29 yıl önce Arjantin’de

Başbakan Erdoğan, işin başında, üslubuna uygun sormuştu: “NATO’nun Libya’da ne işi var yahu?”
Demek ki varmış.
Tuhaf şey, 1982’de biz ve bizim gibiler haddimizi aşıp sormuşuz:
“İngiltere’nin Arjantin’de işi ne?”
Sormuşuz da ne olmuş?
Yazdığımız yazıyla kalmışız, tarih 6 Nisan 1982, yirmi dokuzuncu yıldönümü...
* * *
Dert küpü dünyanın başına her gün bir dert çıkıyor...
Bir dert bitmeden, bir başkası başlıyor.
Şimdi de Falkland Adaları...
Arjantin, burnunun dibinde duran bu adaları birdenbire işgal ediverdi.
Oysa Falkland Adaları, İngiliz sömürgesiydi.
Şimdi herkes, şiddete başvuran Arjantin’i kınıyor.
Elbette, şiddet hiçbir zaman onaylanmaz, şiddete alkış tutulmaz.
Uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak, zor kullanarak adalara çıkmak, İngilizleri kulaklarından tutup dışarı atmak iyi şeyler değil!!!
Değil ama, insanın aklına bir başka soru gelmiyor mu?
İngiltere orada ne arıyor?
* * *
Falkland Adaları İngiltere’ye nereden, kimden miras kalmış?
Majestelerinin büyük pederinden mi?
Yirminci yüzyıl biterken hâlâ, “orası benim sömürgemdir” demek ayıp değil mi?
Arjantin neresi, İngiltere neresi, Falkland Adaları neresi?
Şimdi, şu hale bakın...
Üzerinde bir zaman güneş batmayan koskoca imparatorluk, ne edeceğini, nasıl edeceğini, minicik adaları Arjantin’in elinden nasıl kurtaracağını bilemiyor.
Parlamento olağanüstü toplanıyor, savaş gemileri yola çıkarılıyor, kuru sıkı nutuklar atılıyor, başbakan tozu dumana katıyor, ama henüz ortada bir şey yok!
Allah büyük!
* * *
O İngiltere ki, o büyük Britanya İmparatorluğu ki, zavallı Çin halkını afyona alıştırabilmek ve afyon satabilmek için savaş gemilerinin toplarını mazlum Çin milletinin burnuna dayamış ve afyon satışını sağlamıştır.
O koskoca imparatorluk ki, yakın tarihimizde bizi parçalamak için Yunanlının sırtını sıvazlayarak, destekleyerek Anadolu’ya çıkarmıştır.
O koskoca imparatorluk ki, milyonlarca insanı kolenal şapkalarının altında, elinde kamçıyla dolaşan sömürgeci süngüsüyle inim inim inletmiştir.
* * *
Evet, bütün bunları İngiltere yapmıştır.
Ve, bugün minicik bir iki adaya sahip olamamaktadır.
Olamayacaktır da!
Çünkü dünya değişmektedir.
Arjantin uluslararası hukuk kuralları içinde ne kadar haksız olursa olsun, İngiltere için de durum budur.
Evet, dünya değişmektedir. Ama, hâlâ değişmeyen bir şey vardır.
O da sömürgecilik kafası...
Televizyonda Falkland Adaları’yla ilgili haberler, tepkiler verilirken, bir iki cümlelik küçük bir habere dikkat ettiniz mi?
* * *
Fransız Dışişleri Bakanı, telefonla İngiliz Dışişleri Bakanı’nı aramış ve İngiliz dostuna yardıma hazır olduğunu, aynı görüşleri paylaştıklarını söylemiş...
Hangi Fransa’nın, hangi Dışişleri Bakanı bu?
Sosyalist Mitterand’ın, Sosyalist Fransa’nın Sosyalist Dışişleri Bakanı!
Ekselanslarına sormak istemez misiniz?
Sosyalizm kavramında sömürgeciliği savunmak var mı?
Boşuna sormayın!
* * *
Emperyalizm ve sömürgecilik hangi etiket altında, hangi marka altında, hangi şapka altında olursa olsun, hiç değişmez.
Bir bakarsınız sosyalist olur, bir bakarsınız kapitalist olur, bir bakarsınız faşist!
Bütün bu markalar, bütün bu modeller, sömürgecinin, emperyalistin niteliğini değiştirmez.
Yirminci yüzyılın sonunda hâlâ paralı asker lejyoner besleyen Fransız devleti elbette “bugün onaysa, yarın bana” diyerek sömürgecinin yanında yer alacaktır.
Çünkü hâlâ Fransız bayrağı altında sömürülen insanlar bu dünyada yaşamaktadır.
Tekrar edelim, biz şiddetten yana değil, barıştan yanayız...
Ama 1980’li yıllarda da sürüp giden sömürgeciliği görmezlikten gelemeyiz.
* * *
Ne demiş şair?
“Yumruk yine o yumruk, bir varsa el değişti...”
Ona da değişti denmez ya!
NATO’nun Libya’da işi neymiş?
İngiltere’nin 29 yıl önce Arjantin’de ne işi varmış?