Beşiktaş'ın ilk meydanı...

Olaylar ve insanlar "Yıkıma karşı olanlar.Yıkımdan yana olanlar."Biz "yıkımdan yana" olanlardandık; lakin yıkımdaki hukuk dışı davranışlara, "Ben yıktım oldu!" kafasına da karşıydık.* * *BUGÜN itiraf etmeliyiz ki, eğer o yıkımlar olmasaydı, bugün İstanbul ne haldeydi, bunu da düşünmemiz gerekir.Unkapanı'ndan Eyüp'e kadar Haliç, Tarlabaşı Caddesi, Perşembe Pazarı, Eminönü Meydanı ne haldeydi?Bugün, trafikten bunalıp "Bu şehirde yaşanmaz!" diyenler acaba yıkımlar yapılmasaydı, bugün ne derlerdi?İşte o günlerden kalan bir sözü hiç unutmadık, galiba Çetin Altan söylemişti, "Bu İstanbul, yıkıldıkça güzelleşiyor!" demişti.* * *BEŞİKTAŞ'ın yeni meydanını gördükçe bu sözü hatırladık.Neydi oranın hali?Barbaros Meydanı'na çıkarken, sağda 96 baraka, dükkân, market, ucunda da minare boyu bir anıt!Beşiktaş Belediyesi, bürokratik ölçülere göre, "Göz açıp kapayıncaya kadar orayı temizledi"; ne baraka kaldı, ne büfe, ne market, tertemiz 7000 metrekare bir alan çıktı meydana.Osmanlı şehircilik anlayışında öyle meydanlara fazla yer verilmez, koskoca payitaht İstanbul'un bile yaygın bilinen iki meydanı vardır; Taksim ve Beyazıt meydanları...Oysa meydanlar şehirlerin kalbidir, şehirlinin kalbi oralarda atar, cıvıl cıvıl yerlerdir, halk neşesini, üzüntüsünü, coşkusunu, tepkisini, hiddetini meydanlarda ortaya döker, kim bilir, Osmanlı Sarayı da böyle şeylerden hoşnut olmadığı için meydanları teşvik etmemiştir.* * *BİZ yetmiş yıldan beri Beşiktaş'ı biliriz, hem Kabataş'ta okuduk, Beşiktaş'ta büyüdük. Okuldan kaçıp gittiğimiz ilk sinema Beşiktaş'taki "Suat Park" sinemasıdır. Fenerbahçeli olmamıza rağmen Beşiktaş'ın, Çırağan Sarayı avlusundan bozma, Şeref Stadı unutulmaz anılarla doludur.* * *EVET, Beşiktaş'ta meydan yoktur, ilk meydan ya da meydancık Barbaros Anıtı'nın önündeki yerdir. Anıtın etrafını açmak için 1944 yılında çevre temizlenmiş, yıkılmış istimlak edilmiştir.Değerli hocamız Aydın Aybay 1944 yılında açılan bu anıt için şöyle yazar:"Anıt konusu sadece heykeli yapıp bugün de bulunduğu yere oturtmaktan ibaret değildi. Önce, kalyon görünümde oldukça büyük bir mermer benzeri kaideye oturan yontu için, çevrede genişçe bir alana ihtiyaç vardı.Tramvay yolundan aşağıya, deniz kenarına kadar uzanan alan birçok yapı ve açık hava işyerleriyle doluydu. Bunlar temizlenmezse, anıt aralarında kaybolurdu. Denize en yakın yerde mavna ve kum kayıklarıyla getirilen çuvallarla mangal kömürü yığılıydı. Ayrıca iskele tarafında (Beşiktaş vapur iskelesi) bir de açıkhava saman depoları vardı. Mangal kömürü, özellikle evlerde yemek pişirme işinde kullanılan başlıca ısıtma malzemesiydi. Samanlar ise, yine o zamanlar nakliyatın çoğunu yapan at arabalarını çeken hayvanların temel gıdası idi." (x)* * *EVET, Beşiktaş tarihindeki ilk meydana kavuştu; Aydın Aybay da anlatır, Beşiktaş'ta tören yapılacak meydan yoktu, Cumhuriyet Bayramı töreni Akaretler'den yukarı çıkarken genişleyen Spor Caddesi ile Şair Nedim Caddesi'nin çatalında küçücük yerde yapılırdı, burası Beşiktaş Halkevi'nin de önüydü.Dahası var...Halkevleri CHP'den alındıktan sonra, bu bina "CHP Beşiktaş İlçe Merkezi" olmuş ve İsmet Paşa ilk kez "Ortanın solu" deyimini burada toplanan Parti Meclisi'nde söylemiştir.* * *İLERİDE Beşiktaş'ın tarihini yazanlar "İlk meydan CHP'li Belediye Başkanı İsmail Ünal zamanında açılmıştır" diyeceklerdir.Ve inşallah bu cümlenin sonu da " Maalesef, işportacılara, seyyar satıcılara ya da baraka esnafına kaptırılmıştır" diye bitmez. DALAN'ın "Yıkım Günleri"ydi; Haliç, Unkapanı, Tarlabaşı çatır çatır yıkılıyordu, tabii kıyamet de kopuyordu, her olayda olduğu gibi, ikiye ayrılmıştık: h.pulur@milliyet.com.tr (x) Beşiktaş'ta Savaş Yılları, Çelik Gülersoy Vakfı Yayını.