Asmalı mı, kapamalı mı?

Başından beri hep söylemişizdir, Fenerbahçe’nin kaptanı Emre Belözoğlu’nun saha içinde, maç içinde, maç sonunda yaptıklarını onaylamayız.
Tamam, bu çocuğun fırtınalı bir spor hayatı olmuş.
Çok genç yaşta şöhret olmuş ve de çok kişinin inanmayacağı bir hali ortaya çıkmıştır.
Emre çocukluğundan beri Fenerbahçelidir.
Ama Fenerbahçeli olması onun Galatasaray’da oynamasına engel olmamıştır.
Eğer kaynağımız sağlam olmasaydı buna inanmazdık.
Söyleyen Galatasaray’dan takım arkadaşı Hasan Şaş’tır.
Bu kadar yükü bu genç çocuğun kaldırması güçtür.
Güç ama ha bire de motor tekliyor, arıza yapıyor.
Giderek daha da çoğaldı...
Onun bu halini sakinleştirmek yöneticilere düşerdi.
Mesela yurtdışında oynarken de zenci futbolculara takmış, adı bir ara adı ırkçıya bile çıkmıştır.
En son Fenerbahçe’nin başına gelenleri biliyorsunuz.
Otobüse silahlı saldırıya, Emre’yi, kaleci Volkan’ı da eklediler.
Baktılar ki yatıştıracak kimse yok, fırsat bu fırsat, Emre ve Volkan aleyhinde tezahürat.
Birilerinin bu işe yatıştırıcı bir el koyması lazım.
Spor dünyasında sadece Emre ile Volkan yok ya...
***
Geçen gün yıllardan beri hiç üslubunu, tarzını değiştirmeyen Mehmet Şeyho’nun programında bir haber vardı.
Gençlerbirliği’nin tarihi kadim başkanına, kim sormuş niye sormuş, ama nedense bu sezon kendi takımını beğenmediğini yani Gençlerbirliği’nden şikâyetçi olduğunu söylemiş, bir de ekleme yapmış:
“Bundan sonra da bu takımın iyi olacağını sanmıyorum.”
Meğer oyun içinde oyun oynanıyormuş.
İlhan Cavcav şampiyonluğa oynayan Galatasaray’a “kıyak” yapıyormuş.
Veyahut da bu işlerden anlayanlar için, bu değerlendirmen ince tezgâhlarda dokunmuş bir haber sızdırmaymış.
Bu işlerden anlayanlar öyle şeyler söylüyorlar ki...
Yani Galatasaray’a selam!
Bizim Gençlerbirliği kötü oynuyor, bundan sonra da iyi oynayamayacak, ben de bunu duyurmak istiyorum.
Ne kadar iyi niyet değil mi?
Sırada Galatasaray’ın şampiyonluğu olmasa...