Zart zurtçu, 'ümük'çü, milliyetçi havayla seçim kazanılıyor ama...

Eklenme Tarihi31.10.2008 - 2:45-Güncellenme Tarihi31.10.2008 - 2:46

Avrupa Birliği'nin adı ilerleme olan Türkiye raporuyla ilgili olarak, "İlerleme yok ama  neyse.." diyordu Brüksel temsilcimiz Güven Özalp.
Haklıydı.
Herhangi bir ilerleme yoktu.
Yerimizde sayıyorduk.
AB kaynaklı eleştiriler  ise yine yerli yerindeydi. Henüz son şeklini almamış olan rapora bakınca, Başbakan Erdoğan hükümetinin birçok konuda geçer not alamadığı ortaya çıkıyordu.
Hiçbiri şaşırtıcı değil .
Hükümetin AB yolunda kaç yıllık ipe un sermiş durumunu görmeyen yok.
Bu arada müzakerelerin teknik olarak devam ediyor olmasıyla teselli bulanlar var, o kadar...
Demokratikleşmeydi, ifade özgürlüğüydü, you-tube'a ilişkin yasaklardı, insan haklarıydı, bütün bu konulardaki haklı eleştiriler devam ediyor.
Yolsuzluklar konusunda da herhangi bir değişiklik yok. Mücadelenin kararlılıkla yapılmadığına, bu açıdan altyapının tam olarak oluşturulmadığına özellikle dikkat çekiliyor.
Asker-sivil ilişkilerinde demokrasiye sığmayan tarafların altı her seferinde olduğu gibi çiziliyor.
Dokunulmazlıklar yine gündemde.
Alevilerin bizdeki laiklik uygulamalarından kaynaklanan haklı rahatsızlık ve  talepleri, Cemevleri, zorunlu din dersleriyle Alevilik dersi anlaşılan bu kez de raporda yerini alıyor.
Başka neler mi?
Heybeliada Ruhban Okulu...
Polisin aşırı güç kullanımı...
İşkence...
Ceza Yasası'ndaki bazı maddeler...
Bütün bunların yanı sıra, 'sivil anayasa'nın rafa kaldırılmış olması, demokratikleşme açısından bir başka eksiklik olarak belirtiliyor İlerleme Raporu'nda...
Neden bu kadar şey lafta kaldı?
Niçin yapılmadı?
Niye frene bastı Erdoğan?
Oysa her şey müsaitti.
Yüzde 47...
Tek başına hükümet...
Kazanılan Çankaya Savaşı...
Ve partinin açık kalması...
Bu süreçte AB de yanındaydı.
O zaman neden durdu Erdoğan?
Bu soruya yalnız AB kulisinde değil, AB raporunun satır aralarında da rastlanıyor.
Vites değişikliği neden?
Oy getirmiyor da ondan mı?
Galiba öyle.
Anlaşılan o ki, gelecek yılın mart ayındaki yerel seçimleri bekliyor Erdoğan. O tarihe kadar kımıldamak niyetinde değil.
IMF gibi, AB gibi, Kürt sorunu gibi bazı konulardan özellikle sakındığı, zira buna benzer konuların oy getirmeyeceğini düşündüğü söylenebilir.
Evet öyle.
Zart zurtçu, 'ümük'çü, milliyetçi bir havayla seçimlere gitmenin oy sandığında daha büyük prim yapacağına inanıyor Erdoğan...
Olabilir.
'Eskiler' de böyleydi.
Erdoğan da böyle...
Ama Türkiye öyle bir memleket ki, yalnız seçim kazanmakla yönetilemiyor; yalnız seçim kazanmakla sorunları çözülemiyor.
Geçmiş buna tanıktır.
Zart zurtçu, 'ümük'çü, milliyetçi havalarla seçim sandıklarından çıktılar, ama Türkiye düzlüğe çıkamadı.
Kaç kez gidip kaç kez döndüler ama Türkiye'nin sorunlarında herhangi bir değişiklik olmadı.
Bu gerçeği de biliyor mu Erdoğan?..

 

Yazarın Diğer Yazıları
Etiketler