Beterin beteri var, tesellisi...

Olaylar ve insanlar O da onlara "Bizler, cumhuriyetin ilk kuşağı, cumhuriyetin 55. yılını böyle mi kutlayacak, böyle mi yaşayacak ve yaşatacağız?" diyordu.Bazıları ne demek istediğini anlıyor, bazıları anlamazlığa veriyor, bazıları da "Ne var, ne oluyor?" diye denizde yaşayan balığın, denizi bilmeyişine benziyorlardı.Daha ne olsun?Garip bir hükümet, malum lider, seyirci bir parlamento, çökmüş ekonomi akan kan, hırsızlığın kural haline geldiği bir toplum.* * *GÜNLER böyle geçti, ha bugün, ha yarın derken, yolun sonunu gördü, ülkesine hizmet etmeliydi, nasıl ve nerede?Türkiye dışında uluslararası bir örgütte...Mensup olduğu partinin genel başkanı, herhalde, onun bu kararından memnundu, Başbakan ise karşı partidendi. "Senatör"ün isteğini kabul etti.* * *UÇAĞA bindiği zaman, kendisini altı yıllık "politika tüneli"nden çıkmış sayıyordu."Altı yılda yirmi yıllık tecrübe edinmiş, siyaset ve devlet hayatını içerden tanımıştım" diyordu:"Koca Osmanlı İmparatorluğu'nu yaratan lider ve kadrolardan nereye gelmiştik? Bu kadar büyük tarihi tecrübesi bulunan bir devlet böyle idare edilmemeliydi, edilemezdi. Zihinlerden, ufuklardan, koltuklardan büyük silinmiş, küçük yerleştirilmiş, hâkim kılınmıştı. Milli menfaat fert ve grup menfaati karşısında gerilemiş, ekonomik sosyal dengesizlikler daha da bozulmuş, milli harcın içine eritici kimyevi maddeler atılmış, genç nesiller mefkuresiz bırakılmış, sosyal bünyede derin yaralar açılmıştı."* * *SİYASETE veda eden siyasetçinin 30 yıl önceki gözlemi buydu:"Türkler kamplara ayrılmış, birbirini öldürüyor, bazıları kendi dış düşmanlarıyla işbirliğine itiliyordu. Türk devletinin yolu, Türklere kestirilmek isteniyordu. Bu tünelden, bu kaostan, karanlık içinde ümit ışığı..."Evet "bir ümit ışığı" yok muydu?Vardı, 30 yıl önce politikayı bırakıp yurtdışına göreve giden "senatör"ün de umudu vardı:"Ümit ışığı Anadolu insanıydı, çok şey kaybettiğim siyasi hayatta bu insanı tanımış, büyüklüğünü yakından görmüştüm."Evet ama, bir "muammayı" da çözememişti:"Çözemediğim muamma, Ankara'daki küçük kadroların bu büyük insana nasıl baş olmak isteğiydi." * * *SENATÖR, 30 yıl önce politikaya bu satırlarla veda ederken noktayı şöyle koyuyordu."Samimi temennim, altı sene, on sene sonra yeniden yazdığımda burada naklettiğim elem verici manzaraların tekrarını görmemektir."* * *EVET, eski dost Sayın Kâmran İnan...Mal, affedersiniz, memleket meydanda. "Manzarayı umumiye"yi nasıl görmektesiniz?Otuz yıl önce gördüklerinizden daha beteri?Otuz yıl önce tespit edip yazdıklarınızla karşılaştırırsanız...Beterin beteri var deyimi tek tesellimiz.Maalesef sizin temenniniz tutmadı. h.pulur@milliyet.com.tr 30 yıl önce "siyaset defteri"ni kapamak üzere olduğunu söylediği zaman, eş dost, arkadaşları "Niye?" diyorlardı.