Aruz yanlışları...

BİR okur telefon etti; hüzünlü bir ses, ricası vardı, “Eşini kaybedeli birkaç ay olmuştu”. Biz ondan daha kıdemliydik, iki yılı doldurmaya az kalmıştı, başsağlığı dileyip, birbirimizi teselli ettik.
Okurumuz, eşinin mezar taşına Yahya Kemal’in ünlü beytini yazmak istiyordu, “Ölmek kaderde var...” diye başlayan beyit...
Değişik yerlerde, değişik beyitler bulmuştu, acaba hangisi doğruydu?
Bizim de ezbere bildiğimiz vardı ama, ya bizimki de yanlışsa...
Birkaç gün izin istedik...
* * *
ÖMER Asım Aksoy’un “Dil Yanlışları” kitabının “Aruz yanlışları” bölümünde beytin doğrusunu bulduk... (x)
Okurumuz haklı, Yahya Kemal’in ölümünden sonra yayımlanan yazıların dokuzunda bu beyit değişik biçimde yer almış...
“Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin
Buna bir çare yok mudur ya Rabbül’alemin” biri böyle yazmış, bir başkası biraz değiştirmiş:
“Ölmek kaderde var yaşayıp köhnemek ne hazin
Buna bir çare yok mudur ya Rabbül’alemin.”
Üçüncüsü “Ölmek kaderde var”ı beğenmemiş:
“Ölmek acıdır, yaşayıp köhnemek ne hazin
Buna bir çare yok mudur ey Rabbel-alemin”
Birkaç tane daha değişiklik var...
* * *
ÖMER Asım Aksoy, “Kiminin hem birinci, hem ikinci, kiminin yalnız ikinci dizeleri yanlış” diyor.
Doğrusu şu:
“Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin
Bir çare yok mudur buna ya Rabbe’l alemin.”
* * *
MEĞER daha ne yanlışlar var...
Özellikle aruz vezninden gelen yanlışlar.
Meyhaneler için söylenen, Nedim’in bir beyti:
“Mukassi (kasvetli) görünür meyhane taşradan ama
Bir başka ferah, başka letafet var içinde.”
Yanlış, birinci dizede hata var:
“Meyhane mukassi görünür taşradan amma
Bir başka ferah, başka letafet var içinde...”
* * *
DİYECEKSİNİZ “Sen de nelerle uğraşıyorsun, aruz mu kaldı?”
TRT dışında “Hakkâri” diyen spiker mi var, dahi anlamına gelen “de, da”
ekini ayıran yazar mı?
——————-
(x) TDK Yayınları, 1980