Arda’nın işareti...

dil;a söylenmeden aylarca içeride tutuluyorsa, basılmamış kitaplar basılıyorsa, imha ediliyorsa, ilahiyat profesörlerinin evleri aranıyorsa, bu yazıyı yazmanın zamanı mı?Niye olmasın?Sanki gizli, kulaktan kulağa fısıldanıyor:“Onların suçu gazetecilik değil ki!”Ya ne?Cevap yok!Sanki “Dur bakalım n’olacak? Oynuyoruz!”* * *Neyse, belki bazılarının “sırası mı” diyebilecekleri yazıya geçelim

Şimdi bazıları diyecekler ki: “Sırası mı?” Neyin sırası ya da sırası değil?
Bu yazının?
Bunca gazeteci, suçlarının ne olduğu kendilerine açıkça söylenmeden aylarca içeride tutuluyorsa, basılmamış kitaplar basılıyorsa, imha ediliyorsa, ilahiyat profesörlerinin evleri aranıyorsa, bu yazıyı yazmanın zamanı mı?
Niye olmasın?
Sanki gizli, kulaktan kulağa fısıldanıyor:
“Onların suçu gazetecilik değil ki!”
Ya ne?
Cevap yok!
Sanki “Dur bakalım n’olacak? Oynuyoruz!”
* * *
Neyse, belki bazılarının “sırası mı” diyebilecekleri yazıya geçelim.
Avusturya ile oynadığımız milli maçı seyredenler, ilk golü atan Galatasaraylı Arda’nın arkadaşlarıyla kucaklaştıktan sonra koşarak tribünün önüne geldiğini, iki eliyle ne işareti yaptığını görmüşlerdir.
Arda ne demek istiyordu, kime neyi işaret ediyordu?
Elinin biri kalem diğeri de kâğıt, ne demek istiyordu:
“Bunu da yazsana!”
* * *
Belki bir yıl kadar önceydi, Galatasaraylı Melih Aşık’la Arda’yı konuşuyorduk, Arda spor basınının eline düşmüştü:
“Kolundaki saat şu kadar, belindeki kemer bu kadar, altındaki araba servet!”
* * *
Hele hele bir aşk hikâyesi, sinema oyuncusu sevgilisi, suçun en ağırı...
Nefes alsa, fotoğrafçılar etraflarında, bir de “sevgilisine sinema kapattı!” diye bir şehir efsanesi!
Sanki bar, pavyon kapatmış...
Ya da 1500 kişilik sinemayı kapatmış...
Yooo, bir cep sineması, zaten dolmuyor, o da sevgilisine jest olsun diye bütün biletleri almış.
* * *
Çok iyi hatırlıyoruz Melih Aşık’a “Bu çocuğa yazık olacak!” demiştik, çocuğu bir rahat bıraksalar.
Her gün bir haber, her gün bir fotoğraf ya da dedikodu, bir de sakatlık...
Genç adam, delikanlı adam, şöhreti kolay kolay kabul etmek kolay mı?
Herkesin her şeyi yazma hakkı var da Arda’nın cevap hakkı yok mu?
* * *
Diyeceksiniz, bu yolu yine bir milli maçta Emre Belezoğlu açtı.
Evet ama, nasıl açtı, fotoğrafa baksanıza, bir de Arda’nın nezaketine...
“Gör beni, bak nasıl oynuyorum, nasıl goller atıyorum, bunu yaz” demiş, ne var bunda...
Futbolcuda neşe, zekâ, espri yok mu?
Hiç unutmuyoruz, yedek kulübesinin gediklisi Fenerbahçeli Semih, gol atmış, sonra koşup kulübeye oturmuştu “Benim yerim burası!” dercesine...
Biraz şakadan anlayalım, biraz da sitemi hoş görelim.
Bunlar hayatın tadı, tuzu, biberi...