Cinsel saldırı şikâyete bağlıysa...

HÜKÜMETLER zam yaptıkları zaman, kamuoyunun dikkatini başka konulara çekmek için, değişik olaylar yaratırlar, halk bunlarla ilgilensin, zammı filan unutsun, diye...
Hatırlarız, rahmetli Menderes 1950’li yıllarda, ekonomik durum bozulunca, neredeyse Suriye ile savaş çıkaracaktı, ordu sınıra kaydırıldı.
Oysa bu hükümetin böyle şeylere ihtiyacı yok...
Terör ateşten top, herkesin kucağında; düşünün, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı bile “Gelme” diye tehdit edilebiliyor.
Oysa doğalgaza, elektriğe yapılan zam, sosyal düzeyi yıkacak kadar insafsız, lakin iletişim araçları gazete, radyo, televizyonlar terörden, “Hüseyin Üzmez”den, “Mustafa”dan yer bulurlarsa zamları ancak kenarından köşesinden tutabiliyorlar.
* * *
HAFTA sonu okurlarla, hem yüz yüze konuştuk, hem de yazıştık...
Bizi eleştiriyorlar, şunlara hiç değinmedin, diyorlar.
Hiç değinmez olur muyuz, hiç değinmez olur muyuz, değindik ama galiba siz atlamışsınız.
Bakın Cumhuriyet Bayramı’nda çıkan yazımızın sonunda, Atatürk ne diyordu:
“Gelecek kuşakların, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı günü ona hiç acımadan saldıranların başında cumhuriyetçiyim diyenlerin yer aldığını gördükleri zaman şaşacaklarını hiç sanmayınız. Tersine, Türkiye’nin aydın ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların gerçek inanışlarını irdeleyip saptamakta hiç güçlük çekmeyeceklerdir.”
* * *
GELELİM ikinci eleştirilerine...
“Hayasız adam” için yazdıklarımıza ya da yazmadıklarımıza...
Adam, küçük bir kızı taciz etmiş, tutuklanmış, Adli Tıp’tan bir rapor gelmiş, “Bu olay küçük kızın ruh halini etkilemez” diye, tahliye olmuş...
Burada durun, bundan sonrası çok daha vahim...
Adam televizyon televizyon dolaşıyor, neler söylüyor...
Öylesine vahim ki, tutuklanmadan önce çalıştığı gazete “Vakit” bile şöyle diyor:
“Hüseyin Üzmez’in, TV kanallarında, İslami ölçülerimize uymayan konuşmalarını tasvip etmemiz mümkün değildir!”
* * *
PEKİ biz daha önce niçin yazmadık?..
Türk toplumunun, sağcı, solcu, laik, dinci, liberal, Kemalist demeden böyle bir konuyu telin için birleşmesinin keyfini düşünsenize...
* * *
ŞİMDİ konunun aslına bakarsanız, Ceza Yasası’nda da bir tuhaflık var...
“Cinsel Saldırı” başlığı altında, 102. madde bakın ne diyor:
“Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
Dikkat edin, “Mağdurun şikâyeti” üzerine diyor.
Yani adam saldıracak, ancak siz şikâyetçi olursanız yargılanacak...
Adam saldırmışsa, olayın tanığı varsa, şikâyete gerek var mı?
Demek var...
* * *
KİMİ utancından, kimi korkusundan şikâyet etmez, şikâyet eden de tehditle, parayla şikâyetini geri alır, iş kapanır.
Siz istediğiniz kadar aksini söyleyin, Türkiye’de durum böyledir, kimi korkudan, utancından şikâyet etmez, edenlerin belki de çoğu şikâyetini geri alır.
* * *
BİR sorun daha var...
Evlenme yaşı 15, şimdi 14’e düşürmek istiyorlar.
Köy yerinde 15 yaşı geçen kızlara neredeyse evde kalmış derler. Kızın evde filan kaldığı yok, babası başlık parası peşinde, kızı bir an önce verecek, parayı alacak.
Ama şehir hayatında öyle mi? 15 yaşındaki kız daha çocuk, mahallede oyun peşinde, üstelik de okuyor, ortaokul bitmiş, ya da bitmemiş...
O kıza yazık değil mi, daha çocukluktan çıkmamış, kendi doğuracağı çocuğa bakacak...
Şimdi bazıları, koca koca laflar edip o kız da “Evlenmesin” diyecekler...
Siz nerede yaşıyorsunuz?

DİĞER YENİ YAZILAR