'Der Spiegel'den çok önce...

Olaylar ve insanlar Almanların ünlü "Der Spiegel" dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Stefan Aust, 'Bali'de tatil yaparken işten çıkarılmış, görevden alan da derginin yüzde 50,5 hissesiyle en büyük ortağı, çalışanlar vakfı...Almanlar bu işi fazla önemsemişe benziyorlar, öyle ki görev teklif edilenlerden hepsi, "Biz fırlatma koltuğunda oturmayız" demişler.Bu nasıl bir koltuk?Savaş pilotlarının koltuğu, uçak yara alıp düşerken pilot bir düğmeye basıyor, koltuk fırlıyor, paraşüt açılıyor.Bugün Spiegel Genel Yayın Yönetmeni'nin başına gelenler, Türkiye'de çok sık olduğu için bizde pek yadırganmaz.* * *MESELA bir Genel Yayın Müdürü yurtdışından geliyor. Uçak piste iner inmez, hemen Yeşilköy muhabiri kendisini merdivende karşılıyor. Elinde bir zarf, içinde ne olduğunu bilmiyor, uzatıyor:"Abi hoş geldiniz, bu zarfı size gönderdiler!" Genel Yayın Müdürü zarfı açıyor:"Bugüne kadar gösterdiğiniz hizmetlere teşekkür eder..."* * *1980'Lİ yıllar. O tarihte Kurban ve Ramazan Bayramı'nda gazeteler çıkmıyor, Gazeteciler Cemiyeti'nin gazetesi çıkıyor.Mevsim yaz, hangi bayram hatırlamıyoruz. Öğle üzeri İstanbul'dan bir telefon, kulakları çınlasın bir meslektaş:"Sizin orada deprem oldu!"Hemen odadaki avizeye bakıyoruz, sallanmıyor. Arkadaş gülüyor, meğer bizim genel yayın müdürünün görevine son vermişler, İstanbul dışında olduğu için, tebligatı önce evine, sonra kardeşine yapmışlar. Bayramın ortası, İstanbul'a dönüşünü beklemeden...* * *ATAKÖY'de bir arkadaşın iki oğlunun sünnet düğününe davetliyiz, eğlencenin ortasında gazeteden bir görevli geliyor, arkadaşa bir zarf uzatıyor...Zarfın içinde ne var:Ne sanırsınız?Herhalde sünnet olan çocuklara hediye çeki ya da birer altın...Arkadaş zarfı açıyor:"Şimdiye kadar gösterdiğiniz hizmetlerden dolayı teşekkür..."* * *ANKARALI bir kadın meslektaşımız gazeteden çıkıp evine geliyor. Yorgun argın, üstelik kanser, ameliyat olmuş... İçeri giriyor, telefon çalıyor, arayan mahallenin muhtarı:"Size bir tebligat var!"Koşuyor, noterden gelen zarfı alıyor, açıyor, malum!* * *BUNLAR "olağan vakalar"!Teknolojiyle gelişen vakalar da var...Gazetelere giriş çıkışta turnikeler konuldu, çalışanlarda birer elektronik kart. Kartı turnikenin gözüne tutunca kapı açılıyor.Biri sabah geliyor, kartı turnikenin gözüne tutuyor, açılmıyor. Bir daha, bir daha, danışmaya sesleniyor:"Kart kapıyı açmıyor!"Biraz sonra danışmadan cevap geliyor:"Sizi işten çıkarmışlar, kartınız iptal!"* * *ŞİMDİ lütfen bizi sorguya çekmeyin, "Kimdir, kimlerdir?" diye.Gerekseydi biz yazardık. Ne ölenin arkasından konuşalım ne de o gün üzülenleri bir daha üzelim...Şimdi diyeceksiniz ki:"Doğru mu bunlar?"Bunca senelik yazarınıza ya inanırsınız ya inanmazsınız.Size kalmış... h.pulur@milliyet.com.tr İNSANIN haberi okuyunca "Yaya kaldın Tatar ağası" diyeceği geliyor, ama bunu Almancaya nasıl çevireceksin...