Atatürk’ün Samsun’a çağırdığı sultan...

ATATÜRK’ün özel hayatı yok mudur? Kimin yoktur ki!
Yazılmaz mı?
Edep ölçüsünü elden kaçırmadıkça elbette yazılır.
Bu “10 Kasım”da, en çok konuşulanlardan biri de Atatürk’ün özel hayatıydı.
“Kemirgenler” Atatürk’ü kemirmek için özel hayata saldırdılar, bazıları Mustafa Kemal Paşa’nın “saray damadı” olmak istediğini, olamayınca da, Hanedan’a düşman kesildiğini ima edecek kadar acınacak bir görüntü verdiler.
* * *
ALEV Coşkun, Atatürk’ün Samsun’a çıkmadan önceki “6 Ay”ını anlatır, az bilinen yanlarıyla “işgal, hüzün ve hazırlık” bölümleriyle...(Cumhuriyet Kitapları)
Neyin hazırlığı?
Samsun’a çıkmanın...
* * *
ATATÜRK’ün saraydan bir sultan hanımla evlenme eğilimi gizli olsa da vardır, hele Enver Paşa’nın Naciye Sultan’la evlenmesinden sonra...
İlk teklif, saraydan gelir, Padişah Vahdettin’in yeğenlerinden Münibe Hanım, Mustafa Kemal Paşa’nın yakın dostu bir aileye bu teklifi götürür. Padişah, kızı Sabiha Sultan’ı, Atatürk’le evlendirmek istemektedir.
Aile, bu teklifi Mustafa Kemal Paşa’ya iletir, Paşa da en yakın dostu Dr. Rasim Ferit Talay’a sorar. Doktor, Paşa’ya şöyle der:
“Ben sizi iyi tanımasam, iki ay içinde herhangi bir kadından bıkarsın. Üstelik bir sultanla evlilik hayatı sana ağır gelecek, merasime tabidir. Onun yanına gidebilmek, yatağına girebilmek için izin istemelisin ya da onun davetini beklemelisin. Eğer bir sultanla evlenirsen, yerdiğin Enver Paşa’ya benzersin.”
Hele son itiraz vardır ki:
“Eğer bir sultanla evlenirsen, yerdiğin Enver Paşa’ya benzersin!”
Bu teklifi böyle kalır, bu defa Mustafa Kemal Paşa, yine hanedandan bir sultanla tanışır: Mevhibe Celalettin Sultan.
Bu sultanın bir özelliği, saraya hiç girmemesidir, aile saray dışında oturur.
Niçin?
* * *
BU sultanın dedesi Mahmut Celalettin Paşa, Mithat Paşa’nın dava arkadaşıdır, o da Taif zindanında boğularak öldürülmüştür.
Boğdurulan paşanın eşi Cemile Sultan, padişah Abdülhamid’in kız kardeşiydi, ölünceye kadar kocasını boğduran padişahın oturduğu saraya ayak basmaz, kardeşi Vahdettin de padişah olunca, bu kararını değiştirmez.
İşte, Mutafa Kemal Paşa’nın tanıştığı Mevhibe Celalettin Sultan, boğdurulan Mahmut Celalettin Paşa’nın ve Cemile Sultan’ın torunuydu. Anneannesi saraya girmediği gibi, onlar da saraya girmezlerdi.
* * *
BİR akşam Şişli’de, Carlo Apartmanı’nda davet vardı.
Mevhibe Celalettin Sultan ile Mustafa Kemal Paşa burada tanıştılar, samimi oldular, davetlerden sonra birbirlerinin evine kahve içmeye, içki içmeye gidecek kadar...
Bir gün Mustafa Kemal Paşa’nın yaveri Cevat Abbas, Mevhibe Celalettin Sultan’a haberi verdi:
“Paşam, Anadolu’ya geçiyor!”
Haber devam etti:
“Acaba, hanım sultan da Anadolu’ya geçmek ister mi?”
“Hayır!“
Mustafa Kemal Paşa’nın teklifi de “Hayır”ı değiştirmedi.
Mustafa Kemal Paşa, cumhuriyeti ilan ettikten sonra İstanbul’a geldiğinde Mevhibe Celalettin Sultan, Denizcilik Liman İdaresi’nde ve Osmanlı Bankası’nda santral memuresi olarak çalışıyordu.
Kimse farkında değildi...
Zaten gazetelerin o tarihte “magazin” sayfaları da yoktu, kimsenin de haddine düşmemişti “Atatürk’ün son sevgilisi alo diyor” diye yazmaya...