Washington'dan Ankara'ya mesajlar...

Washington'dan Ankara'ya mesajlar...


Hasan CEMAL

WASHINGTON


Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın çıkışında Yasemin Çongar'la birlikte Büyükelçi Richard Holbrooke'a rastladık. Taksi bekliyordu. Bizim bulduğumuz taksiyle kendisini kaldığı otele bıraktık. Yolda, Öcalan ve davasından söz açılınca, şöyle dedi Holbrooke:
"Öcalan'ın Kenya'da yakalanışını da, sonra mahkemede söyledikleri de hakikaten akıl alır gibi değil."
Sonra da ekledi:
"Ne yapacaksınız Öcalan'la?.."
Washington'da Türkiye'yle ilgili güncel soruların başında bu soru geliyor.
Yani Öcalan davası...
Ve sonrası...
Bir başka deyişle:
Güneydoğu'yla ilgili olarak bu arada atılabilecek ya da atılamayacak adımlar...
Washington, Türk - Amerikan ilişkilerinde Ecevit hükümetiyle birlikte taze bir başlangıç yapmak istiyor. İlişkilerin düzeyini yükseltmek, içini daha çok doldurmak arzusunda. Bu nedenle için de bazı beklentileri var yeni hükümetten...
Nedir bunlar?
Bu konuda, Amerikan Dışişleri Bakanlığı çevreleriyle sohbet ettiğiniz zaman Ankara'ya dönük mesajların sıralaması aynen şöyle:
Birinci mesaj...
Türkiye'nin Kosova'da sergilemiş olduğu işbirliğinin Washington'da çok büyük takdirle karşılanmış olması... Bu konunun altı öncelikle çiziliyor. Amerikan Dışişleri'nden bir kaynak aynen şöyle dedi:
"Türkiye bir NATO üyesi olarak Kosova'da çok önemli rol oynadı. Amerika'nın bir müttefiki olarak göçmenlerin kabul edilmesi dahil bütün adımları hiç duraksamadan attı. Bugün Washington'da ciddi, sorumluluk sahibi her insan, Türkiye'nin oynadığı bu rolü teslim ediyor."
Irak'tan sonra Kosova'da da yaşanan işbirliği, Washington'da Başbakan Ecevit'le ilgili havanın değişimine yol açmış, öyle gözüküyor.

Kosova ve sonrası...

İkinci mesaj...
Washington'dan Ankara'ya ikinci mesaj, Kosova Savaşı sonrasıyla ilgili. Balkanlar'ın, daha güncel deyişle Güneydoğu Avrupa'nın geleceğinde Türkiye'nin oynayabileceği rol hakkında Washington'ın bazı düşünceleri var.
Şu şöylenebilir:
Amerikan Dışişleri, Balkanlar'ın bundan sonraki istikrarı konusunda Türkiye'yi birçok bakımdan önemsiyor. Barış döneminde Türkiye'nin üstlenebileceği rolle ilgili olarak Amerikan Dışişleri'nden bir kaynak, bu alanda Türkiye'yle Yunanistan'ın ortak bir inisiyatif içinde davranabileceklerini açıkça belirtti (Galiba Ankara bu konuda Washington'dan biraz farklı düşünüyor).
Üçüncü mesaj...
Washington'dan Ankara'ya üçüncü mesaj, demokratikleşme ve insan hakları ile ilgili. Ecevit hükümetiyle birlikte Türkiye'nin önünde istikrarlı bir dönemin açılması ve bu süreçte daha önce demokrasi alanında bir türlü atılamayan adımların nihayet atılması temenni ediliyor.
Nedir adımlar?
Amerikan Dışişleri'nden bir kaynak, Mesut Yılmaz'ın Başbakanlığı sırasında gerçekleşmeyen bazı vaatlerinden söz açarak şöyle dedi:
"Söylediklerinizi yapın yeter! Fazlasını kimse beklemiyor zaten."
Bu arada bir izlenim:
Önceki hükümette insan haklarından sorumlu Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün bu kez Adalet Bakanlığı'na getirilmesi, Washington'da olumlu karşılanmış...
Dördüncü mesaj...
Öcalan davasının açık ve şeffaf olarak devam ediyor olması, Washington'da olumlu karşılanan bir başka nokta. Ama bu noktadan hareketle bir de mesaj veriliyor Ankara'ya. Bu mesaj, Güneydoğu hakkında...
Deniyor ki:
"Türkiye'nin teröre karşı meşru mücadelesi çok iyi bir noktada. Öcalan adaletin önünde hesap veriyor. Biz de Türkiye'ye bu mücadelesinde elimizden gelen desteği verdik. Fakat gelinen nokta bir fırsat olmalı. Türkiye'nin Kürt kökenli Türk vatandaşlarıyla yeni diyaloglar kurması açısından bir fırsat... Bu bakımdan Başbakan Ecevit'in ekonomik ve sosyal paketleri olumlu..." Aynı zamanda ifade özgürlüğü dahil bazı alanlarda adımlar atılabilirse çok iyi olur.
Bir Dışişleri kaynağı şöyle dedi:
"Yalnız askeri çözüm yok!"

