Adam gibi adam iki kadın...

“NE diyorsun?” dediler. Neye ne diyoruz, ya da ne dememiz bekleniyor?..
İmralı’daki Abdullah Öcalan’a atfen yayımlanan haberler hakkında...
Öcalan diyormuş ki:
“Kürtler her alanda örgütlenmeli... Kendi sporunu, eğitimini, dini örgütünü, meclisini, belediyesini kendileri kurmalı... Hatta öz savunması bile olmalı...”
Hepsini anladık da “öz savunma” ne oluyor?
Yoksa ordu mu kuracaklar, ya da özel polis kuvveti mi?
* * *
HER neyse, Apo’nun bu istekleri -doğru ise- bizden geriye kalmış sayılırlar.
Biz birkaç yıldır “Terörle nereye varılacağını göreceksiniz” deyip, Öcalan’ın seyir defterini sık sık yazdık...
“Apo, afla İmralı’dan çıkar, hatta Gemlik’te törenle karşılanır, ya yeni parti kurar, ya mevcut partinin başına geçer, ilk seçimden sonra kurulacak koalisyon hükümetinin başbakan yardımcısı olur. Koalisyon ortağı da şimdiden belli...”
Bunları yazdığımız zaman “Hadi canım sen de!“ diyenler, bugün ne diyorlar acaba?
Bu yüzden, Öcalan’ın istekleri bizim için yeni değil...
* * *
BİZ onun ne yaptığını, ne yapacağını, ne dediğini, ne yazdığını bir kenara koyup “adam gibi adam” iki kadından söz edeceğiz...
Biri Halis Ağa’nın, yani Halis Toprak’ın Kuşadası’ndaki haciz işlemlerinde görevli TMSF avukatı, maalesef adını bilmiyoruz. “Halis Ağa”nın her istediğini, yasanın ona verdiği yetkiye dayanarak geri çevirdi, ne bir araç verdi, ne de yakıt, “Tut bir araba git!” dedi...
Öyle ki “Halis Ağa” bile “Keşke benim yanımda senin gibi çalışanlar olsaydı” demeye geldi.
* * *
İKİNCİ kadın, Trabzon Müze Müdürü Nilgün Yılmazer...
Rus, Yunanlı, Gürcü beş yüz kadar turist Trabzon’daki Sumela Manastırı’nda Meryem Ana’nın ölüm yıldönümünde ayin yapmak istiyorlar, mumlar yakıyorlar. Müze müdürü, “Bu yaptığınız Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırıdır” diyor, içlerine dalıyor, ayin yapılmasını engelliyor.
* * *
İŞTE size “adam gibi adam” iki kadın...
Görevlerinin ve sorumluluklarının bilincinde, “O ne der, bu ne der?” demeden, bir santim bile gerilemeden görevlerini yapıyorlar.
Eğer, gelip geçmiş bütün yönetici ve tabii siyasetçiler, yetki, görev ve sorumluluklarını bilselerdi, bugün Öcalan’la muhatap olunmazdı.
* * *
ADAM Türkiye Cumhuriyeti devletine bile sahip çıktı:
“Eskiden devlet kurarsak her şeyi çözeriz, sanıyordum, sonra anladım ki!“
Sonrası ne?
“Anladım ki bu devlet, bizim de işimize yarar.”
TMSF avukatı ve Trabzon Müze Müdürü gibi davranılsaydı, bugünlerde olmazdık.
Tekrarlayalım:
“Terörle bir yere varılmaz diyenler, acaba uyandılar mı?”