Seçim sonrasında koalisyon kıvranışı

Bir zamanlar Demirel ile Ecevit'in, bu AP ve CHP ile iş yürümüyor, Türkiye'nin Kıbrıs gibi, ekonomide yapısal değişim gibi, Kürt sorunu gibi temel sorunlarını bu partilerle çözemiyoruz, birlikte yeni bir parti kurarak yola öyle devam edelim dediklerini tahayyül edebiliyor musunuz? Ben edemiyorum. İşte İsrail'de bu oldu

Bu bakımdan İsrail de farklı değil. Partisi Kadima'yla birlikte bugün yapılacak seçimleri kazanması ve başbakanlık koltuğuna oturması beklenen Ehud Olmert'in ailesiyle uğraşılıyor.Olmert 60 yaşında.Bir zamanlar iyi para kazanmış, hali vakti yerinde bir avukat. Çekirdekten politikacı. Siyaset sosyetesinde adı, iyi şaraptan anlayan, kaliteli puroyu seven biri olarak geçiyor.Olmert, daha düne kadar sağcı Likud'da siyaset yapmış, şahin görüşleriyle bilinen bir siyaset adamı. Buna karşılık karısı, Olmert'le aynı kampta sayılmaz; güvercin ve solcu bir ressam.Kızlarından biri deklare lezbiyen ve Filistin haklarını izleyen bir sivil toplum kuruluşunun üyesi... İki oğluna gelince, ikisi de yurtdışında yaşıyor. Biri New York'ta. Paris'te yaşayan öteki oğlu ise askere gitmeyi reddetmiş, yani vicdani retçi... Çok partili siyasetin bazı cilveleri var ki ülkeden ülkeye değişmiyor. Her yerde benzer ayak oyunları. Özellikle seçim dönemlerinde belden aşağı vurmak sık rastlanan kampanya taktikleri arasında yer alıyor. Kıyamet buralardan koparılıyor. Kadima'nın en büyük rakibi sağcı Likud'dan arada bir Olmert'in karısıyla kızına yaylım ateşi açılıyor. Ama karalama kampanyasında asıl hedef, Olmert'in yurtdışında yaşayan oğulları. Bu konuyu, özellikle Olmert'in siyaset sahnesindeki can düşmanı olan Likud lideri Netanyahu diline dolamış durumda.Tabii Olmert de durmuyor.Netanyahu'nun yalnız vatandaşlığını değil, İbranice olan adını bile değiştirip uzun yıllar Amerika'da yaşamış olmasını örnek göstererek karşı kampanya yürütüyor.Politika, her yerde politika!Ama aynı zamanda politika, mümkün olanı yapabilme sanatı. Artık mümkün olamayanı, zamanını doldurmuş olanı zamanında bir yana bırakmak da, iyi politika yapmakla eşanlam taşıyor.Bu açıdan, Ariel Şaron ve bugün Şaron misyonunu üstlenmiş olan Ehud Olmert iyi örnekler. Şaron ile Olmert Likud'dan, sağdan geliyorlar.Soldan ise Şimon Peres.İşçi Partisi'nden geliyor. Hedef özel hayat Bu iki lider (aslan payı Şaron'a ait olmak üzere) İsrail politikasında deprem yarattılar. Sağ ile solu yeniden tarif ederek, uçları törpüleyerek İsrail siyasetinde bir zamanlar hayal bile edilemeyecek olan bir merkez oluşturdular. Ve o merkezde, Türkçesi ileri olan, bugünkü milletvekili seçimlerini kazanması beklenen Kadima isimli yeni bir parti kurdular, dört beş ay önce...Bu ne demek biliyor musunuz?Örneğin bir zamanlar Demirel ile Ecevit'in, bu AP ve CHP ile iş yürümüyor, Türkiye'nin Kıbrıs gibi, ekonomide yapısal değişim gibi, Kürt sorunu gibi temel sorunlarını bu partilerle çözemiyoruz, haydi bir araya gelelim, birlikte yeni bir parti kurarak yola öyle devam edelim dediklerini, eski deyişle, tahayyül edebiliyor musunuz?Ben edemiyorum.