Kıbrıs, Ege...

Beşinci mesaj...
Ege ve Yunanistan'la ilişkiler, tahmin edileceği gibi, bir başka mesaj konusu. Her zamanki gibi Ege'de bir canlanma umut etmek istiyor Washington. Bu arada İsmail Cem'in yeniden Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturması burada olumlu karşılanmış...
İlginç bir nokta da şu:
Washington, İsmail Cem gibi Yunan Dışişleri Bakanı George Papandreu'yu da ılımlı ve dengeli buluyor. Ve bu ikilinin Türk - Yunan ilişkilerinde bir açılım yapabileceğini umut etmek istiyor.
Altıncı mesaj...
Kıbrıs da bir başka mesaj konusu tabii. Ecevit'in Kıbrıs harekatının 25. yılında tekrar Başbakanlık koltuğuna oturması, Washington'da bir umut kapısı olarak görülmek isteniyor. Amerikan dışişleri'nden bir kaynağın sözleri:
"Kıbrıs'ta şöyle ya da böyle görüşmelerin başlaması lazım. Hiç olmazsa iki taraf karşılıklı olarak masaya oturup birbiriyle konuşmaya başlamalı..."
Yedinci mesaj...
Enerji boru hatları konusunda Türk - Amerikan işbirliğinin devam edeceği...
Sekizinci mesaj...
Avrupa Birliği yolundan Türkiye'nin çıkmaması... Bu açıdan Amerika'nın Türkiye'ye desteğinin devam edeceği... Ancak Türkiye'nin bu konuda Amerika'ya yardımcı olması, elini güçlendirmesi, yani biraz cephane sağlaması...
Ne olabilir bu cephane?

Avrupa'da...

Amerikan Dışişleri'nden bir kaynak aynen şöyle dedi:
"Kosova'da Türkiye'nin sergilediği işbirliği bir cephane... Ama aynı zamanda demokratikleşme, Kıbrıs ve Ege'de de bir şeyler yapılması..."
Avrupa Birliği'nin Köln zirvesinde Almanya Başbakanı Schröder'in elinden geleni yaptığı kanısında Washington. Ama sohbetlerden şöyle bir izlenim de çıkmıyor değil:
Türkiye'ye karşı veto konusunda Yunanistan tek değil; onun arkasına saklanan başkaları da var gibi bir izlenim...
Washington, Başbakan Ecevit'i 21 yıllık bir aradan sonra işte böyle bir havada bekliyor. Amerikan Dışişleri'nden bir kaynak şöyle dedi:
"Başbakan Ecevit'in yalnız Washington'u değil, New York'u, başka şehirlerimizi de ziyaret etmesini isteriz. Kendisini bir an önce bekliyoruz."
Washington yazılarının dördüncüsü yarın...



Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR