Beşiktaşlı olmak suç mu!

Hani bir laf vardır: “Öküzün altında buzağı arıyor” derler.
Beşiktaş’ın başına gelenleri gördükçe, insanın böyle diyesi geliyor.
Nedir bu Beşiktaş’ın başına gelen...
Diyeceksiniz ki:
“Sana ne?”
Kimse böyle dememeli, ki biz hiç dememeliyiz.
***
Evet, Fenerbahçeliyiz, kayıtlı kuyutlu Fenerbahçeli...
Beşiktaş’ta doğmuş, belirli bir yaşa kadar Beşiktaş’ta büyümüşüz, nüfus kağıdımız ortada. Sonra Beşiktaş’tan taşınmışız ama taraftarı olduğumuz takım hep Fenerbahçe olmuş, Beşiktaş’la ilgimiz, sevgimiz hiç kesilmemiş, arkadaşlıklarımız sürüp gitmiş, liseyi, Kabataş’ta yatılı okumuşuz. Beşiktaş’a ikinci dönüşümüz ise delikanlılık çağımız...
“Baba Hakkı”yı, “Çengel Hüseyin”i, “Santrafor Kemal”i seyretmişiz, ileri yaşlarda “Beşiktaşlı Şükrü”yle arkadaş olmuşuz. Beşiktaş Atletizm Takımı Kaptanı Dr. Tolun Tosun’la, Prof. Turgay Atasü’yle birlikte olmuşuz, saymakla bitmez.
Hele, çarşı esnafıyla yarenlik. Balıkçı “Ahmet, Yunus kardeşleri” unutabilir miyiz ya da Turgut’u?
***
Diyeceksiniz, başka işimiz yok, senin “Beşiktaş’a bağlılığı“nı mı dinleyeceğiz?
Biraz dinleyin!
Bu takıma, Türkiye’nin en eski futbol spor kulübüne karşı sanki bir saldırı var...
Niçin, neden?
Ceza üstüne ceza, olay üstüne olay...
***
Son olaya bakın...
Kasımpaşalı bir oyuncu, eline gelen ikinci topu dışarıya atacağına, Beşiktaş’ın golcüsünün üzerine atıyor, hakemin ne yapması gerek?
Oyunu durdurup Kasımpaşalıya ceza vermesi. Hayır, o sırada Kasımpaşa tribününden biri koşup geliyor, Beşiktaş’ın en iyi oyuncusu Portekizlinin üzerine saldırıyor. Beşiktaş’ın Portekizli iki oyuncusu, hem vatandaşları hem takım arkadaşlarına saldıran adamı tekmeliyorlar. Hakem ikisine de kırmızı kart gösteriyor.
Elbette futbolda tekme atılmaz.
***
Üstelik karışık bir adam Batman taraftarı, Bursa formalı, Kasımpaşa tribününden atlayıp, geliyor. Kart görenler kim? Portekizli yani adamın saldırdığı Portekizli, kırmızı kart görenler de Portekizli...
Diyelim üç Türk, yabancı bir ülkede oynuyor, bir arkadaşının başına böyle bir olay geliyor.
***
Tamam, tekme atmak suç, kırmızı kart!
Bilelim ki, insanların duygusu vardır.
Evet, başa dönelim!
Yoksa, bazıları “Gezi Olayları”nın ve Çarşı grubunun cezasını mı çektiriyorlar?
Olacak şey değil ama, insanları, öküzün altında buzağı aramaya gönderiyorlar...
Bu kadarı da olmaz!
Tamam, hukuk var, kanun var, yönetmelik var ama “toplum vicdanı” da var.