Bu da bir darbe

Darbelerin de tadı kaçtı. Eski darbeler serhat türküleri ile başlar, arkadan Hasan Mutlucan sahneye çıkar, bu arada “Mehter Marşı” çalınırdı. Her darbenin gürültülü kahramanı üniformalı olurdu.
Şimdi öyle mi?
***
Ortada “asker” yok!
Çünkü darbeleri sivil yerine resmi polisler devralmış.
Yakalayanlar onlar, gözaltına alınanlar onlar.
***
Hepsinin bellerinde dünkü amirlerinin kelepçeleri...
İçlerinden bazıları kahrederek, kimi hoşlanarak.
Bu neyin darbesi?
***
Hani “17 Aralık”ta hırsızlık, yolsuzlukları ortaya çıkmış, bakan çocukları yakalanmış, bir süre tutuklanmışlardı ya!
Televizyonda alt yazı kayıyor.
“Erdoğan başka alanlara da atlanmasından...” söz ediyor.
Bu ne demek?
İyi değil, tatsız!
Öyle hızlı bir milletiz ki ne kaçanı kovalıyoruz ne de kaçmayanı...
***
Ne oldu Gazze’ye? Başbakan ateş püskürüyordu, Dışişleri Bakanı’nın dramı? Mezopotamya savunuyor ama ne savunma...
Oysa Hamas başımızın tacıydı.
Belki de öyleydi.
Kıymetini bilemedik.
Bazıları da başımıza ne geldiyse Hamas yüzünden geldi diyor.
Ayıp, ayıp!
Mısır arabulucu oluyormuş.
Böyledir bu dünyanın halleri.
***
Halk türküsünü hatırlar mısınız?
“Alçaklara kar yağıyor, üşümedin mi?
Sen bu işin sonunu düşünmedin mi?”