyla ilgili görüşlerini belli etmeleri...
       Böyle bir modelin kurulması için gerekli Anayasa değişikliği biliniyor. Yani 83. ve 100. maddeler.
       Koalisyon liderleri bu konuyu gündeme getirdiler. Keşke yeni bir model kurabilseler! Ancak bunun için kendi Meclis gruplarını nasıl ikna edebilecekleri bir soru işareti olarak duruyor.
       Demokratik rejimi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak için olmazsa olmaz bir görev daha var:
     Yolsuzluk ve rüşvetle mücadele...
       Nasıl olacak?
       Enflasyonu yenerek... Gelir dağılımını düzelterek... Fırsat eşitliğini sağlayarak...
       Başka?
       Yargı bağımsızlığı... Adalete ve polise güven... Demokratik hukuk devleti...
       Başka?
       Kamu bankalarının özelleştirilmesi... Bankacılık düzeninin tıkır tıkır işler hale gelmesi... İhale düzeninin gerçekten şeffaflaştırılması...
       Başka?
       Kara para aklama yollarının tıkanması... Herkesin vergi düzenine dahil edilmesi... Vergi dışı ekonominin, yeraltı ekonomisinin en aza indirilmesi...
       Aslında bütün bunlar yıllardır hükümetlerin programlarında, koalisyon protokollerinde olan şeyler. Bugünkü hükümet için de durum farklı değil.
       Farklı olan şu:
       Ecevit hükümeti özellikle ekonomik alanda doğru yolda yürüyor. Ciddi adımlar da atabiliyor.

Gündem yüklü...

       Peki, hükümet bundan sonrasını getirebilecek mi? Soru ve sorun burada kıvrılıyor. Çünkü önce cumhurbaşkanlığı, sonra Yüce Divan tartışmaları koalisyon içi havayı zehirledi.
       Özellikle MHP - ANAP arasında...
       Örneğin, önceki gece Yılmaz'la ilgili SEKA oylamasında 107 MHP milletvekilinin oyu olumsuz çıktı. Bunun gibi Türkbank oylamasında da MHP milletvekillerinin çoğunluğu olumsuz tavır aldı. MHP'li bakanlar Tunca Toskay, Enis Öksüz ve yine MHP'li Milli Savunma Bakanı Çakmakoğlu Yüce Divan için oy kullandılar.
       Koalisyonda balayı bitti!
       Ama devam edecek hükümet... Dileriz, Türkiye'nin gerçek gündeminden sapmadan devam eder. Zira gündemde ülkemizin geleceği için çok hayati konular var.


Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr