“Bugün” televizyonu...

Televizyonların sabah programlarında; “haberler”, “yorumlar” ve “yorumcular” var. Hemen her sabah “günaydın” deriz ya, gerçekten günü aydınlatıyorlar, hiçbiri, gece tartışmalarındaki gibi insanın içini karartmıyor.
Üslup, mizah, taşlama; ne “battı bu memleket” diye feryat ediyorlar, ne de “batıyor!” diye...
Tek tek isimleri sıralayacak değiliz, gereği de yok, sabah yediden itibaren başlıyor, küçük, canlı telefon bağlantıları ile devam ediyorlar.
Hepsi bir yana, sabahın köründe evden, sıcak yatağından kalkıp, giyinip kuşanmak, çıkmak kolay mı?
İsmail Küçükkaya, İrfan Değirmenci, Seda Akgül ve İbrahim Sadri’yi kutlarız, saçmalamadıkları için...
***
Uzun süre “Akşam”ın genel yayın yönetmenliğini yapan İsmail Küçükkaya, şimdi FOX TV’de sabahları, yorumculuk yapıyor.
Bize göre hem sevimli, hem başarılı...
Lakin geçen gün öyle bir laf etti ki!
Yok yok ne gaf, ne de pot!
Ya ne yaptı?
Arada sırada günlük gazetelerden alıntı yapar, örnekler verir.
Şöyle dedi:
“Ben bir yazıya şöyle bir bakarım içindeki konulara önem veririm.”
Doğru olabilir de yanılmak olmaz mı?
Yazanın kim olduğu önemli değil mi?
Adam döneklikten sabıkalıysa ya da eskilerin deyimiyle alamet-i farikası “fırıldak” olmuşsa, hem de çıkar uğruna...
Yazıda iri iri laflar geçmişse, kıymet-i harbiyesi ne?
Ne dersiniz aziz genç meslektaşımız, bari siz ödüllendirmeyin, ne mal olduklarını bilin?
***
Televizyonların en yararlı ve ciddi bilgi yarışması programı Kenan Işık’ın sunduğu “Kim Milyoner Olmak İster?” programıdır.
Ali Şen programa katılmış, niye katılmış, hangi soruyu bilmemiş de Mehmet Barlas’ı yardıma çağırmış, o da bilememiş, Ali Şen kaybetmiş...
Hadi biraz Ali Şen’i ve Mehmet Barlas’ı kızdıralım:
“Hep böyle yapıyorsunuz, size ne bilgi yarışmasından...”
Ya Mehmet Barlas’ın bilemeyişi!
Ah aziz Mehmet Barlas ah, sana mı kaldı Ali Şen’e yardım etmek...
Üstelik bugünlerde “biz Tayyip Erdoğan’ı bırakmayız!” derken Ali Şen’i kurtarmak sana mı düştü?
Her çorbaya maydanoz.
***
Üç bakan gitti, çocukları içeride, daha ne olsun?
“Doksanlar” dizisinde “guçuk esnaf” Lütfü “Patlak Ali”ye her olaydan sonra der ki: “Dur bakalım işin sonunu bekle.”
Bizim de yapacağımız başka ne var ki?
***
Olayın patladığı ilk günden beri birkaç televizyonu sürekli izledik, “BUGÜN TV” bize göre en iyisiydi.
Gerçek gazetecilik yaptılar.
Yorumlar dışında...
Haberlere hiç yorum karıştırmadılar.
“Haber kutsal, yorum hür!” diye bir kural vardır da...