“Altı defa gitti, yedi defa geldi...”

Birtakım çocuk bilmeceleri vardır, mesela:
“Çın çınlı hamam, kubbesi tamam, bir gelin aldım, babası imam.”
Bunu söyler söylemez cevap hazırdır: Saat.
Ya da:
“Ele alıp tutulmaz, marketlerde satılmaz, kimisinde pek fazla, kimisinde bulunmaz.”
Bunun cevabı da “akıl” dır.
***
Türk siyasetinde de böyle bulmacalar vardır.
Mesela “Altı defa gitti, yedi defa geldi” bilmecesinin cevabı kimdir?
Altı defa gidip yedi kere gelen...
Süleyman Demirel.
Allah uzun ömürler versin.
Gerçekten de kimi gidişi olağan gidiştir, kimi gidişi de darbeyle.
Onun için bu bilmeceyi sorduğumuzda cevabı hazır: Başbakan Demirel.
Başbakan olmuş, Cumhurbaşkanı olmuş, gitmiş gelmiş, şimdi kendi isteğiyle bir kenara çekilmiştir.
Sanmayın ki yarın şöyle yapacak diye kestirip atabilirsiniz.
1964’te Türk siyaseti “Ispartalı kardeşleri seyrediyordu.”
Kardeşlerden biri tıp doktoruydu, biri de inşaat mühendisi.
Gerçekten ikisi de Ispartalıydı.
Demirel 1964’te Adalet Partisi Genel Başkanı seçildikten sonra kendi isteğiyle İnönü’nün başkanlığındaki “Hükümeti düşürürüm” demiştir.
***
İyi de nasıl olacaktı bu iş?
Oldu da.
Bütçe oylamasında hükümet düşürüldü.
İsmet Paşa’nın on iki yıllık cumhurbaşkanlığından sonra iki dönem başbakanlığı da sona erdi.
Peki, İnönü’yü düşürmek yetiyor muydu?
Hayır!
Demirel nasıl başbakan olacaktı?
Demirel’in başbakan olabilmesi için ne yapıp ne edip milletvekilli seçilmesi lazımdı.
Demirel’e kontenjan senatörlüğü teklif edildi.
O yıllarda bu işler gayet kolaylıkla hallediliyordu.
Cumhurbaşkanı kendi kontenjanından bir senatörü istifa ettirip, açık olan senatörlerle bir başkası seçilirdi.
Cumhurbaşkanı tarafından kontenjan senatörü tayın edilir, Cumhurbaşkanı da kendi seçtiği senatörü de hükümeti kurmakla görevlendirirdi.
Hepsi bu kadar.
Böylece iki günlük Cumhurbaşkanlığı Kontenjan Senatörü Başbakanı olarak göreve gelirdi.
Buna kimsenin diyecek bir lafı da kalmazdı.
Hayır, Demirel bu teklifi reddetti.
Eski başbakanlardan Hayri Suat Ürgüplü Başbakan tayin edildi.
***
Seçime sekiz ay vardı.
Sekiz ay Demirel için iyi bir hazırlık dönemiydi.
Ekim 1965 seçiminin sonucunda milletvekili seçilen Demirel, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından hükümeti kurmakla görevli başkanlığa atandı.
Görevi alan Demirel çok huzursuzdu.
Adalet Partisi grubuna girdi.
Elinde bir zarf vardı, zarfı arkadaşlarına salladı:
“Arkadaşlar elimdeki şu zarf elli gramdır. Bunun yüklediği sorumluluk ise fevkalade ağırdır.
Bu elli gramlık zarfı elde edebilmek için hepiniz dağ bayır koştunuz.
Şimdi daha ağır bir sorumlulukla karşı karşıyasınız, bunu yerine getireceksiniz.”
***
Ve yol açıldı; seçimler, darbeler, istifalar... Demirel’in siyasi hayatı sürüp gidiyordu.
İslamköy’den çıkan çocuk pırıl pırıl zekâsıyla ve hafızasıyla kendisi için kurulan külliyede bugünleri hatırlıyordu.
Külliyenin açılış kitabını hazırlayanlar kitaba “Büyük Türkiye’nin Hikâyesi” adını vermişlerdi.
Ve bir de “Altı defa gitti, yedi defa geldi” özdeyişiyle.
Allah uzun ömür vere....