Koray Aydın istifa iki yazısı!

Oysa duyarlı bir konu.İstifayı gerektiren bir konu.Temiz politikayı, siyaset etiğini gündeme getirdiği için "nem taşıyor. Türk siyasetindeki soruşturmanın selameti bakımından istifa kavramıyla doğrudan ilgili olduğu için de üstünde durulması gereken bir konu...Tekrarlamakta yarar var. Koray Aydın, MHP'li bir siyaset adamı. Politikaya atılmadan "nce inşaat ve müteahhitlik işi yapıyor. Siyasete girdikten sonra da devam ediyor.İlginç olan, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı koltuğuna oturduktan sonra da işini bırakmıyor.Hatta, devlete ait çok büyük inşaat ihaleleri dağıtan bir bakanlığın koltuğuna oturduktan sonra da, babası ve kayınbiraderiyle birlikte inşaat malzemeleri ticareti yapan yeni bir şirket daha kuruyor.šstelik bu yeni şirketi, kendi bakanlığının açtığı deprem konutları ihalesinin arifesinde kuruyor.Ne var bunda diyebilir misiniz?Kendisini ş"yle savunmuş: "Devletle iş yapmadım ki." Olabilir.Ama şu da olabilir:Sizin bakanlığınızdan, siz bakanlık koltuğunda otururken deprem evleri ihalesi almış olanlar, inşaat malzemelerini sizin şirketlerinizden satın alabilirler. Bu durumda, devletle siz iş yapmasanız da, devletle iş yapanlar size de kazandırmış olur. Nitekim bu konuda ciddi iddialar var. İnşaat piyasasında iyi iş yapıp iyi paralar kazandığınıza dair haberler dolaşıyor.Bunlar yazıldı.Yazılınca da, Koray Aydın'ın itirafı dünkü gazetemizin sürmanşetine oturdu: "Deprem b"lgesinde d"rt beş müşterim var." Milliyet'in Ankara temsilcisi Fikret Bila'ya yaptığı açıklamada şunları s"ylemiş:"Deprem b"lgesinde 120 kadar müteahhit iş yapıyor. Bunlardan en fazla d"rt - beş tanesi bizim müşterimiz. Mal alanların sayısı bunu geçmez. 120 rakamı içinde de "nemli bir rakam değildir. O kişilerle çok eski müşteri ilişkimiz var."Bakın, siyaset etiğinin hakikaten geçerli olduğu bir rejimde b"yle bir itiraf bir bakanı anında koltuğundan eder. Kendi etmiyorsa, Başbakan'ı ya da lideri derhal o bakanın istifasını ister. Etmiyorsa azleder.Başka türlüsü düşünülemez.Nitekim, yaptığı işin günlük deyişle yamuk olduğunu Sayın Bakan'ın kendisi de farkında.Diyor ki: "Yasa çıkarsa, işlerimi kayyuma devretmeye hazırım." Kimse bu konuda yasaya aykırılıktan s"z etmiyor ki. Türk siyasetinde b"ylesi işler ne yazık ki yasalara uygun. Ancak Koray Aydın'ın durumu yalnız yasalara değil, kitabına da uygun!Oysa Avrupa'da, Amerika'da siyaset b"yle yapılmıyor. Siyasete girenlerin uydukları yazılı ve yazısız kurallar var. Kamu işi yapanların g"rev alanlarıyla kendi kişisel çıkarları arasında çatışma ihtimali yasalarla "nlenmiş. Bakanlık koltuğuna oturanların işlerini o süre içinde kayyuma devretmeleri "ng"rülmüş.Şimdi bizde yasa yok diye, ihale patronu bir bakanlığın koltuğunda oturan bir siyaset adamının o ihalelerden para kazanmasına seyirci mi kalınacak?Kayıtsız mı kalınacak?Kalınırsa eğer, temiz politika ne olacak? Siyaset etiği ne olacak?'Vurgun operasyonu' dolayısıyla soruşturmanın selameti bakımından istifa kurumu ne olacak? Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın, "yle anlaşılıyor ki, istifayı hala aklından geçirmiyor. Yazık! MHP lideri Devlet Bahçeli de suskunluğunu koruyor hala. Türkeş'in MHP'sinden... (1) 1940'ların sonunda Nihat Erim, Bayındırlık Bakanı olur. Çıkardığı ilk talimatta şu yazılıdır:"Hiçbir akrabam bu bakanlıkla iş yapamaz." (2) 1970'lerin sonunda Altan ™ymen, milletvekili seçilir, Turizm ve Tanıtma Bakanı olur. Sahibi ve y"neticisi olduğu ANKA Ajansı'nı devretmek için derhal düğmeye basar. Devir işlemleri, bakanlık koltuğuna oturmasından birkaç gün sonrasına sarkınca, Meclis'te ilk soru "nergesi biliyor musunuz hangi partiden gelir: Türkeş'in MHP'sinden... Yoksa siyaset sahnemizde artık b"ylesi duyarlıklara yer kalmadı mı Sayın Devlet Bahçeli? h.cemal@milliyet.com.tr Bizde de siyasetin bir zamanlar b"yle yürümediğini g"steren iki "rnekle yazımı noktalamak istiyorum: