Bugün susan yarın konuşamaz!..

Türk Ceza Kanunu'nun iki meşhur maddesi 159 ve 312 değiştiriliyor, kimine g"re bu, yeni baskı rejiminin gelişi, hükümete g"re de tam tersi, hürriyetler genişliyor.Konu, doğru dürüst tartışılmıyor bile...Birkaç gazete, birkaç yazar dışında herkes sus pus "Ko gitsin rahvan!" der gibi bir tavır içinde...Nerede muhalefet partileri, günün modası "sivil toplum "rgütleri" neredeler? "Hayvanlara "zgürlük!" için yürüyüş yapanlar, nutuklar atanlar ortada yok!* * *DšŞšNšN muhalefette CHP olacaktı da, - tabii bugünkü CHP değil - İsmet Paşa "g"kkubbeyi" kimin, kimlerin başına yıkarcasına nasıl karşı çıkardı? "Demokrat Parti" iktidarı, muhalefeti susturmak için, Tahkikat komisyonları kurduğu zaman, Meclis'te kürsüye fırlayan İsmet Paşa "Sizi ben bile kurtaramam" demişti, kurtaramadı da...Yine o d"nemde, birtakım baskı kanunları çıkarıldığı gün, rahmetli yazı işleri müdürümüz İhsan Ada' nın "Vatan" da çektiği sekiz sütun manşeti dün gibi hatırlıyoruz: "Karanlığa Doğru!" Bırakın İsmet Paşa d"nemini, onun tepkisini, Ecevit'li CHP muhalefeti bile, yeri yerinden oynatırdı.* * *ŞİMDİ diyecekler ki, halk geçim derdinde, para yok, iş yok halkın neyine 159. madde, ya da 312. madde!..B"yle bakınca doğru, ama aziz halkımız bilmeli ki, hükümeti eleştirmek suç sayılırsa, onlar "Bu ne biçim hükümet?" diye burnundan solusa bile, yazacak bir kalemi zor bulur.* * *TABİİ bu tepkisizliğin, teslimiyetçiliğin temelinde politikacıya olan "güvensizlik" de yatıyor.Parti hükümet ortağı, tasarı hükümet tasarısı, altında 9 bakanın imzası var, ileride, oradan buradan üç, beş oy kapacağım diye, imzasını reddediyor, tasarıya karşı çıkıyor.Halk bu politikacının nesine güvensin, nesine güvensin de tepki g"stersin!* * *YAVUZ Donat, Meclis Başkanı ™mer İzgi' ye sormuş: "Karadeniz fıkraları da yasaklanıyor mu?" Onu bilmeyiz, bilmeyiz ama, meşhur bir hükümet fıkrası vardır, belki, o da artık zor yazılır...Hani "geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer" devrinde memleketin birinde bir sarhoş, meyhaneyi "hükümet emri" diye erken kapatan polislere kızıp küfretmiş, yaka paça karakola g"türmüşler, yolda ayılmış, başına gelecekleri anlamış...Komiser, babacan bir adam, sormuş: "Bu ne halt etmiş?""Hükümete küfretti amirim!" Sarhoş hemen atılmış: "Ettim, ettim ama, ben bizim hükümete değil, Patagonya hükümetine küfrettim!" Komiser ş"yle bir doğrulmuş: "Ulan bana bak, ben otuz yıllık komserim, kime küfredileceğini bilirim!" Yaa, bir zamanlar, memleketin birinde b"yle hikayeler anlatılır, üstelik yazılırmış da... h.pulur@milliyet.com.tr TEK parti devrini hatırlamıyoruz ama, 1946'dan bu yana, "zgürlüklerle ilgili hiçbir taslağın, tasarının, bu kadar tepkisiz, "teslimiyetçilik" le karşılandığını hatırlamıyoruz.