Bazı haberler...

Bu işe kırk küsür yılını versen de, seksen yılı geride bıraksan da, bazen öyle bir konuyla karşılaşırsın ki şaşırıp kalırsın, “kim haklı?” diye...
Hani Nasreddin Hoca’ya bir şey sormuşlar:
“Sen haklısın!” demiş...
Karşısındaki sormuş, ona da aynı cevap:
“Sen haklısın!”
Onları dinleyen üçüncü itiraz etmiş:
“Hocam bu nasıl iş, her ikisine de haklısın dedin?..”
Nasreddin Hoca başını sallamış:
“Sen de haklısın!”
* * *
Geçen gün bir okur sorguya çekti:
“Tecavüz haberleri için ne diyorsun? Hemen her gün birkaç tane var. Hele çocuklara taciz ve tecavüz...”
* * *
Ne demek istediğini anladık.
En kestirmesi “Bu haberleri niye yayımlıyorsunuz?” diye özetlenebilir.
Belli ki yayımlanmasından yana değil.
“Peki, ne yapalım? Yazı işleri sorumluları sansür mü, bu haberlere yasak mı koysunlar?”
* * *
Hayır, yasaktan yana değil, ama böyle yayından da hiç değil!
Peki, ne yapmalı?
Ölçüyü kaçırmamak gerek.
Nedir ölçü?
Okurdan gelen tepki...
Okur, ölçünün kaçtığını sandığı bazı haberlere öyle tepki
gösteriyor ki...
* * *
Yaşayanlar bilirler.
Konuştukça konunun ayrıntılarına girdik...
Okurumuz: “Siz bu haberlerle spora da büyük kötülük yapıyorsunuz?”
Hoppala! Konu ne, biz ne okuyoruz, sporun ne işi var?
Nereden çıktı spor?
Bu haberler sporcuları üzüyormuş...
Neden?
Bu haberleri okuduktan sonra bazıları kızlarını spora gönderirler mi?
“Ne demek istiyorsunuz?” diye sorduk.
“Ben diyeceğimi dedim, gerisini sen düşün!”
Acaba, bu haberler yüzünden kızlarını spora göndermek istemeyen olur mu?
Gelin de cevap verin!
Bize göre saçma bir soru da lakin burası Türkiye!