‘Gauck, Gauckluk etti, gitti!..’

Haberler ufak ufak sızmaya başladı.
Her ne kadar işin temeli siyasi olmasa da insani olarak değerlendirilebilir. Öcalan’ın kız kardeşi yaşlı kadın, ağabeyini ziyaret etmiş, zaten ayakları ağrıyor, bunun çaresine bakılmalı, kadıncağız da “ev hapsine alsalar iyi olur” diyor!
***
Sadece bu mu?
İmralı ile Kandil arasında bir hat çekilse fena mı olur?
Nasıl hat?
Telefon hattı olur, yol hattı da olur.
Fena mı olur?
Hiç fena olur mu?
***
Yakında “müzakereler” başlayacak, tedbir almak gerek.
***
Diyarbakır’da bir ev dayalı düşeli, ev dedik de köşk gibi bir şey.
Gece yatısına müsait!
***
Nereden çıktı bunlar diyorsanız?
Biz çıkarmadık, laf ortada dolaşıyor.
Görüşmelerin gereği bu!
Ama rahat veren yok ki!
Tam bu işler yürürken “demokratik bir yola” gidiliyor, herkes kendi işini yapacak, kendi derdini söyleyecek...
Derken Almanya’dan bir adam geliyor, eski papazmış, şimdi cumhurbaşkanı:
“Bu yaptıklarınız demokrasiye, insan haklarına aykırı!” diyor.
Kime ne yapmışız?
***
Birileri yakıyorlarmış, yıkıyorlarmış, yol kesiyorlarmış, dağa adam kaldırıyor, askere kurşun sıkıyorlarmış, çavuşları bile kaçırıyorlarmış.
***
Hele hele bu eşkıyaya karşı jandarma karakolu yapın daha çatıyı kapatmadan çatıyı başımıza geçirirler.
Dedik ya adam Almanya’dan gelmiş, cumhurbaşkanı! Sevgilisi de yanında...
Şöyle bir durum analizi yapıyor, demokrasi ve insan hakları çok fena diyor hani neredeyse Nazi Partisi kuracaksınız diyecek, başımıza da Hitler’i getirmekten suçluyuz.
“Fakat son zamanlarda birçok kişinin demokrasiye tehdit oluşturduğu şeklinde algıladığı bir yönetim üslubundan ötürü hayal kırıklığı, burukluk ve öfke ifade eden sesler de duyuyoruz; örneğin insanların nasıl bir yaşam tarzını benimsemeleri gerektiğine ilişkin bir müdahale söz konusu olduğunda; hayatları üzerinde daha güçlü bir gizli servis kontrolü amaçlandığında; sokak protestoları zor kullanılarak bastırıldığında ve hatta bu yüzden insanlar canından olduğunda. İtiraf ediyorum: Bu gelişme beni korkutuyor. Özellikle de fikir ve basın özgürlüğü kısıtlandığı için. İnternet ve sosyal iletişim ağlarına erişimin kısıtlandığını; eleştirel bakış açısına sahip gazetecilerin işten çıkartıldığını, hatta yargılandığını; gazetelere yayın yasağının getirildiğini ve yayıncıların hukuki baskı altına alındıkları zamanı yaşıyoruz.”
Adama “dur bakalım ne yapıyorsun?” demek mümkün de, Avrupalının bedeli var.
Ödetiyorlar...
Neyse adama ağzının payını veriyorlar.
Haberin başlığı:
“Gauck Gauckluk etti, gitti!”
Ağzının payını vermişler ya!
Şakanın böylesine gelmeyiz!