Türkiye'nin geri d"nüşü olmayan Avrupa yolu!

Düğüm şu sorunun altında: 2002 yılı sonuna kadar Avrupa Birliği'nden üyelik müzakereleri konusunda bir tarih alınacak mı? Henüz belli değil.Top bizde.Ve zaman sıkıştırıyor.Malum, Ecevit hükümetinin yapması gereken bazı ev "devleri var. Bunların en geç sonbahara kadar yetiştirilmesi lazım.Başbakan Yardımcısı Yılmaz' la Dışişleri Bakanı Cem hafta başında iki gün AB yetkilileriyle birlikte oldular. Yılmaz Brüksel'deki Avrupa Konvansiyonu çalışmalarındaydı. Cem Lüksemburg'ta yapılan AB - Türkiye Ortaklık Konseyi toplantısına katıldı.G"rüşmelerden çıkan izlenimler genellikle "lçülü. Herkes ihtiyatlı konuşuyor. Kimi daha iyimser, kimi o kadar değil.Ama ortak bir g"rüş geçerli:Ankara'da bir takım adımlar atılmadan, istenen hedef vurulamaz. Avrupa Birliği yetkililerinin mesajları şu üç s"zcükle "zetlenebilir: Herşey size bağlı! Reform sürecinin iyi ama yeterli olmadığı belirtiliyor. Uygulamadan yakınılıyor. ™rneğin düşünce "zgürlüğünün kısıtlayan bazı yasalardaki yeni düzenlemelerin iyi, ama bazı uygulamaların k"tü olduğuna, yani değişmediğine işaret ediliyor.Ev "devleri deyince, fazla ayrıntıya girilmeden adres g"steriliyor: Kopenhag kriterleri! Bir başka deyişle: Anadilde radyo televizyon.Anadilde "ğrenim.İdamın kaldırılması. Yapabilecek mi Ecevit hükümeti?Zaten bunca yıldır uygulanmayan idam cezasını bir an "nce kaldırmak değil mi doğru olan?İnternet çağında Kürtçe radyo televizyon yayınını serbest bırakmak değil mi aklın yolu?Kürtçe kitabın, derginin, gazetenin, kasetin legal olduğu bir ülkede, Kürtçe "ğretmeye y"nelik engelleri kaldırmak değil mi isabetli olan tavır?Ya "zgürlükler k"tüye kullanılırsa?Bu anlaşılır bir kaygı.Ancak, Dışişleri Bakanı Cem'in haklı olarak dediği gibi: "Doğru olan, devlet olarak gereken tedbirlerin alınması ve "zgürlüklerin k"tüye kullanılmasının "nüne geçilmesidir. Yoksa "zgürlüklerin kısıtlanması değil." Ankara, Avrupa yolunda 'Kopenhag kriterleri'ni engel olmaktan çıkarmak zorunda. Eğer AB'ye üyelik açısından içtenlikleyse bunu yapabilir. Ve dünyanın sonu gelmez. AB'de de havanın artık değiştiği s"ylenebilir. Bir zamanlar Türkiye'yle tam üyelik müzakelerini telafuz etmek dahi tabuydu. Kimse bunu ağzına almazdı. Ancak geçen yıl sonundaki Laeken Zirvesi'nden itibaren bu tabunun yıkılmaya başladı. Psikolojik engel aşıldı. Bu yüzden, Ankara eğer Kopenhag kriterleriyle ilgili bazı adımları atabilirse, Türkiye Avrupa yolunda geri d"nüşü olmayan raya oturabilir.Tabii Kıbrıs da unutulmasın!Türkiye'nin Avrupa yolunda Kıbrıs, hukuken olmasa da siyaseten aşılması gereken bir başka engel olarak duruyor.Durum şimdilik ş"yle "zetlenebilir: Avrupa Birliği karşısında Türkiye'nin eli 11 Eylül'le, Afganistan'la, son İsrail - Filistin çatışması ile güçlenmiş durumda. Ama sadece bununla yetinmek ve Kopenhag kriterleri konusunda ipe un sermek, AB ile ilişkilerde istenen sonucu bu yıl sonuna kadar getirmeyebilir. Türkiye'nin AB ile ilişkileri bugün ve yarın Floransa' daki bir toplantıda masaya yatırılacak. Avrupa šniversitesi Enstitüsü Schuman Merkezi'nin düzenlediği toplantıya Başbakan Yardımcısı Yılmaz' la Devlet Bakanı Derviş katılıyor.Yazılar iki gün Floransa'dan... h.cemal@milliyet.com.tr Türkiye'nin Avrupa yolu geri d"nülmez hale gelecek mi? Yoksa 1970'lerdekine benzer bir fırsat daha kaçırılacak mı? Bu açıdan 2002 yılı kritik "zelliğini koruyor.