İşte İsrail'de bu oldu.Şaron ile Peres, biri yetmişinden sonra, diğeri sekseninde böylesine radikal bir dönüş yapabildiler. İkisi de kendi partileriyle artık ülkelerini barışa götüremeyeceklerine inanıp bugün iktidara yükselen yeni bir parti kurdular. Bu yaştan sonra böyle bir çarpıcı değişim ve siyasal cesaret çok ilginç değil mi?.. Turgut Özal'ın kafasında Çankaya Köşkü'nden inip, yeni bir parti kurup yola devam etmek vardı. Ömrü yetseydi, Şaron-Peres ikilisinin yaptığına benzer radikal bir projeyi Türkiye için gerçekleştirebilir miydi?..Bilemiyorum. 'Merkez' oluştu Bu konuyu önceki gün İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın eski iki numarası, Büyükelçi Dr. Alon Liel'le konuşuyorduk. Erdoğanizm diye bir kitabı olan emekli diplomat, İsrail'dekine benzer çarpıcı dönüşümle ilgili olarak Tayyip Erdoğan'ı örnek gösterdi.Erdoğan'ın daha elli yaşında radikal bir adım attığını söyledi. Milli Görüş gömleğini çıkarıp, Refah'tan koparak yeni bir partiyle demokrasi, ekonomide yapısal değişim, Kıbrıs ve Kürt sorunu alanlarında reformcu atılımlar yaparak Türkiye'yi AB yoluna sokmuş olmasına işaret etti.Aynı konuyu, emekli bir istihbaratçı asker olan, Amerikan Yahudi Komitesi'nin İsrail'deki direktörlüğünü yapan Eran Lerman'la geçen gün konuştuk. Şaron ile Peres'in İsrail siyasetinde sona erdirdikleri "iki fantezi"yi şöyle özetledi:"İsrail siyasetinde 1967 Savaşı'yla birlikte iki fantezi sahneye çıkmıştı. Bunlardan biri sağa, öteki sola aitti. Solun, İşçi Partisi'nin fantezisi Arafat'la barış yapılabileceğine dönüktü. İkinci fantezi, denizden Ürdün Nehri'ne kadar Büyük İsrail fantezisi idi. Bu da sağın, daha çok Likud'un fantezisiydi. Bunlar gerçeklerden kopuktu. Solda Şimon Peres, ama özellikle sağda, Likud lideri Şaron, bu iki fantezinin gerçekleşemeyeceğini gördüler.Ama partilerine anlatamadılar. Erdoğanizm yazarı Şaron'a karşı kendi partisinde, Likud'da isyan çıktı, Gazze'den tek taraflı çekilmeye karar verdiği zaman. Parti reddetti bu uygulamayı. İşçi Partisi de farklı değildi; o da öbür uçtaydı. Bunun üzerine Şaron-Peres ikilisi, kendi partileriyle bu işin yürümeyeceğini anladılar. Kadima'yı, bugün iktidara yürüyen yeni merkez partisini geçen yılın sonunda böyle kurdular. Ama bunu ancak Şaron gibi son derece güçlü bir lider yapabilirdi, başkası değil."Şaron yok artık.Komada, hastanede yatıyor.Siyaseten öldü. Güçlü lider Şaron'un siyasal danışman olarak en yakınında bulunanlardan biri Lior Çorev'di. Şaron'un "Çiftlik çetesi'ndendi. Kadima'nın kuruluşunda önemli rol oynadı. Halen Olmert'in siyasal danışmanlığını yapıyor.Lior Çorev'le geçen gün sohbet ederken İsrail siyasetinde yaşanan depremi şöyle anlattı:"İsrail'de Gazze'den, Batı Şeria'dan çekilmekten, yerleşim merkezlerini boşaltmaktan söz etmek tabu sayılırdı. Olanaksızdı. Likud'la böyle bir şey hayaldi. Likud'la seçimi kazanabilirdiniz ama tek taraflı çekilme falan olmazdı. Bu nedenle Likud tarihi misyonunu tamamlamış bir parti haline geldi. Bu yüzden sağı da, solu da yeniden tarif edecek yeni bir merkez partisi kurmak gerekiyordu. Yeni, pragmatik, yeni milliyetçi bir parti... Tek taraflı olarak yoluna devam edebilecek bir parti. Barış yolunda Arafat'la yürünemediği gibi, Ebu Mazen'le de yürünmüyor. Gücü yok çünkü. Hamas'la, İslami Cihat'la, Filistin'deki terörle mücadele edemedi. Filistinli güvenlik güçlerini tek çatı altında birleştiremedi. Silahları toplayamadı. Hiçbiri olmadı. Tek taraflı politika, tek taraflı çekilme siyaseti bu nedenle çıktı sahneye..."Kadima işte böyle bir parti.Netanyahu'nun Likud'una gelince...Kadima'yı Hamas'a tek taraflı toprak vaat etmek ile suçluyor. Kanlı da olsa mevcut statükonun devamından yana Likud, yani aşırı sağda...Buna karşılık Amir Peretz'in İşçi Partisi ise öbür uçta. Yani İsrail siyasetindeki nitelemeyle aşırı solda... Tek taraflı değil, müzakere yoluyla sonuca gidilmesini amaçlıyor.Peki, oylar kime gidecek?Başarının ölçüsü ne olacak?Kadima'nın seçimleri kazanacağı, Ehud Olmert'in başbakan olacağı konusunda herhangi bir kuşku yok. Ama iş burada bitmiyor. Sandalye sayıları, kurulacak koalisyonun yapısı önemli.Olmert'in kâbusu, Netanyahu'ya mahkûm kalmak. Bu yüzden daha çok İşçi Partisi ve solcu Meretz ile bir merkez sol koalisyonu kurmak istediği söylenebilir. Şaron'un danışmanı İsrail parlamentosu Knesset 120 sandalyeden oluşuyor. Bu nedenle, Kadima-İşçi Partisi-Meretz toplamının 60 sınırında olması gerekiyor. Ama kimi gözlemciler bunun 55'e kadar da düşebileceğini, o zaman Olmert'in Şas partisinin (ultra-ortodoks) kemikleşmiş 10 milletvekilini koalisyona katacağını belirtiyorlar.Dünkü son seçim araştırmalarında Kadima 34-36 milletvekili, İşçi Partisi 18-21, Meretz 5- 6 milletvekili gözüküyordu. Seçimler böyle sonuçlanırsa, 60 kritik eşiğini yakalamış olacak Olmert...Şaron'un sağlığında bir ara Kadima, seçim araştırmalarında 45'e kadar çıkmış. Şimdi düşüyor. Olmert'le 40'ı yakalarsa büyük başarı olacak. Bu yüzden seçime katılma oranının yüksek olması için dua ediyor Kadima kurmayları... 30 ve altı, Olmert için başarısızlık sayılacak.İşçi Partisi'ne gelince... 22 sandalyenin altına düşmesi koalisyonda etkisiz hale gelmesine yol açabilecek. 20'nin altı ise parti lideri Amir Peretz'in sonunu getirebilir.Netanyahu'nun koltuğu sallantıda. Partisi 20 milletvekilinin altına düşerse, istifa etmek zorunda kalabilecek. Durumu parlak değil. Likud dünkü seçim araştırmalarında 14 ile 15 arasında seyrediyordu. Evet, bugün İsrail'de seçim var!Yalnız İsrail ve Filistin için değil, bütün Ortadoğu'nun barış ve istikrarı açısından da önem taşıyan bu seçim bizi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye'de terörden dolayı 40 bine yakın insanımız öldü. Yaşadığımız bu trajedinin altında, hiç aklınızdan çıkarmayın, bu topraklardaki savaş, çatışma ve istikrarsızlığın payı büyük. Bizim trajedimiz h.cemal@milliyet.com.tr İsrail'den seçim yazılarının dördüncüsü yarın.