"Etik" üzerine iki örnek...

Ali Püsküllüoğlu "Türkçede yabancı sözcükler sözlüğü"nde "etik"in karşılığını şöyle yazar:"İyi, kötü, yarar gibi sorunları inceleyen, töresel bir davranış yasası geliştiren, ahlak ve onun ilkeleriyle uğraşan felsefe kolu, ahlakbilim, törebilim."* * *DÜNKÜ Milliyet'te okudunuz, Başbakan, Genel Yayın Yönetmenimiz Sedat Ergin'in, Devlet Bakanı Ali Babacan'a telefon açıp aile şirketindeki hisselerini satmasını söylediğini ileri sürmüş. Oysa Sedat Ergin'i telefonla arayan Ali Babacan, sorun Ali Babacan'ın şirketteki yüzde 45 oranındaki hissesi.* * *SEDAT Ergin, o gün de, bugün de aynı görüşte:"(Babacan)ın yüzde 45 oranında hisse sahibi olması, bana göre Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde, kendisini, kâr etmek amacıyla faaliyet gösteren bir kişi, yani tacir durumuna getirmektir.Hazine Bakanı'nın aynı zamanda tacir olması, doğru değildir, etik hiç değildir."* * *HEY gidi Türkiye, nereden nereye...1950 öncesi Meclis'te Ticaret Bakanı Atıf İnan için verilen gensoru görüşülürken, sözü geçen şirkette 10 binde 400 hissesi olan Milli Savunma Bakanı Münir Birsel, hiç ilgisi yokken, bu hisse yüzünden istifa etmişti, hem o zaman etik lafı da yoktur...Neyse Sedat Ergin'in uyarısının etkisi olacak ki, Ali Babacan şirketteki hisselerini devrediyor.Bu sayfa da böyle kapanıyor.* * *BİZ ise, başka bir sayfayı çevireceğiz...Geçen perşembe gününü cumaya bağlayan gece yarısı, "Kanal Türk" televizyonunda, Kürşat Başar'ın yemekli söyleşi programı vardı; konuklar hem yemek yiyorlar, hem de konuşuyorlar.Gazeteci Mete Akyol da konuklardan biri. Kürşat Başar'ın kendisini "Türk basınının duayenlerinden" diye takdim etmesinden pek hoşlanmışa benzemiyor, zira "Duayen bir tane olur, duayenler olmaz!" diyor.Peki o, tek duayen kim?Neyse, geçelim.***LAF Mete Akyol'un başarılarından açılıyor, ünlü gazeteci, meslek anılarından birini tatlı tatlı, ballandıra ballandıra anlatıyor...* * *AMERİKALI sinema oyuncusu Tony Curtis, Türkiye'de, Mete Akyol'la bir televizyon söyleşisi yapmak için anlaşıyorlar; her şey hazır, Tony Curtis, tam çekime geçilirken para istiyor, hem de yüklüce bir dolar... Mete Akyol teklifi kabul etmeyince, Tony Curtis söyleşiden vazgeçiyor.Mete Akyol da, "Ya öyle mi?" diyor, "Ben de senin yurtdışına gönderdiğin zarfların içinde neler olduğunu yazarım."Başta Kürşat Başar, herkes merakta:"Ne vardı o zarflarda?"Mete Akyol, kendisinden gayet emin:"Esrar vardı, esrar!" diyor.Ve bir sırrı daha açıklıyor, meğer Tony Curtis hem esrar içer, hem de uyuşturucuyla mücadele derneklerinde çalışırmış.Sonuç...Tony Curtis, Mete Akyol'un bu restinden kaçamıyor ve söyleşi yapmaya razı oluyor.* * *ŞİMDİ gelelim etik meselesine:"Mete Akyol'un bu yaptığı etik midir, değil midir?"Bize göre, hayır, yani etik değildir! h.pulur@milliyet.com.tr SON yıllarda bir "etik" lafıdır gidiyor. Fransızcadan dilimize giren bu kelimeyi, biz de zaman zaman kullandık, "etik"in karşılığı bize göre "ahlak" olmalı...