Anayasa böyle tartışılır!!!

Önce emekli maaşından başlandı: Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’a sordu:
“Nereden emekli oldun, SSK’dan mı, Emekli Sandığı’ndan mı?”
Arkadan, Deniz Baykal’ın başını derde sokan kaset:
“Sen önce bunun hesabını ver, kim çekti, söyle!”
* * *
Evet, Anayasa’yı tartışıyoruz, anayasaların vazgeçilmez maddelerinden biri “villalar” der, anayasalar “villalar”a çok önem verir, hele havuzlu mu, havuzsuz mu?
Buyurun işte bir anayasa sorunu...
Tayyip Erdoğan’ın mı, Kılıçdaroğlu’nun villası mı?
Kılıçdaroğlu’nun villasının havuzu kooperatifin, Tayyip Erdoğan’ın villası ona beş yüz basar!
Basar da, Tayyip Erdoğan, “Bu villa kiralıktır, ben kirada oturuyorum!” diyor.
Açıklasın o zaman, kimden kaça kiralamış, görelim.
Nedense bu açıklanmıyor.
Bir de Dersim konusu var, Dersim’i CHP bombalatmış...
Uzayıp gider bu laflar...
Hele boy bos, soy sop muhabbeti başlamışsa...
* * *
Demek anayasa böyle tartışılırmış, öğrendik!
Oysa anayasa, ülkenin adı üstünde ana yasası, yani devlet ve millet bu anayasa ile yönetilecek, sağlığından yargısına; eğitiminden asayişine kadar...
Biz böyle bilirdik, meğer değilmiş!
Her zaman olduğu gibi gene aldandık, yanlış biliyormuşuz...
Hoca vaaz veriyormuş, herkes kendi halinde dinleyen yok, hoca kürsüden inmiş “Bilenler bilmeyenlere anlatsın!” deyip çekip gitmiş...
* * *
Darbeler...
Adalet ve Kalkınma Partililer darbelere ateş püskürüyor.
Elbette iyi yapıyorlar, lakin darbe döneminde ne yaptılar?
Sesleri çıktı mı, gıkları çıktı mı?
Bırakın “12 Eylül”ü, “28 Şubat”ta ne yaptılar?
Tanklar Sincan’dan geçerken, “post-modern” darbeye karşı mı çıktılar?
Erbakan Hoca istifa edip giderken, parmaklarını mı oynattılar? Hepsi hocanın partisinde, onun müridi değil miydi?
Dönemin Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, “Cumhurbaşkanı’nın sözde değil özde laik olmasını” söylerken ses çıktı mı?
İleride Büyükanıt’ı ödüllendirdiler bile...
Şimdi hepsi kahraman!
* * *
Biz de ipin ucunu kaçırdık galiba, güya “Anayasa böyle mi tartışılır?” diyecektik, nereye geldik.
Eee, üzüm üzüme baka baka kararır, onlara uyduk.
“12 Eylül’de neyi oylayacağız, neye hayır, neye evet diyeceğiz?” bilen kaldı mı?
Villa, havuz derken unutuldu gitti.
Bereket versin İşçi Partisi’ne, hiç olmazsa onlar neye “hayır” diyeceklerini el ilanı dağıtarak açıkladılar:
*Yüce Divan’dan kaçma planlarına HAYIR!
*AKP güdümlü yargı tezgâhına HAYIR!
*Yargıçların kadı yapılmasına HAYIR!
*12 Eylül yobazlığına HAYIR!
*BOP Eşbaşkanlığına HAYIR!
*Mafya-tarikat saltanatına HAYIR!
*Kirli para vurgunculuğuna HAYIR!
*İşsizliğe, yoksulluğa HAYIR!
*Cemaat soygunculuğuna HAYIR!
*Kadınların köleleştirilmesine HAYIR!
*Şeyhliğe, müritliğe, cariyeliğe HAYIR!
*Türk Ordusu’na düşmanlığa HAYIR!
*Bölücü açılımlara HAYIR!
*Cumhuriyet yıkıcılığına HAYIR!
*ABD ve AB dayatmacılığına HAYIR!
*AKP şerrine HAYIR
Canım Yurttaşım,
Türkiye’nin parçalanmasına izin verme
Mührü HAYIR’a vur!
Diyeceksiniz ki, peki neye “evet” diyeceğiz?
Eğer yukarıda okuduğunuz “hayır”lara “evet” diyecekseniz, buyurun basın mührünüzü...