Bu adamlar artık öldü!

Hayırdır inşallah! Birkaç gündür başımızda dolaşıp duruyor; bir de karşı evin çatısına baykuş konsa...
Peki nedir, ne oluyor?
Hani CHP’li olsak, başımıza bu seçim gibi bir felaket gelse anlayacağız.
***
Hem CHP’ye ne olmuş?
Allah her şeyin çaresini verir, bir Muharrem İnce çıkar, Yalova’yı pırıl pırıl eder.
Bazıları hemen münafıklığa başlıyor:
“Ulusalcılığın sonu budur.”
Bereket versin, AKP’deki “cemaat patlağını” onlara yükleyemediler.
***
Siyasette böyle patlama görülmedi, hani bir şarkı vardır, “bir gece ansızın gelebilirim!” der. AKP’nin başına gelenler buna uygun...
Meğer on bir yıldır koyunlarında besliyorlarmış, şimdi ayıldılar.
Meğer ipin ucu Pensilvanya’ya bağlıymış, Fethullah Hocaefendi şöyle bir çekti, gümbür gümbür!
***
Başımıza geleni anladık, meğer kimlerin başına neler gelmiş neler?
Başa gelen çekilir, çekecekler de...
“Star” gazetesi yazarı, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yakın ve eski arkadaşı Mustafa Karaalioğlu yazdı da anladık... (*)
“Laikçi Kemalistler, ulusalcılar, medya düzeni ömrünü tamamlamıştır.” Böyle diyor aziz Karaalioğlu...
Bakmayın onların ayakta kalışına, bitkisel hayata girmişlerdir.
O adamlar ölmüştür.
Ve hüküm maddesi:
“Her seçimde, her sosyal olayda, her siyasal krizde ve her uluslararası meselede bütün tahminleri yanlış çıkan, bütün analizleri ıskalayan ve bütün yönlendirmeleri isabetsizlikle neticelenen bir topluluğa medya denemez, yaptıkları işe de gazetecilik adı verilemez.
Milyonlarca insanı, gerçekte hiç olmamış haberlerle yanıltıp, sadece mesleki bencillikle onları hiç istemedikleri bir kavgaya sürüklemek gazetecilik değildir.”
***
Peki bu insanlar ne iş yapacaklar?
Marş marş CHP’ye...
CHP alır mı?
“Tabelaları kapıda kendileri bitkisel hayatta
Laikçi, Kemalist, ulusalcı, anti-muhafazakar, Ergenekoncu ve tek tipçi medya; yani geleneksel medya düzeni ömrünü tamamlamıştır. Rekabetsiz yıllardan gelen ekonomik güçleri ve aynı karakterdeki reklamveren tarafından sağlanan orantısız destek sayesinde ayakta kalmaya devam etmektedir ama mesleki olarak bitkisel hayata girmişlerdir.
Şimdiden sonra ülkenin en eski veyahut da en çok reklam alan medya kurumları olmak bir mana ifade etmez. Zira, ticari avantaj mesleki kaliteyi hiçbir şekilde garanti etmiyor.”
Bunlar bunlar, hele bunlar...
Ve dilinin altındaki bakla:
Bu adamlara kimler reklam veriyorlar, biz buradayız.
Anlaşıldı mı?
Düştü Vehbi’nin kerrakesi ya da takkesi.
(*) Haydi hayırlısı, “Tayyip Bey”in yakın ve eski arkadaşı olmak bazen hayra alamet değil!
Baksanıza İçişleri eski Bakanı İdris Naim Şahin’in başına gelenlere.