Alışmak gerek, alışmak!

Alışmak gerek, alışmak!

Hasan PULUR

BAZI şeylere hala alışamadık, mesele yapıyoruz, sorun çıkarıyoruz... Mesela yağmur yağınca, İstanbul'u sel basar, bu iki kere ikinin dört ettiği kadar kesin bir kuraldır. Kalkıp eleştirmenin, suçlu aramanın, Belediye'ye çatmanın bir gereği yoktur. Hele yağmur sonbaharda yağmışsa, - o mübarek de hep sonbaharda yağar ya! - bahane hemen hazırdır:
"Bilirsiniz, sonbaharda ağaçların yaprakları dökülür, yapraklar ızgaraları, su yollarını tıkar, bu yüzden caddeleri sel basar!"
* * *
GÜLMEYİNİZ, "Böyle saçma şey olur mu?" demeyiniz, "Başka memleketlerde sonbahar yok mu, orada ağaçlar yapraklarını dökmüyor mu?" diye itiraz etmeyiniz...
* * *
GEÇEN gün bir dostumuz anlatıyordu:
"Bu yıl, ilk yağmurdan sonra Belediye Başkanı'nın açıklaması vardı, yapraklar döküldü, ızgaralar tıkandı, caddeleri sel bastı, diyordu. Okuyunca gülmey başladım. Çünkü yıllar önce, böyle bir yağmur sırasında o dönemin Belediye Başkanı Sözen'in yanındaydım, şehir yine yağmura teslim olmuştu. Sözen, bu işlerden yetkili olan kişiyi çağırdı, nedir bu? diye sordu, adam yapraklar döküldü, ızgaralar tıkandı, demez mi, Sözen'in de tepesi attı, ağzının payını verdi. Şimdi aynı açıklamayı okuyunca o günü hatırladım, her şey değişse bile, bahane değişmiyor, demirbaş!"
* * *
ÇARŞAMBA günü öğle yemeğinde Beşiktaş'ta "Turgut'un Yeri"ndeydik, birkaç dost, henüz ortalıkta kar filan yoktu, İstanbul Valiliği bir bildiri yayınlamış, meteorolojiden alınan bilgilere göre, havanın bozacağının öğrenildiğini, "Vatandaşların gerekli tedbirleri alması gekertiği" belirtiliyordu...
Vatandaş acaba hangi tedbiri alacaktı?
* * *
BÜROKRASİYİ çok iyi bilen bir dostumuz, "Bunlar beylik bildirilerdir" dedi:
"Her yıl, her olayda, ya da her olaydan önce, dosyadan çıkarılır, tarih değiştirilip, yayınlanır... İleride bir hal olunca, biz halkı uyardık, denir. Vatandaş tedbir alıp da ne yapacak? Adam sabah erkenden evden çıkmış, akşam dönüyor, diyelim kar başladı, vatandaş hangi tedbiri alacak? Tedbir alması gereken Vilayet, Belediye! Ehhh, onlar da gerekli tedbiri önlemi bildiri yayınlayarak yerine getirmiş sayılırlar."
* * *
İKİNDİ üzeri eve geldik, biraz sonra kar başladı, insanlar yollarda perişan olmuşlar, iki saat, üç saat, beş saat bekleyenler, duraklarda rezil rüsva olanlar var...
* * *
PEKİ kabahat kimin?
Kendilerinin!
Valilik onları uyramış, hava bozacak, kar gelebilir, tedbir alın, demiş...
Onlar ne yapmışlar?
Hiçbir tedbir almadan işlerinden çıkıp, evlerine dönmeye başlamışlar!
Oh olmuş onlara!
İnsan büyük sözü, devlet sözü dinler, tedbir alır...
Yani Vilayet mi, Belediye mi tedbir alacak?
Onlar mı, yolları açık tutacak, araçları çalıştıracak, vatandaşa hizmete koşacak...
* * *
HAYIR efendim böyle şey olmaz, devlet, halk için değil, halk, devlet içindir!!!
Üstelik devlet, hiç üstüne vazife değilken, "Bugün hava bozacak, tedbir alın!" diye de uyarmış!
Daha ne yapsın?
* * *
HELE Tayyip Erdoğan'ın Belediyesine laf edenler kadar abesle iştigal edenler yok!
Adamcağız minareleri süngü, kubbeleri miğfer, camileri kışla yapmaya çalışıyor.
Siz ondan hala karın, yağmurun hesabını soruyorsunuz...
Ayıp!


Yazara EmailH.Pulur@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR