Uzaktan kumandalı bomba!

Gerçekten PKK mı?PKK'dan ayrılanlar mı?El Kaide mi?Bilemiyoruz. Ama kesin olarak bilinen bir nokta var. Bu terör eylemini koyanlar, istikrar sözcüğünden nefret ediyorlar. İstikrar deyince tüyleri diken diken oluyor. Bir şeye daha düşman bu odaklar:Avrupa Birliği!Türkiye'nin Avrupa yolunda yürümesini istemiyorlar. Çünkü bu yolun istikrar ve refah kapısını Türkiye'ye daha çok açacağını biliyorlar. Türkiye'nin AB yolunda reformlara devam etmesi ve demokratik hukuk devleti çıtasını yükseltmesi halinde, farkındalar başlarına neyin geleceğini:Sesleri duyulmayacak!Etkisizleşecekler!Marjinalleşecekler!Korkuları bu olduğu için bomba patlatıyorlar. Ayakta kalmak ve 3 Ekim sonrası kafaları karıştırmak için bomba patlatıyor, şiddetten medet umuyorlar.Onlara bu fırsat verilecek mi?Bu sorunun altını çizin.Hem de kalın biçimde.Bu sorunun üzerinde düşünmesi gereken birçok çevre var.Kürtler...CHP'liler...MHP'liler...İslamcılar...Eğer bu ülkede istikrarın kundaklanması istenmiyorsa, eğer bu ülkenin Avrupa yolunda kazasız belasız yürümesi isteniyorsa, önceliği olan konulardan biri şudur:PKK'nın silah ve şiddeti önkoşulsuz bırakması...Kürt aydınlarının, Güneydoğu'daki belediye başkanlarının bu konuda 3 Ekim sonrası artık hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde bastırmaları gerekiyor. PKK ile devleti aynı kaba koyabilecek, sanki bu sorunun eşit taraflarıymış gibi gösterebilecek yanlış tutumlardan bir an önce sıyrılmaları gerekiyor.Bu yapılabilirse, emin olun, Türkiye'de istikrarın canına okumak isteyen bombacılar çok büyük bir darbe yerler. CHP'ye, CHP'nin içindeki gerçek sosyal demokratlara gelince... Onlar da bombacının hevesini kursağında bırakacak bir muhalefet anlayışını benimsemek zorundalar.Bu sorumluluğu göstermez ve sırf muhalefet yapmak için, seçim sandığında oy getireceği sanısıyla, 3 Ekim sonrası özellikle körüklenen milliyetçilik ateşine onlar da birkaç odun atarlarsa yanlış yaparlar. Bunun CHP'ye de, sosyal demokrasiye de, Türkiye'ye de bir faydası olmaz.AB'ye karşı yükselen bir 'milliyetçi dalga'nın üstüne oturarak iktidara gelmeyi hayal etmek değildir, sosyal demokratların ya da CHP'nin yapması gereken.Tam tersine...Böyle bir dalganın Türkiye'ye istikrar getirmeyeceğini, böyle bir dalganın reformcu Türkiye'nin önünü keseceğini, böyle bir dalganın bombacıların önünü açacağını bilerek sorumlu davranmaktır. Bunun için de muhalefet üslubuna, söylemine özen göstermektir.CHP'nin, CHP'deki gerçek sosyal demokratların yapması gereken, böyle bir dalgadan medet ummak değil, bu dalgayı kabartan Avrupa Birliği'ydi, Kıbrıs'tı, Kürt sorunuydu, Ermeni meselesiydi gibi konularda sorumlu ve pozitif tavır almaktır.Komplekssizce davranmaktır!Gelinen olumlu noktayı inkâr etmek değil, "Ben daha iyisini yaparım!" diyebilmektir doğru olan.MHP'ye gelince...Milliyetçilik dalgasını kabartmaya uğraşırken o kanlı geçmişi inşallah unutmuyorlardır. Bir zamanlar kabaran o dalganın MHP'yi de, ülkücüleri de nasıl yutmuş olduğu herhalde unutulabilecek bir deneyim değildir. Ama MHP ve kurmayları eğer dikkat etmezlerse, 'bombacılar'ın ekmeğine fena halde yağ sürülmüş olur.Ya İslamcılar?..3 Ekim sonrası, Avrupa yolunda tökezleyecek bir Türkiye'nin kendilerine ne getirip, kendilerinden ne götüreceğini hesap edemiyorlar mı hâlâ?..Kısacası:Muhalefeti ille de bağırıp çağırmak, ille de siyah beyaz oyunu olarak görmek, ille de iktidarın yaptığının tam tersini savunmak yalnız bu ülkede değil, hiçbir yerde, hiçbir zaman çıkar yol olmadı.Bu böyle biline... h.cemal@milliyet.com.tr İstanbul'un göbeğinde, Maslak'taki bir benzin istasyonunda bombayı kim, hangi örgüt patlattı? A-4 tipi plastik patlayıcının arkasında hangi karanlık güçler var? PKK üzerinde duruyormuş polis...