Kosova'da barış!

Kosova'da barış!


Hasan CEMAL

Kosova'da barış Kafdağı'nın arkasında mı? Sırp güçleri Kosova'dan çekilmedikçe, göçmenler güvenlik içinde evlerine dönmedikçe, barışı güvence altına alacak çokuluslu bir güç Kosova'da konuşlanmadıkça, NATO değil Miloşeviç kazanmış olur.

Kosova'da savaş ve barış üzerine...

Telefondaki ses tanıdık. "Ben Mehdi Ülkü. Geçen yaz Prizren'de tanışmıştık, hatırladınız mı?" diyor, "Temmuz ayı sonunda Doğru Yol Türk Derneği'ne gelmiştiniz. Prizren'de, Kosova'da Sırplardan çektiklerimizi, dertlerimizi anlatmıştık size..."
Hatırlıyorum.
Mehdi Ülkü, o gün bizi Prizren'deki bazı evlerde saklanan göçmenlerle görüştürmüştü.
Orahovaç'tandı göçmenler.
Sırpların yakıp yıktıkları, etnik temizliğin, bugünkü ana baba günlerinin ilk işaretlerini verdikleri Arnavut kenti. Sonra da yol göstermiş, o hayalet kente en az riskle nasıl gideceğimizi anlatmıştı.
Mehdi Ülkü, Prizren'den İstanbul'a kalkan en son otobüs seferinde şans eseri yer bularak memleketinden kaçmak zorunda kalmış.
Anlatıyor:
"Günlerimiz tedirginlik ve korku içinde geçiyordu. Etraf köyler sürekli bombalanıyordu. İnsanlar öldürülüyor, evler yakılıyordu. Köylüler, kadın, çoluk çocuk Prizren'e akıyordu."
Sonunda kaçmaya karar veriyor:
"Terminalde, İstanbul'da kalkacak otobüsün son sefer olduğunu, onda da yer kalmadığını söylediler. Kaderimize çaresiz boyun eğdik. Sonra haber geldi, yer açıldı diye. Bir arkadaşımız, evini barkını bırakıp gitmeyi göze alamamış..."
Bir saat sonra kalkacakmış otobüs:
"Hanımla birlikte bir bavul içine birer kat yedek çamaşır koyabildik. Arkamızda en yakınlarımızdan 31 kişiyi, üç katlı evimizi, iki dükkanımızı, bir arabamızı bırakıp yola koyulduk. Hanım yol boyu ağladı. İçim acıdı, yüreğim yandı. Savaş bitince, Prizren'e, evimize döneceğiz. Şimdi Manisa'da bir dost evinde, o günleri bekliyoruz."
O günler gelecek mi?..
Sorun, bu noktada düğümleniyor.

NATO'nun hedefleri...

Bugün Kosova nüfusunun yarıdan fazlası evinden barkından zorla koparılmış durumda. 1 milyonun üzerinde Arnavut göçmen, çadırda, dağda, bayırda yaşıyor.
Bu insanlar kış gelmeden evlerine dönebilecekler mi? Güvenlik içinde yaşamaya başlayacaklar mı?
Barışın yolu bu iki sorunun cevabından geçiyor. Miloşeviç'in yenilgisi, NATO'nun zaferi ancak bu yolla sağlanacak. Tersi, NATO'nun yenilgisidir.
Hedefler baştan beri biliniyor:
Göçmenlerin güvenlik içinde evlerine dönmeleri... Sırp güçlerinin Kosova'dan çekilmesi... Barışı güvenceye alacak bir uluslararası kara gücünün Kosova'da konuşlanması... Kosova'ya özerklik tanınması... Herkesin birlikte yaşayabileceği demokratik bir rejimin kurulması...
Bazı ülkelerin iki hedefi daha var:
Miloşeviç'in devrilmesi... Ve NATO askeri zaferinin kara gücü kullanmaksızın gerçekleşmesi...
NATO henüz savaşı kaybetmiş değil. Ancak öngörülen hedeflere de varabilmiş değil. Çünkü Kosova'da etnik temizlik sürüyor. Köyler yakılıyor. İnsanlar memleketlerinden kaçmaya devam ediyor. Katliam, ırza tecavüz haberleri çoğalıyor.
Miloşeviç ise koltuğunda oturuyor. Sırp askeri gücü tam siper olmuş varlığını koruyor. NATO saflarından çatlaklar gözle görülüyor hale geliyor. Bazı NATO ülkelerinde savaşa karşı kamuoyu oluşmaya başlıyor.
NATO nerede yanlış yaptı?
Daha işin başında kara kuvveti kullanmayacağını ilan etmiş olması, ilk büyük yanlışıydı. İkinci olarak, hava saldırılarını fazlasıyla yumuşak başlattı. Yeterince sert vurmadı. Zaman kaybetti.
Üçüncü yanlışına gelince:
Sıfır maliyetle savaş yapmaya kalkışmasıydı. Savaşı bir video oyunu gibi görmesiydi.
Ama NATO yetkililerini dinlediğiniz vakit, biraz daha sabır temenni ediyorlar. Miloşeviç'in her geçen gün eridiğini, altyapısının çöktüğünü söylüyorlar.
Ama bitiş noktası ne zaman?
Bu sorunun yanıtı yok.

Kimin zaferi?

Kara kuvveti kullanmaksızın Miloşeviç'i bitirmenin çok güç olduğu noktasında genel bir mutabakat var. Fakat bu yola gitmek hiç de kolay değil.
Örneğin ABD Başkanı Clinton bu bakımdan gönülsüz. Almanya, NATO'da böyle bir kararı veto edeceğini açıklamış durumda. Dokuz partiden oluşan ve eski komünistlerin köşe başlarını tuttukları bir koalisyon hükümetiyle yönetilen İtalya'da da hava olumsuz. Yunanistan zaten Belgrad'la, Sırplarla dayanışma içinde...
Bütün bu nedenlerle NATO'nun hava harekatı devam ederken, diplomasi de devreye sokulmuş durumda. Zaman zaman iyimser sinyaller gelen Moskova görüşmeleri, Amerikan ve Rus tarafları arasında sürüyor.
Her şey bir yana...
Barış nedir, ne olmalıdır?
Sırp güçlerinin Kosova'dan çekilmesi, bütün göçmenlerin güvenlik içinde evlerine bir an önce dönmeleri ve barışı güvence altına alacak bir uluslararası gücün Kosova'da konuşlanmasıdır.
Bunun tersi, savaştır. NATO'nun yenilgisidir. Miloşeviç'le birlikte dünyadaki diğer Miloşeviç'lerin, Saddam'ların ise zaferidir.



Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr