Anayasayı bekleyenler

Can Paker ya da onun gibi düşünenler dört gözle yeni anayasayı bekliyorlar, Paker geçen gün şöyle yazıyordu:
“Bu bulgular açıkça Türkiye toplumunun bu Meclis’ten yeni bir anayasa ile toplum için yeni bir gelecek kurgulamasını beklediğini ortaya koyuyor. Siyasi partilerin bu toplumsal talebin karşısında durmasının ve anayasa yapım sürecinde engeller çıkarmasının hem kendileri için hem de Türkiye’nin demokratikleşmesi için büyük kayıplara yol açacağını düşünüyorum. Türkiye toplumu seçmiş olduğu Meclis’ten ‘garantili’, ‘riskleri azaltan’ ve ‘güven veren’ bir anayasa bekliyor. Meclis bu tarihi sorumluluğu yerine getirmelidir. Sivil toplum ve medya da sürecin tıkanmasına izin vermeden üzerine düşen tarihi sorumluluğu ciddiyet ile taşımalıdır.” (*)
* * *
Kimlermiş, yeni anayasayı bekleyenler?
“Türk ulusu” değil, “Türkiye toplumu”, yeni anayasayı bekliyor.
Bu gidişle daha çok beklersiniz.
Hem ne gereği var!
* * *
Yeni anayasa çıkınca işler değişecek mi?
Oysa, işler tıkır tıkır yürüyor.
YÖK, hangi anayasanın kapsam alanında, siyasi partiler hangi anayasanın vazgeçilmez unsuru, seçim barajı neye göre düzenleniyor, milletvekillerinin dokunulmazlıkları hangi anayasaya göre kaldırılır?
* * *
Demek bir anayasamız var.
O halde yenisine ne gerek var?
Koskoca devlet anayasasız kalmadı ya?
Biz bu anayasa masalını, 1950’den beri dinleye dinleye geldik.
Hatta adını bile değiştirdik:
“Teşkilat-ı Esasiye Kanunu” dedik...
Dedik de ne oldu?
Darbe yaptık tümünü değiştirdik, olmadı sağdan soldan ekledik, çıkardık, yamalı bohçaya döndürdük, ortada laf kalmayınca da, gelsin bir anayasa deyip, cezveyi ateşe sürdük.
Ne oldu?
* * *
Darbecilerin darbe yaptıkları için yargılandıkları bir ülkeyiz, lakin onların yaptığı anayasa yürürlükte...
Kim kalkıp “Bunlar anayasaya aykırı!” diyebilir.
Hadlerine mi düşmüş?
Ama...
Ne aması? Bir taraftan darbecileri yargılayacaksın, bir taraftan darbecilerin yaptığı anayasa ile memleketi idare edeceksin.
Bundan alası Malatya’da kayısı...
* * *
Yeni anayasayı hazırlayan komisyon nerede?
Sayın Meclis Başkanı Cemil Çiçek bir anlatsa...
Niyetimiz, üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi?
Bilebilsek...
Ne demiş şair:
“Onlar ki verir dünyaya nizamet
Bin türlü teseyyüp bulunur hanelerinde”.
———————
(*) 27 Kasım 2012, Milliyet, Düşünenlerin Düşüncesi, Can Paker.