Darbe ve çocuk

Bizim arkadaşlardan biri, torununu göndermiş: “Git Hasan Amca’na sor, o bilir!”
Çocuk geldi:
“Amca, kaç gündür bir darbe lafıdır gidiyor. En son Mısır’da olmuş, neymiş bu darbe?”
Güldük:
“Hangi darbe oğlum, hangisini soruyorsun?”
Başladık saymaya:
“27 Mayıs darbesi mi, 12 Mart darbesi mi, 21 Şubat darbesi mi, 22 Şubat darbeleri mi, 12 Eylül darbesi mi? Ya da 28 Şubat post modern darbesi mi?”
Çocuk şaşkın bakıyor:
“Yaa oğlum biz ne darbeler gördük, yaşadık... Lafın kısası darbe, sivil yönetime, hükümete karşı, Meclis’e karşı yapılır, askerler yönetime el koyarlar.”
Üsteledi:
“Mısır’daki de böyle mi?
“Biraz Arap işi ama Arap’ın baharına uyar!”
Çocuk meraklı, belli ki yaşı biraz büyük olsa, Taksim’e çıkar, Gezi Parkı’ndaki etkinliklere karışırdı.
***
Oradan buradan konuşurken sordu:
“Hiç aklınızda darbelerden kalan bir anı var mı?”
“Bizi en çok etkileyen 27 Mayıs darbesidir, o zaman da, biz senin yaşındaydık, darbenin ne sebebini biliyorduk, ne de sonucunu...”
Israr edince o günleri, şöyle bir hatırayı anlattık:
“27 Mayıs, büyük şehirlerin darbesidir, Anadolu’da nasıl karşılandı bilmiyoruz. İstanbul Üniversitesi öğrencileri başlattı, sokağa döküldüler, Ankara ve İzmir’e de sıçradı.
İlk günün sloganı; ‘ordu, gençlik el ele’ idi. Siyaset de bulaşınca bu slogan değişti:
‘Ordu+CHP= İktidar!’
Ama tutmadı, olanlar CHP’ye oldu, halk darıldı, küstü, CHP’nin halkla barışması ancak Ecevit sayesinde oldu.
Toprak işleyenin su kullananın sloganını, darbeciler tutmuyordu, beğenmemişlerdi.
22 Şubat, 21 Mayıs, 12 Mart darbeleri kimi yarıda kalmış, kimi de eksik darbelerdi. Hele solcuların 12 Mart öncesi bekledikleri...
Her şafakta ölürlerdi, sonra başlarına hiç ummadıkları geldi.”
***
“Peki amca, sen ne yaptın?”
“Gazeteciliğe benzer bir iş yapmaya çalıştık.”
“İçimizden bazıları fırıl fırıl dönerek paraya pula kavuştular.”
“Nasıl yaptılar bunu?”
“Giden ağam, gelen paşam” diyerek!
Ayrılırken, kulağımıza fısıldadı:
“Her darbenin arkasında Amerika varmış!..”
Arkasından bakakaldık.
“Madem biliyorsun, niye bizi konuşturuyorsun kerata?”
Aziz Nesin ne demiş:
“Şimdiki çocuklar harika!” demiş, bu da onlardan...
————————————
DÜZELTME:
Birol Güven’den haber geldi.
80’ler devam edecek. 90’lar ayrı bir dizi...
Bir okur da hatamızı düzeltti: “Fehmi Bey” devlet memuru emeklisi değil, SSK emeklisiymiş.