Hangisini sayacağız?

HER olay karşısında, tabii kamuoyu önem verirse, eskilerin ‘’dâhiyane’’ dediği görüşler ortaya saçılır.
Çok da iyi olur...
Sıradan değil, kendilerine ‘’toplum mühendisliği’’ ya da ‘’kanaat önderleri’’ gibi unvan ve sıfatları yakıştırmış olanların önemli çözüm önerileri anlaşılmış olur.
* * *
BİLİYORSUNUZ, ‘’barış meleği’’ bir İtalyan kadını, sapığın biri aracına aldı, sonra götürüp tecavüz etti ve öldürdü.
Kim suçlu?
Bir görüş: Bu yabancı kadınları uyarmak gerekir...
* * *
ELBETTE böyle bir olay, bu vahşet Türkiye’de olmamalıydı, ama dünyanın her yerinde böyle sapıklar var, bizde de çıkıyor, onun için, sanki dünyada ilk defa olmuş gibi değerlendirmek doğru değil. Üzülelim, sapık cezalandırılsın, ama benzeri yokmuş gibi genelleme yaparak ölçüsüz tepkiler göstermeyelim...
* * *
ÖNERİ sahipleri diyor ki, bu yabancı kadınları girerken uyarmak gerek.
Yani sınır kapısında, başlarına bir hal geleceğinden kuşkulandığınız kadınlara ‘’Ey madam, ey sinyora, ey frolayn, dikkat edin, burası tekin bir memleket değildir, başınıza bir hal gelebilir...’’ diyelim.
Böyle bir uyarı yapılabilir mi?
O kadıncağızlar da bize sorsalar, ‘’Mesela?’’ deseler, o zaman ne yapacağız?
Hangisini sayacağız?
* * *
YİRMİ yıl kadar önce Ankara yakınlarında buna benzer bir olay olmuş, turiste tecavüz eden ve öldüren iki kişi bir haftada idam edilmişlerdi, ya da idama mahkûm olmuşlardı.
Sonra ne oldu? İşte bugüne geldik!
Cezanın bir özelliği de ibret değil midir?
Şairin dediği gibi, ‘’İbret alınsaydı, hiç tekrarlanır mıydı?’’
Demek idam bile etmek yetmiyor.
* * *
SONRA kimse kusura bakmasın ama, bu gibi olaylarda tecavüz olmasa dahi sabıka hanemiz hayli yüklüdür.
Kahramanmaraş’ta din ağırlıklı katliamı unuttuk mu?
Sivas’ta otele doldurup yaktığımız kırka yakın insan?
Trabzon’da öldürülen papaz?
Malatya’da misyoner katliamı?
Ermeni gazeteci Hrant Dink’in katili?..
Bunları mı sıralayacağız?
* * *
BİR ülkede ‘’Ben karımı döverim!’’ diyen erkekler ‘’erkek’’ sayıldıkça, ‘’Hak etmişsem, kocam beni döver’’ diyen kadınlar da ‘’kadın’’ sayılıyorsa...
Sınır kapısında durup eli ayağı düzgün kadınlara ‘’Aman dikkat edin, burası tekin değildir!’’ demekle bu iş halledilir mi?
* * *
SINIR kapısında böyle uyaranın da ‘’Türklüğü aşağılıyor’’ diye 301. maddeden yakasına yapışmazlar mı?
Yeni ‘’tapumuz’’un markası ‘’301’’ elden ele dolaşıyor, dava açma yetkisi cumhurbaşkanına verilecek, ‘’Olmaz!’’ diyorlar, ‘’Adalet bakanına verin!’’
Siz, Nasreddin Hoca’nın ‘’İpe un sermek’’ hikâyesini bilir misiniz?
Bulup okuyun.