Beykoz kunduraları ve “TOKİ”

Bir soru? Beykoz Kundurası ile “TOKİ” arasında ne benzerlik vardır ya da ne fark vardır.
Diyeceksiniz ki, “Sıcak senin başına vurmuş, kundura ile TOKİ gibi yarı resmi yapı firması arasında ne ilişki olabilir ki?”
* * *
Hiç olmaz olur mu?
Milliyet, Çağlayan’a taşındığından önce biz her gün yol boyunca “TOKİ” bloklarını seyrederdik ve kendi kendimize söylenirdik:
“Bu bloklar bizim gençliğimizin Beykoz Kunduralarına benziyor. Yoksul, orta halli, dar gelirli ailelerin erkekleri Beykoz fabrikasının yaptığı ayakkabıları giyerler, hem ucuz hem sağlam. Oysa piyasada ‘fantezi’ ayakkabılar vardır, hem görünüşü güzel, hem kalıpları zarif, hepimiz o ayakkabıları hayal ederdik, babalarımız ise Beykoz Kunduralarının faziletlerini anlatırlardı:
‘Hem ucuz hem sağlam!’”
* * *
Birkaç ay öncesine kadar TOKİ bloklarının önünden geçerken, bunları da, Beykoz Kunduralarına benzetirdik. Gazetelerde çarşaf çarşaf ilanları çıkan lüks konutların fotoğraflarına, çizimlerine benzemiyordu ama içimizden de söylenirdik:
“Evet, bir estetiği görünmüyor ama mutlaka sağlamdır, iyi malzeme kullanılmıştır, temelleri sağlam zemine oturtulmuştur.
Varsın, estetiği olmasın.
* * *
Meğer bizim benzettiğimiz Beykoz Kunduraları ile “TOKİ”nin ilgisi yokmuş...
* * *
Samsun’daki faciayı gördünüz. İki dere yatağının arasına “Kuzey Yıldızı” sitesini yerleştirmişler, sonuç ortada, beşi çocuk dokuz insan boğularak ölüyor.
İnsanlar, o bölgeyi iyi bilen kadınlar, hemen yargıya varıyorlar, zaten görünen köy kılavuz istemez ki!
O insanların söyledikleri ne kadar inandırıcı ise Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın söyledikleri tam tersi...
* * *
Sayın Bakan, felaketi haber alır almaz yaptığı açıklamada kendi hallerini bir daha seyretse ya!
Tam bir şaşkınlık, savunma hali...
Ne kolay savunma:
“Bizim inşaatlarda hata yoktur!”
Peki hata kimdedir?
İnşaat Mühendisleri Odası Saymanı Nevzat Ersan, bir atasözüyle özetleyivermiş:
“Tepeye ev yapma yel alır, dere yatağına ev yapma sel alır!”
Uzun lafa gerek yok!
Bakan “Bizim hatamız yok!” dediğine göre hata kimin?
Boksör ringe çıkmış, üçüncü raundun sonunda ağzı burnu kan içinde köşeye gelmiş:
“Hocam adam fena vuruyor!
Antrenör yatıştırmış
“Ama sen onun haline bak, adamı paçavraya çevirdin, dayan!”
Bir iki raunt sonra boksör köşeye dönmüş:
“Hocam, ben adama vururken, biri de bana fena vuruyor! O kim?”
Sayın Bakan da, hatamız yok dediğine göre!