Saddam kalırsa, Saddam giderse?

Saddam kalırsa, Saddam giderse?


Saddam Hüseyin kalırsa ne olur? Giderse ne olur? Daha istikrarlı, daha güvenli bir dünya için Saddam’ın kalması mı evladır, yani münasiptir?
Yoksa gitmesi mi?
Saddam’sız bir dünyanın daha iyi bir dünya olacağı kanısındayım. Saddam’ın gitmesinin hem Irak hem Ortadoğu için hayırlı olacağını öteden beri düşünüyorum.
Fakat ‘ama’sı var.
Savaş tercihi güç. Çünkü savaş demek kan ve gözyaşı demek, trajedi demek.
Pasifist değilim.
Bazen barış için, demokrasi için savaşılması gereğine inanırım.
Slobodan Miloşeviç’i Savaş Suçları Mahkemesi’ne götüren, Yugoslavya’ya demokrasiyi getiren, Kosova’da Arnavutları ‘Miloşeviç zulmü’nden kurtaran savaşı destekledim. Çünkü her şeyden önce Bosna’da, Kosova’da insanlığın nasıl ayaklar altına alındığını kendi gözlerimle gördüm ve yazdım.
Saddam da Miloşeviç’ten farksız.
Sahneden defolup gitmesinin dünya için hayırlı olacağına inanıyorum.
Ama savaş tercihi kolay değil.
Çünkü savaş kutusu açılınca, sahnede hangi şeytanların, hortlakların cirit atmaya başlayacağını kestirmek güç.
Ama eğer bu saatten sonra Saddam Hüseyin koltuğunda oturmaya devam ederse, barış ve istikrar açısından daha kötü bir döneme girilmesi ihtimalinin ağır basacağını da görüyorum.
Çünkü Saddam’ın bu saatten sonra ayakta kalması, hiç kuşkum yok, Bin Ladin’leri, Talibancıları güçlendirecek. İstikrarsızlık ve güvensizlik ortamı, Ortaoğu’dan başlayarak dalga dalga bütün dünyaya yayılacak. Çünkü terör ve şiddetten medet umanların eli güçlenecek. Radikal İslam’ı yeniden yükselişe geçirecek bir iklim uç verebilecek.
Haklı Fukuyama şöyle derken:
"Radikal İslamcılar çağdaşlığı yadsıdılar. Çağdaşlığın özü olan ve dinle siyasal yaşamın birbirinden ayrılması anlamına gelen laikliği tanımadılar. Terörizm yalnızca yoksulluğun ve refah adaletsizliğinin ürünü değildir. Eğer öyle olsaydı her türlü terörizm, Afrika’dan gelirdi." (NPQ, Cilt 4, sayı 2, s.35)
Tekrarlamakta yarar var:
Saddam’ın ayakta kalması, çağdaşlığı reddedenlerin güçlenmesiyle eşanlamlıdır. Türkiye’nin de benimsediği çağdaş yaşam tarzını, demokratik laik cumhuriyet rejimini reddedenlerin işine gelir Saddam’ın ayakta kalması...
Farklı düşünenler de var.
Kimine göre savaş öylesine bilinmeyenleri harekete geçirebilir ki, işte asıl o zaman çağdaşlığın başına korkulan ne varsa gelebilir. Köktendinci radikalizm, İslam dünyasında şahlanabilir. Bin Ladinci terör alıp başını gidebilir. Ve petrol fiyatlarının fırlamasıyla Türkiye’nin parçası olduğu dünya derin bir ekonomik krize yuvarlanabilir.
Hangisi?
Bence Saddam’ın gitmesi ve Irak’ta düzen değişikliği isteyen güçlerin iş başına gelmesidir hayır olan...
Ama nasıl?
Evet, savaş da Pandora’nın Kutusu’nu açabilir.
Kimi de kendinden emin, diyor ki:
"1991’deki Körfez Savaşı’nda ‘akıllı bombalar’ın oranı yüzde 30’du. Afganistan’da yüzde 80’e çıktı. Şimdi yüzde 100’ü akıllı bomba. Savaş çok çabuk biter. Saddam’ı devirmek iş değil."
Olabilir.
Ama ya sonrası?.. Ne dersiniz?











DİĞER YENİ YAZILAR