Fenerbahçe'ye yakışmayan...

Ya da yaptıklarının, yazdıklarının, söylediklerinin tartışmasını kendi kendine yapar, "Bu bana yakıştı mı?" diye sorar.Fenerbahçe yönetimi de bugün ister boy aynasının karşısına geçsin, ister yaptıklarına şöyle bir baksın, sonra "Bu bize yakışıyor mu?" desin.***BİR hafta önce Antalya'ya yenilen Fenerbahçe, bir hafta sonra kendi sahasında Sivas'la zor bela berabere kalıyor.Bu durumda ne yapılır?Trilyonluk takım bu hale nasıl geldi, diye araştırılır, gelecek için önlemler alınır, değil mi?***HAYIR, Fenerbahçe yönetimi ne yapıyor?"Esami listesi"ne itiraz ediyor, "Kural hatası yapılmış da itirazları kabul edilirse, maçı masa başında kazanacaklar!""Esami listesi" ne demek?İsimler listesi demek.Yani sahaya çıkacak ve kulübede oturacak futbolcuların listesi...Herhalde yüz yıl önce Türkiye'de futbol oynanmaya başladığında da "esami listesi" derlerdi...Neyse konumuz o değil!Kendi sahasında maç kazanamayan Fenerbahçe, kâğıt üzerinde, masa başında maç kazanacak...Yapılan itiraz da şu: İsim listesinde Sivaslıların değişiklik yapması...Çok mu önemli?Demek önemliymiş, önemli olan sahaya çıkıp maçı kazanmak değil, böyle ıvır zıvır itirazlarla uğraşmak.Peki Fenerbahçe o maçı kazansaydı, yine aynı itirazı yapacaklar mıydı?İşte Fenerbahçe'ye yakışmayan budur...Fenerbahçe'ye yakışan, maç kazanmaktır, itirazlarla oyalanmak değil...***FENERBAHÇE'nin unutulmaz kaptanı ve başkanı Zeki Rıza Sporel başkan iken, yöneticiler bir hakemin kararına itiraz ederler. İtiraz dilekçesini imzalaması için Zeki Rıza Bey'in önüne getirirler, imzalamaz:"Hakem Fenerbahçe'nin bir golünü saymamışsa, ikinci golü atarız, biz Fenerbahçe'yiz!"Bunu da yazan, Galatasaraylı Doğan Koloğlu'dur.***BİR başka örnek...O günkü Futbol Federasyonu, hakemlere kesin talimat verir:"Lisanslarını getirmeyen takımlar kesinlikle sahaya çıkamazlar."O gün, Fenerbahçe stadında Galatasaray maçı vardır.Fakat Galatasaraylılar lisanslarını Beyoğlu'ndaki kulüp binasında unutmuşlardır, hakem de "Federasyonun emri var!" diye maçı oynatmamaya kararlıdır. O zaman köprü filan yok, biri gidecek karşıdan lisansları alıp gelecek; hakem ısrarlı, "Fazla bekleyemem!" der.Tribünde, Futbol Federasyonu'nda görevli, Galatasaray'ın eski kalecisi ve ileride başkanı olacak Ulvi Yenal da vardır.Ulvi Yenal, hakem ve takım kaptanlarıyla toplantı yapar, Fenerbahçe kaptanı "Büyük Fikret" itiraz etse, "Lisanslar olmadan maça başlanamaz!" dese, hakem kural gereği bir süre bekleyecek ve sonra Fenerbahçe'yi hükmen galip ilan edecektir.Hayır, "Büyük" Fikret Arıcan itiraz etmez:"Galatasaray takımının bütün oyuncuları bizim tanıdığımız, arkadaşlarımızdır. Biz de karşıya, Taksim sahasına giderken lisansları unutabiliriz... Hiçbir itirazımız yok, lisanlar nasıl olsa gelir, maça başlayalım."***EVET, bugün yapılanlar Fenerbahçe'ye yakışmıyor, Fenerbahçe böyle bir mirasın sahibi olmalıdır, bu maziye yakışır olmalıdır, bir taraftarın elindeki pankarta değil...O pankartta şöyle yazıyordu:"Üzerinizdeki Gaffur'un pijaması değil, Fenerbahçe formasıdır."Başka diyecek laf kaldı mı? h.pulur@milliyet.com.tr HANİ insan bazen aynanın karşısına geçer, "Bu bana yakıştı mı?" diye bakar.