Acaba pişman olacaklar mı?

"İktidara gelmek işin sonu değil, başlangıcıdır."Doğrusu, işe iyi başladılar denilebilir, önce Milli Eğitimde...Bize ulaşan bilgiye göre bine yakın üst düzey yönetici görevden alındı, yerlerine yenileri atandı.Kimler mi?TÜBİTAK gibi bir bilim kuruluna kimler atanmışsa, herhalde, Başbakanlığın üst düzey yöneticiliklerine de, onlara uygun olmayanlar atanacak değil!* * *1950de Demokrat Parti iktidara gelince. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü "Her memur yatağını, dengini yapmış, tayin bekliyor!" dediği zaman yer yerinden oynamıştı, ama şimdi tıss çıkmıyor, kim çıkaracak ki?1950de de Demokrat Parti de, böyle bir "kadrolaşma" ile işe başlamıştı, tabii, üst düzey iki yönetici de nasibini almıştı. Bunlardan biri ilköğretimin başında, Köy Enstitülerinin kurucusu Tonguç, diğeri de Teknik Öğretimin kurucusu Rüştü Uzel...İkisinin de günahı çok büyüktü, Hasan Ali Yücelin atadığı, birlikte çalıştığı yöneticilerdi...* * *SONRA ne oldu?Onları görevden alan Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri yedi yıl sonra, pişman oldu.Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsa Eşme, pişmanlık belgesini, Mesleki ve Teknik Öğretim Dergisinin 45. sayısında okudu, Zerrin Tüzün, Rüştü Uzelin de bulunduğu bir toplantıda, Tevfik İlerinin şunları söylediğini yazıyordu:"Burada sizlere hayatımın en büyük hatasını ve işlediğim en büyük günahı itiraf etmek istiyorum. Bakan sıfatıyla Türkiyenin gezmediğim tarafı kalmadı. Her gittiğim yerde köyde olsun, kasaba ve şehirde olsun daima Rüştü Uzelin eserleri ile karşılaştım. Anladım ve iman ettim ki bu memlekette en iyi çalışan daire onun dairesiydi. Devamlı eser bırakan da kendisidir. İşte o zaman yüreğime bir hançer saplanmış gibi olduğumu hissettim. Ben Rüştü Uzeli yurda daha nice faydalı eserler vücuda getirecek en olgun, en verimli devrinde, şimdi ne kadar boş ve haksız olduğunu iyice anladığım bir politika gafleti içinde işinden uzaklaştırmıştım. Bu hançer gibi yüreğime saplanan vicdan azabı, benim layık olduğum cezadır. Burada herkesin önünde Sayın Rüştü Uzelin ellerini öperek gözyaşlarımla ondan bu büyük suçumu affını rica ediyorum."Acaba bugün "iktidara gelmek, işin sonu değil, başlangıcıdır" diyenler, bir gün rahmetli Tevfik ileri gibi pişman olacaklar mı?* * *ŞİİRİN doğrusu ve şairi bulundu...Bir okurumuz hatırlattı, şiiri, 25 Mayıs 1978 tarihli Milliyette bu köşede yayımlamışız, şairi de o tarihte Afrikada Dünya Sağlık Teşkilatı uzmanı olarak çalışan Dr. Celalettin Alganmış..."Ata binmiş at arıyor!" diye bir deyim vardır, bizim şiir ve şair arayışımız da buna benzedi!Şiirin yayımladığımız bölümünün doğrusu da şu:"Sen doğduğun gece tosunum,Ne melekler indi gökten,Ne toplarla selamlandı gelişinOrtasında zifiri karanlığınBir garipçeydi beklenişin." h.pulur@milliyet.com.tr NE demişti, bugünün Başbakanlık Müsteşarı Prof. Ömer Dinçer?