Halat ve siyaset

Gazetelerde okumuşsunuzdur, eğer okumadıysanız, atlamışsanız, kusura bakmayın, size de yazıklar olsun!
Eğer kendinizi Bülent Arınç-Melih Gökçek şamatasına kaptırıp bu haberi atlamışsanız yazıklar olsun.
Onlarınki kayıkçı kavgası...
Bir süre atışıp durular, sonra yenisi gelince unuturlar.
Bir deterjan ilanı vardı, gelecek çamaşıra kadar diyordu.
Bunlarınki de böyle, gelecek şamataya kadar...
Oysa ömür boyu hatırlanacak, unutulmayacak bir haber vardı.
Türkiye’de çalışan bir Japon teknisyen.
Özellikle köprü halatları uzmanı!
Halatın kopuşundan kendisini sorumlu tutuyor ve intihar ediyor.
***
Böyle bir haber daha önce okudunuz mu? Biz okumadık.
Kafayı çekip minibüsüne 25 kişi dolduran şoför bile başka suçlu arar. Oysa bu Japon suçlu benim diyor.
Böylesini hiç duydunuz mu, işittiniz mi?
Daha da önemlisi var, intihardan sonra “Ben suçluyum” diye mektup yazan Japon toprağa verildikten sonra ortaya ne çıkıyor biliyor musunuz?
Söylenti doğruysa kazaya neden olan Japon değilmiş.
Ya neymiş?
O halatlar Türkiye’de yapılıyormuş, arıza bundan geliyormuş.
Bu haber doğruysa, söylenti değilse derhal soruşturmaya başlanmalı.
Japon dürüst olmanın ödülünü kazanmalıdır, bizden söylemesi.
Ha yok beni böyle haberler, böyle insanlık ilgilendirmez diyorsanız dönün siyasi haberlere.
Bülent Arınç ne demiş, Melih Gökçek ne karşılık vermiş, Başbakan’ın tutumu neymiş, bu haberlere önem verin!!!
***
Bütün mesele Sayın Cumhurbaşkanı’nın uyum sağlaması.
Neye uyum sağlayacak?
Cumhurbaşkanlığına!
Oysa Sayın Cumhurbaşkanı kendi kendisine uyum sağlar, sağdan soldan uyarı mı alacak?
***
Ortada bir Başbakan var, Davutoğlu.
O da sıfatına uygun bir şeyler göstermeye çalışıyor.
Erdoğan bunun da farkında.
Zaten Davutoğlu kendisini Başbakan sanıyor. Haklı ama nereye kadar?
Nedir o Dolmabahçe’deki son Padişah Vahdettin’in köşkünde yapılan toplantı?
Adeta Ak Parti-HDP koalisyonu gibi, anlaşılan Abdullah Öcalan’la yapılacak görüşmelerle, seçilecek heyet konusunda da Cumhurbaşkanı’nın haberi yok.
Her ne kadar Bülent Arınç “Vallahi vardı, billahi vardı, tallahi vardı” diye yemin etse bile Sayın Erdoğan tatmin olmuşa benzemiyor.
Kim bunlar, bu heyete seçilecek olanlar?
Daha önce Sayın Erdoğan’ın başbakanlığında seçilmiş olan “Heyet-i Nasiha’dan...”
***
Kürtlerle sorunlar çözülürken bir de hükümette çözüm sorunu başladı.
Bizde çözüm bitmez, nasıl olsa çözecek değiliz ya...
***
Yok, mu bunun çaresi?
Olmaz olur mu?
Herkes Cumhurbaşkanı’na uyum sağlarsa...
Ne yani Sayın Cumhurbaşkanımız mı kendisini başkalarına adapte edecek?