Yeni Ecevit...

Yeni Ecevit...


Hasan CEMAL

Başbakan Ecevit, memur maaşı ve sosyal güvenlik konularında doğru ve desteklenmesi gereken adımlar attı. Tepkiler konusunda ise "Bunları göğüsleriz. Çünkü biz doğruyu yaptığımızı biliyoruz" dedi. Yeni bir Ecevit bu! 20 yıl öncesinin popülist Ecevit'i değil.

Popülist Ecevit'ten yeni Ecevit'e doğru...

Kosova'daydım geçen hafta. Onun için Hikmet Uluğbay'ın intihar girişimi hakkında yazamadım. Ancak burada olsaydım bile, sanıyorum, yazmazdım.
Çünkü intihar psikolojik bir olay. Benim uzmanlık alanım değil. İnsanın iç dünyasındaki iniş çıkışları değerlendirmek daha çok doktorları ilgilendirir.
Olayın sevindirici yanına gelince:
Hikmet Uluğbay yaşıyor.
Kendisine ve ailesine geçmiş olsun diyorum. Bütün ömrünü devlet işlerine vermiş, ciddi, dürüst ve onurlu bir insanın hayatta kalmış olması kendisini seven ve sayanları mutlu kıldı. Uluğbay'a bundan sonraki dinlenme sürecinde bu şoku tümüyle atlatmasını diliyorum.
Olayın bir başka boyutu var:
Uluğbay'ın intihar girişimi, Türkiye'deki ekonomik ve sosyal gündemin ne kadar yıpratıcı olduğunu da gösterdi. Bu gündemdeki çetin sorunlarla mücadelenin yalnız bilgi ve deneyimi değil, aynı zamanda sağlam bir sinir sistemini gerektirdiği bir kez daha anlaşıldı.
Güç iş!
Ülkemizde bütçe açıkları, enflasyon, sosyal güvenlik sistemi gibi yılan hikayesine dönmüş birtakım sorunların üzerine yürümek, kalıcı ve sağlıklı çözümler bulmaya çalışmak kolay değil. İnsanı yıpratan, strese sokan, geren, kısa vadede nankör yanları olan bir iş...
Kimilerinin sırtında ise yumurta küfesi yok. Özellikle muhalefette olanların. Popülizm sevdasından ömür boyu kurtulamamış olanların.
Soyut yaşıyorlar!
Hesap kitap yok böyleleri için. Vicdanla hesabı karıştırıyorlar. Sırtlarında yumurta küfesi olmadığı için de gökyüzünü vaat eden onlar. Gökyüzünü talep edebilen yine onlar...

Devlet adamlığı...

Oysa, devlet adamlığında yarın da var.
Yalnız bugünü yaşamak değil!
Bugün memura, işçiye bol kepçe verirsiniz. Emeklilik yaşını indirip, sigorta primlerini düşürürsünüz. Böylece bol alkış da toplarsınız. Ama bu işleri hesap kitap tutmadan yaparsanız iyilik değil, kötülük yapmış olursunuz.
İşte bu popülizmdir!
Bugün kaşıkla verdiğinizi, yarın enflasyon patladığında sapıyla geri almış olursunuz. Çünkü ekonomik dengeler bozulduğunda yine en çok memurun, işçinin beli bükülür.
Bunu Türkiye kaç kere yaşadı.
N'olur, bir daha yaşamasın!
Popülizm kolaycılığından kurtulalım.
Geleceği kurtarmak bazen zor kararların altına imza atmaktan geçer. Memura, işçiye, emekliye güzel bir yarın hazırlamak için bugün bazı acı reçeteleri sabır ve sebatla uygulamaktan geçer.
Devlet adamlığı budur.
Ekonomide mucizelere yer olmadığını gerçek devlet adamı çok iyi bilir. Onun içindir ki devlet adamının sırtında yumurta küfesi vardır. Gelecek kaygısı vardır. Hesap kitap vardır. Hayalcilik değil reel politikanın bazı acımasız tercihleri vardır.
Belki de Hikmet Uluğbay'ı ruhsal açıdan çöküş noktasına böyle bir süreç götürdü. IMF ile müzakerelerdeki bazı tercihler sinir sisteminin olağanüstü yıpranmasına yol açtı.
Ancak, Uluğbay'ın IMF ile görüşmelerde izlemiş olduğu çizgi doğruydu.
Çünkü popülist değildi!
Nitekim bugün Başbakan Ecevit de doğru yolda. Popülizme değil devlet adamlığına yakışan adımlar atıyor. Gerek memur maaşları, gerekse sosyal güvenlik reformu konusunda sergilemiş olduğu kararlılık ve gerçekçilik, geleceğe dönük bir iyimserliğin altını çiziyor.
Başbakan Ecevit'in Bilal Çetin'e şu sözleri önemli:
"Bütçe olanaklarıyla ekonominin gerekleri memura ancak yüzde 20 maaş artışına izin veriyordu. Emeklilik yaşı sınırının yükseltilmesine gelince... Dünyanın neresinde 38 yaşında, 41 yaşında emeklilik var? Bizim yaptığımız bir yanlışı düzeltmek, çöken sosyal güvenlik sistemini kurtarmaktır. Konuştuğumuz sendikacılar da hak veriyor sosyal güvenlik reformuna. Ama sonra 'Biz bu tepkiyi göğüsleyemeyiz' diyorlar."

Doğru olanı yapmak...

Ecevit şöyle devam etmiş:
"Biz tepkileri göğüsleriz. Çünkü biz doğruyu yaptığımızı biliyoruz. Ve doğru yapılan işlere karşı gösterilen tepkileri göğüsleyebilecek güçte bir hükümet var bugün Türkiye'de... Toplumu enflasyon belasından kurtaracağız ve ekonomimizi düzlüğe çıkaracağız." (Pazar günkü Radikal'den)
Yeni bir Ecevit bu!
Popülist olmayan bir Ecevit.
Yirmi yıl önceki, 1978'le 1979'un Başbakan Ecevit'inden tümüyle farklı...
Bu yoldaki yürüyüşünü sürdürürse, ekonominin, dolayısıyla Türkiye'nin önünü açar.




Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR