Teknolojik ırkçılık!

Teknolojik ırkçılık!


Hasan CEMAL

Kosova Savaşı'nda 2000 tane Sırp hedefinden 1999'u ABD tarafından, sadece 1 tanesi Avrupalılar tarafından belirlenmiş... ABD'nin teknolojiye dayalı çarpıcı askeri üstünlüğü için Brzezinksy, teknolojik ırkçılık diyor.

Teknolojik ırkçılık... Ve Balkanlar'da barış...

Teknolojik devrim ve savaş... Bu konu, Kosova Savaşı'yla birlikte yeniden güncelleşti. Değişik çevrelerde tartışılıyor. Bu açıdan tabii Amerikan askeri gücünün sergilemiş olduğu çarpıcı üstünlük gündemde.
Bunun için bir de deyim var:
Teknolojik ırkçılık...
Bu deyim, ABD başkanlarından Carter'ın ulusal güvenlik danışmanlığını yapmış olan stratejist Dr. Zbigniew Brzezinksy'ye ait. ABD'nin süper teknolojiye dayanan askeri üstünlüğünü tarif ediyor.
Bu üstünlük özellikle Avrupa'yı fazlasıyla rahatsız etmiş durumda...
Nasıl rahatsız etmesin ki?
Kosova Savaşı sırasında 2000 tane Sırp hedefi saptanmış. NATO savaş uçaklarının vurduğu bu hedeflerden tam 1999'u Amerikan istihbarat uyduları ve kaynakları tarafından tespit edilmiş. Buna karşılık sadece 1 tanesi Avrupalılar tarafından belirlenmiş, (New York Times'ın dünkü yorum sayfasında Thomas Friedman'ın yazısı).
Savaş uçakları iki ay boyunca 33 bin hava saldırısı yaptı. Bu kadar yoğun bir kampanya sırasında NATO tek bir savaş uçağı dışında herhangi bir kayıp vermedi. Hatta kimsenin burnu kanamadı denebilir.
Yine büyük çoğunluğu kent alanlarındaki hedeflere yönelik 12 bin 500 doğrudan hava saldırısı düzenlendi. Böylesine yoğun bombardımanda dahi sivil halktan ölen Sırpların sayısı son derece sınırlı kaldı, (Wall Street Journal gazetesinin 11 Haziran tarihli yorum sayfasından).

Miloşeviç'ten kurtulmak

Avrupa bu durumdan rahatsız!
Amerikan askeri hegemonyasından kurtulmak, daha bağımsız olmak istiyor. Amerika karşısında bir denge kurmak niyetinde. Bu amaçla geçenlerde ortak bir askeri güç oluşturmak için bazı adımlar da attı.
Ama şimdilik bu adımlar sembolik sayılıyor. Çünkü, bütçeleri küçülen Avrupa Birliği ülkelerinin bugün için savunmaya ve askeri araştırmaya yeterli para ayıramayacağı biliniyor.
Bu bakımdan Avrupa ABD'nin çok gerisinde. Çoğu Avrupa ülkesinde savunma giderlerinin sürekli tırpanlandığı ve askeri harcamaların kısılması yolunda eğilimlerin ağır bastığı göz önünde tutulursa, Amerika karşısında askeri açıdan kısa sürede denge kurması kolay değil.
Kosova Savaşı dolayısıyla Amerika karşısında eziklik duyan bir başka ülke de, bir zamanların süper gücü Rusya. Nitekim Rusya'nın Kosova'nın başkenti Priştine'deki havaalanı çalımı böyle bir ezikliğin ürünü sayılabilir. O yüzden Moskova, 200 kişilik sembolik birliğiyle havaalanını kontrol altına alarak oyunda ben de varım demiş oldu.
Rusya oyunda hiç kuşkusuz var.
Balkanlar'da Rusya'yı dışlamak imkansız. Balkanlar'da barış, Sırbistan'sız olamayacağı gibi, Rusya'sız da olamaz.
Balkanlar'da oyunun Rusya'sız oynanamayacağı gerçeğini, Amerika da biliyor, Avrupa da. O yüzden baştan beri Moskova oyunun içinde tutuluyor.
Bugün de durum farklı değil.
Ancak Moskova'dan istenen, oyunu kuralına göre oynamak.
İki kural söz konusu:
Birincisi, Kosova'daki emir - komuta zincirine tabi olmak... Yani, diğer ülkelerin birlikleri gibi NATO şemsiyesini kabullenmek.
İkincisi, Miloşeviç'i bırakmak...
Çünkü, insanlığa karşı suç işlemiş Slobodan Miloşeviç'le onun dikta yönetimi, Belgrad'da kaldığı sürece Balkanlar'a barış gelmez. Balkanlar'da gerçek bir barış ve huzur düzeninin yolu, Belgrad'da demokrasi ve hukuk devleti kurulmasından geçiyor.
Evet öyle.
Balkanlar'da Rusya'sız ve Sırbistan'sız barış olmaz.
Ama Miloşeviç'le de olmaz!

Bir büyük fırsat...

Kosova'da önümüzdeki bir ay içinde 57 bin NATO askeri konuşlanmış olacak. Böylece bütün Balkanlar'daki NATO askerinin sayısı, 30'ini Bosna'da, 7 bini Arnavutluk'da, 2 bini Makedonya'da, bini Hırvatistan'da olmak üzere 97 bine çıkacak.
Büyük bir olay bu!
Balkanlar'da yüzyılların içinden gelen düşmanlıkları, kin ve nefreti bir daha hiç geri gelmeyecek şekilde tarihe gömmek istiyorsak, bir büyük fırsat aynı zamanda. Belirli aralıklarla hortlayan ve insanlığın başına bela olan o korkunç hayaletleri yok etmek için bu fırsattan yararlanmalıyız.
Bu açıdan bencillik olmaz!
Balkanlar'da barış ve demokrasiye giden ince uzun yolda elbirliğine ihtiyaç var, soğuk savaş yıllarını çağrıştıran çatışma ortamına değil.



Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR