Aman ha, dikkat!

Bir vahşete kurban giden Özgecan Aslan için Türkiye’nin ayağa kalkması hayra alamet değil.
Buna benzer olaylar olmuştur, hep ayağa kalkılmıştır, sonra da herkes yerine oturmuştur.
O ilk günkü feveran, şiddet bu kadar olmasa bile bir süre devam eder, sonra genç kızın katledilişinin yıldönümünde anma törenine dönüşür.
Şom ağızlılık yapma diyeceksiniz, keşke bizim yaptığımız şom ağızlılık olsa.
***
Bir örnek; sanıyorum 1970’li yıllar, ceza kanununun bir maddesi değiştiriliyor.
Madde şu:
“Kadın vesikalı bir kadınsa saldırganın cezasında indirim yapılıyor. Biz de buna karşı çıkanlardanız. Eğer tecavüz olmuşsa, saldırı olmuşsa kadının hali dikkate alınmaz, zor kullanılmışsa ceza verilir, indirime gerek yoktur.”
Sanıyorum ceza kanununun 434. maddesi idi.
Hatta Gülşen Bubikoğlu’nun başrolünü oynadığı bir film çevrilmişti, film de bizim gibi düşünüyordu ve madde bizim istediğimiz gibi çıktı.
Bu bir umut fakat örnek umut, şimdi başta bazı bakanlarımız kıyamet koparıyorlar:
“İdam idam idam...”
Onun için ölçüleri dikkatle korumak gereğindeyiz.
Kuru sıkı idam demek yetmez.
Yalnız bu tepki nereden kaynaklanıyor?
Her yerden tepki var, kadınlar sokakta, bereket versin siyaset karıştırılmadı.
***
Olaya müdahil olan sinema sanatçısı Beren Saat’in anlattıklarını bir dinleseniz; genç kadın yürekli, cesur, bakın sosyal medyaya neler yazmış:
“Kadın her geçen yıl daha değersiz bu ülkede, yine hafifletme, yine kadında suç arama, yine bulunur bir bahane.”
“Hiçbir gerçek gerçeğin kendisinden daha gerçek değildir” diye bir Alman atasözü var.
Beren Saat’in anlattıkları da işte gerçeğin ta kendisi:
“İlkokulda etek açmayı oyun yapan sınıf arkadaşlarımın hedefi olmak, taksilerin arkayı izlemek için ayarlanan aynaları, peşimden apartmana girip 15 yaşımdaki bana ereksiyon halindeki cinsel organını gösteren o çocuğun yüzü, ellerim titreyerek eve kaçışım, kıçımı elleyen sarhoş bir kanal yöneticisi ile tartışmam, arkadaşımın evinde tuvalete zorla dalıp dudaklarıma yapışan bir oyuncuyu itişim. Bunlara rağmen çok şanslıymışım diyorum artık, hep teğet geçmişim, tecavüz, bıçaklanma, kesilip bavula tıkıştırılma, yakılma yaşamadım. İnsanlık suçlarına göz yummak suçtur.”
Beren Saat’i kutlamamız gerek, herkes kral çıplak diyordu, bu kadar açıkça bir o söyledi.
***
Fakat bundan sonrası daha vahim, bundan böyle liseyi bitirip veya ortaokulda “Ben oyuncu olacağım” diyen kızına babalar neyi örnek gösterecekler, Beren Saat’i değil mi?
“Kızım sen şey mi olacaksın?” diyerek.