“Babıali” ve Alpay Kabacalı

Kenan Akın 25 yıldır “Babıali”yi çıkarır.
Meslekle ilgili haberleri, görüşleri yayınlayan dergiyi çıkarmasının ne demek olduğunu bilenler bilir; eşinin emeği göz ardı edilemez, yardımı esirgenemez ama yine de beş yıldır dergi yayınlamanın güçlüğünü bilen bilir.
Kenan Akın’ın uzmanlık alanı Ortadoğu ve Arap devletleridir, uçan kuştan haberi vardır. Zaten şimdi lakabının yazarsak bizi de “ırkçılık”la suçlayabilirler.
***
Kenan Akın hesabını bilir, etliye sütlüye pek karışmaz.
***
Bu sayıya “ödül sayısı” diyebilirsiniz.
Ne kadar çok ödülümüz varmış.
Başında da söyledik, Kenan Akın’ın uzmanlık alanı Arap dünyasıdır.
***
Uzun yıllar Milliyet’te Genel Yayın Yönetmenliği yapan, şimdi yazar meslektaşı Doğan Heper onun için şöyle der:
“Bölge kaynıyor, ‘kardeş Suriye’ idi, ‘kardeş Türkiye’ idi. Nereden nereye geldik. Kardeşliğimiz devam ediyor ama ‘düşman kardeşlik’.
Ve bu ilişkiler tarihini öğrenmek istiyorsak Kenan Akın arkadaşımızın ‘Ortadoğu’nun Kara Kutusu’ kitabını okumamız lazım.
‘Ortadoğu’nun anahtar ülkesi Suriye’ demek için Kenan Akın günlerce Şam’da kalmış.
O günlerde Suriye içişleri bakanının “Türkiye ile anlaşmak zorundayız” dediğini de Kenan’dan öğreniyoruz.
Yalnız Suriye mi?
Hayır.
Tüm Ortadoğu’da olanları öğrenmek için Kenan Akın’ın bu kitabı okunmalı.”
***
Unvanlar sağa sola dağıtılıyor, sıfat ekleniyor, bunlardan biri de “araştırmacı gazeteci”. İyi güzel de neyi araştırmış?
Güzel de hangi olayı bulmuş?
Hangi güvenilir kaynağa inmiş?
Alpay Kabacalı, gerçek araştırmacıydı, sessiz sakin...
Neyse ki “Babıali” Alpay Kabacalı’nın ölüm haberini iki satır vermiş de...
“Alpay Kabacalı 1942 yılında Antalya’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki öğrenimi sırasında çeşitli gazete ve dergilerde çalıştı. 1966-68’de Gerçekler Postası adlı siyaset ve kültür dergisini yayımladı (14 sayı). 1968-69’da Ant dergisinde Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. Bu dergide yayımlanan bir yazıdan dolayı 12 Mart döneminde 11 ay cezaevinde kaldı (1972-73). Daha sonra yayınevlerinde ve haber ajanslarında redaktörlük ve yöneticilik yaptı. Yeni Ortam ve Cumhuriyet gazetelerinde yazdı. Milliyet Sanat, Sanat Olayı, Yeni Gündem dergilerinin yazı işleri müdürlüğünde bulundu. 12 Eylül döneminde Türkiye yazarlar sendikası davasında yargılandı, aklandı. Tazminat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi ile Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi yayın kurullarında yer aldı. Cumhuriyet gazetesinde yazıları, yazı dizileri ve kültür insanlarıyla yaptığı röportajlar yayımlandı. Uzun yıllar Türkiye PEN’in (1999-2008) arasında kurucusu olduğu Bilgi Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nde (BESAM) altmış dolayında kitabı yayımlandı. Bunlardan bazıları: ‘Türk Yayın Tarihi’, ‘Türkiye’de Basın Sansürü’, ‘Türk Basınında Demokrasi’, ‘Türkiye’de Matbaa Basın ve Yayın’, ‘Ahmet İhsan Tokgöz: Matbuat Hatıralarım’, ‘Kanuni Sultan Süleyman’, ‘Türkiye’de Siyasal Cinayetler’ ve ‘Bilinmeyen Yönleriyle Cumhuriyet Tarihi’”.
Alpay Kabacalı’nın bu yaptıklarından çoğumuzun haberi yoktu.
Çünkü Alpay Kabacalı “bir garip öldü” denilenlerdendi.
Allah rahmet eylesin...