Arşivden...

Özel arşivimizi biraz tarayalım dedik, gereksiz şeyler varsa... Gereksiz lafı da boş, gereksiz; öyle olsa saklar mıydık?
Dönek miyiz biz?
Örnek, kimin olduğunu bilmediğimiz bir taşlama.
Her ne kadar yazanı da yazılanı da bizde varsa da emin değiliz, bakarız bir başkası çıkar “Ben yazmıştım!” der.
Onun için taşlamayı, hicvi olduğu gibi yazalım, kim yazmış belki ortaya çıkar:
4. Murat döneminde yazıldığı söyleniyor:
“Vây ol devlete kim ola mürebbisi ânın
Bir senin gibi deni, cehl-i mücessem a köpek
Ne güne kaldı meded devlet-i âl-i osman
Hey yazık hey ne musibet bu ne mâtem a köpek
Kim yazmış, kime yazmış belli değil.
4. Murat devrinde yazıldığına göre, demek o günlerde böyle adamlar varmış, adam denilirse...
***
Bu da Atatürk’e laf edenlere...
Yazan kim?
Bizim arşive güvenmiyoruz, üstelik bazı yerlerde kâğıtlar sararmış, okunmuyor:
“Rakı, şarap içersem sana ne?” diye başlıyor:
“Rakı, şarap içersem sana ne,
Yoksa sana bir zararı, içerim.
İkimiz de çıksak kıldan köprüye,
Ben dürüst isem sarhoş iken de geçerim...
Esir iken mümkün müdür icazet?
Yatıp kalkıp Atatürk’e dua et,
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dinden de soğuyacak bu millet”
Bitmedi, devamı var, okumaya çalışıyoruz, bakalım kalan mısralardan ne çıkacak?
***
Son günlerde diktatörlük tartışması var.
Galiba bir Azeri atasözü:
“Zulüm ile âbad olanın, âhiri berbat olur.”
***
Herkesin babası, değerlidir.
Ya bir başkasının oğlu için söyledikleri?..
“En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu.
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!”
***
Bilenler bilmeyenlere söylesin, Can Yücel’indir bu şiir...
Deniz Gezmiş’i de çabuk unuttunuz?
Can Yücel’in “aşk olsun” dediği...
Evet, bizim arşivde bir şeyler var...