Başbakan dinleseydi...

BİR halk deyimidir, “Sultan Süleyman’a kalmadı dünya...” derler.   Ya da padişahı uyarırlar:
“Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var!” diye.
“Anamızı ağlattın!” diyen üreticiye “Al ananı git!” diyen...
Uzmanlık alanında konuşan emekli subaya “Bunlar böyledir!” tavrıyla “Otur oturduğun yerde, kes sesini sana ne!” üslubuyla azarlayan...
Devletin bunca yıllık “Hariciyeci”lerini “Monşerler” diye hafife alan Tayyip Erdoğan, gün gelir, bu söylediklerinin özeleştirisini yapar, belki de hata yaptığını anlar.
* * *
KEŞKE, Suriye sınırındaki mayınlı araziyi, temizlik karşılığı yabancı firmalara yarım yüzyıl vermek istemesine karşı çıkanları da, onlara bağırıp çağıracağına, şöyle bir dinleseydi.
* * *
MESELA Onur Öymen, Danıştay kararını özetliyor, “Bir toprağı mayından temizleme işiyle, o toprağı tarımsal alanda kullanmak işinin aynı firmaya verilmesi hukuka aykırıdır” diyordu.
Mesela Onur Öymen, “Bu toprağın İsrail firmasına verileceğini nereden çıkarıyorsunuz?” diyenlere, “Bu konuda açtığınız, sonra iptal ettiğiniz iki ihale var, bakın bakalım bu ihalelere kimler katılmış? Üç teklif gelmiş, ikisi de İsrail firmasından. Şimdi bize İsrail’i nereden çıkarıyorsunuz?” diye soruyorsunuz. İşte buradan çıkarıyoruz, icat etmedik!“ diyordu.
Onur Öymen, bu yıl 33 ülkede mayın temizliği için, Birleşmiş Milletler fonunda 459 milyon dolar olduğunu belirtiyor, “33 ülke için 459 milyon dolar, Suriye sınırındaki arazi için 1.4 milyar dolar” diyerek karşılaştırma da yapıyordu.
Onur Öymen, Başbakan’a eski yardımcısı Abdülatif Şener’in bir sözünü de hatırlatıyordu:
“Bu, adrese teslim ihaledir!”
* * *
ONUR Öymen, Başbakan’ın “Efendim, bunlar ihale yapmasını bilmezler” deyişini de cevaplıyor:
“Doğrusunu isterseniz, Sayın Başbakan doğru söylüyor. Biz mesela hükümetin yaptığı gibi SEKA ihalesini yapmayı beceremeyiz. Onların 52.2 milyon dolar fiyat biçilen bir tesisi 1 milyon dolara ihale etmesini biz beceremeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi bunu yapamaz. Sonra mahkeme iptal etmiş bu ihaleyi.
Başka ne yapamayız?
Mesela Tekel’in içki bölümünün özelleştirmesini hükümetin yaptığı gibi yapamayız. Değeri 900 milyon olarak tespit edilen bir tesisi 292 milyon dolara ihale edemeyiz. Onu da mahkeme iptal etmiş. Başka ne yapamayız? TÜPRAŞ’ı sizin yaptığınız gibi ihale edemeyiz.”
* * *
LAFIN kısası, eğer Başbakan muhalefetin dediklerini dinlemiş olsaydı, belki biraz sakinleşir, sinirlerine hâkim olur, “Bize kim Adalet ve Kalkınma Partisi demeyip AKP derse edepsizlik yapar!” gibi laflar etmezdi.
Kusura bakmayın ama biz de az haddini bilmeyenlerdeniz hani!
Bir denk düşerse “Koydum mu oturturum!” demek istidadında olan siyasi üsluba önerdiklerimize baksanıza...