Leeds'te kritik gün!

Leeds'te kritik gün!


Hasan CEMAL


       Toplumsal heyecanın dalga dalga yükseleceği ve Leeds United'ın Elland Road Stadı'nda düğümleneceği kritik bir gün... Ve herkesin yüreği ağzında seyredeceği bir futbol maçı... Aman dikkat! Bugün akşama doğru stadın içinde ve çevresinde heyecanın doruğuna tırmanacağı saatlerde o hasta ruhlu provokatörler harekete geçebilir. Yüreğimiz Galatasaray için atıyor. Fatih Hoca'nın tuttuğunu koparan takımına inanıyoruz. Adını Avrupa finaline yazdıracak kadar güçlü ve profesyonel oyunculardan kurulu çünkü...

Leeds'te kritik gün! Yürekler ağızda bir maç...

       Hava pırıl pırıl. Salı günkü yağmur çiseleyen kurşuni hava gitmiş, güneş açmış durumda. Her karşılaştığınız İngiliz'e, en güler yüzlü haliyle, "Ne kadar enfes bir gün, değil mi" dedirtecek kadar güzel bir hava...
       Elland Road Stadı'nın önünde Leeds'in efsanevi golcüsü Billy Bremner'ın heykeli var. Çevresi, çiçek bahçesine dönmüş. O korkunç Taksim cinayetinde ölen Chris ve Kevin için herkes bir buket, bir sap çiçek bırakmış. Renkleri sarı - lacivert olan Leeds United formalarının üstüne birkaç satırla duygu ve düşünceler dile getirilmiş.
       Çoğu dokunaklı.
       İnsanın içini acıtıyor.
       İşte biri:
       "Futbolun ölüm kalım meselesi olduğuna inanırdım. Taraftarların onun için ölebilecekleri bir oyun olduğunu düşünürdüm. Ne zamanki Chris'le Kevin İstanbul'da öldü, işte o zaman yanıldığımı anladım."
       Bu satırları dileriz, bizim Ali Sami Yen Stadı'na "Cehenneme hoş geldiniz!" pankartını asanlar da bir zahmet okur!
       Çiçekler arasında notları karıştırırken yanıma bir İngiliz geliyor. Bankada memurmuş. İş arasında burayı ziyarete gelmiş. İstanbul'da İngilizce dersi vererek yaşayan bir arkadaşı varmış...
       Leeds'te sokaktaki adamın nasıl bir ruh hali içinde olduğunu sorunca şunları söylüyor:
       "Bir cinayetin üzüntü ve tepki yaratması son derece doğal. Ancak kızgın, öfkeli olanlar küçük bir azınlık... Aklı başında çoğunluk tabii ki, bu cinayetten dolayı bütün Türkleri, Türkiye'yi sorumlu tutmuyor. Yürekler Galatasaray'a karşı Leeds United için atacak. Ama herkesin ortak dileği maçın kazasız belasız bitmesidir. Emin olabilirsiniz bundan."
       İki gündür dikkat ediyorum.
       İstanbul'daki cinayetle ilgili hep aynı fotoğraf zihinlere çakılmış durumda. Cinayet deyince televizyon ekranlarından insanın kanını donduran hep o görüntü akla geliyor.
       Banka memuru İngiliz de dedi ki:
       "O sahne gerçekten korkunçtu. Yerde kanlar içinde yatmakta olan kardeşini suni teneffüsle hayata çağırmaya çalışan insanın kafasına odunla vurabilen o cani..."
       O yaratığı kimse unutamıyor.
       İstanbul'da Savcı'nın katiller için ancak 7 yıl hapis cezası istemesini de haklı olarak eleştiri konusu yapıyor. Elland Road Stadı'nın önünde tanıştığım İngiliz...
       Bir de Fenerbahçe kaşkolu!
       Çiçeklerin arasında o da var. Üstünde sarı kanaryalar yazılı. Bir kenarına iliştirilmiş notta şunlar yazılı:
       "Sizinle birlikteyiz! Ama şunu bilin ki, Türkiye kötü bir ülke değil. İstanbul'dan Özhan..."
       Bugün kritik bir gün!
       Toplumsal heyecanın dalga dalga yükseleceği ve Leeds Ünited'ın Elland Road Stadı'nda düğümleneceği kritik bir gün... Ve herkesin yüreği ağzında seyredeceği bir futbol maçı...
       Aman dikkat!
       Bugün akşama doğru stadın içinde ve çevresinde heyecanın doruğuna tırmanacağı saatlerde hasta ruhlu provokatörler harekete geçebilir. İngilizler de bunun farkında hiç kuşkusuz.
       Diken üstündeler.
       Olay çıksın istemiyorlar. Yoksa Taksim cinayetiyle birlikte bütün bir faturanın İngiltere'ye kesileceğini biliyorlar.
       Bir şeyin daha farkındalar:
       Talip oldukları 2006 Dünya Futbol Şampiyonası da güme gidebilir. Bunun için daha şimdiden 1 milyar dolarlık bir yatırım yapmış durumda İngiltere. Karar, temmuz ayında.
       En büyük rakip ise Almanya...
       Şimdi kuliste deniyor ki:
       "Sadece 1860 kişiden oluşan Galatasaray taraftarlarını dahi korumaktan aciz İngiliz polisi, 31 ülkeden gelecek yüz binlerce taraftarın güvenliğini nasıl sağlayacak?.."
       Belki bu soru aynı zamanda Elland Road'da bugün olaysız bir maçın oynanmasına kapıyı açıyor.
       Dileriz öyle olur.
       Her ne kadar Galatasaray son derece haksız bir kararla, kendi taraftarından mahrum bir sahada maça mahkum ediliyorsa da, futbola şiddet ve dehşet karıştırmak isteyen holiganlara inşallah geçit verilmez.
       Yüreğimiz Galatasaray için atıyor.
       Fatih Hoca'nın bugüne kadar tuttuğunu koparan takımına inanıyoruz. Adını Avrupa finaline yazdıracak kadar güçlü ve profesyonel oyunculardan kurulu çünkü...
       Dehşetin kabusuyla değil, futbolun güzel heyecanıyla geçecek bir gün diliyorum Leeds'ten.



Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr